Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1953 E. 2015/850 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fer'i müdahale↗ külli halefiyet↗ güven kurumu↗ halefiyet↗ tahkikat↗ ihbar olunan↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ havale↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı bankanın..... Şubesi'ne, .....'de 23.11.1999 tarihinde yıllık %25 faizli, 35 gün vadeli, 29.12.1999 vade sonlu, 104.944 USD tutarında vadeli döviz tevdiat hesabı açılmak üzere hesap açma talimatı verildiği, 23.11.1999 tarihinde 104.944 USD havale tutarının .... Off ....'in daval...nezdindeki 1464 numaralı hesaplarına alacak geçtiği, davacı tarafından yapılan havale
işlemi ve açılan Off Shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de davalı banka tarafından....ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan.... ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 104.944 USD'nin 24.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince USD döviz faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Banka ve ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Temyiz isteminde bulunan ... davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. Ayrıca HMK'nın 66. maddesi gereğince tahkikatın sona ermesine kadar fer'i müdahale talebinde bulunmayan ...'nin fer'i müdahil sıfatı da bulunmamaktadır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ....’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1562 E. 2017/807 K.
Ortak:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Off ....'in daval...nezdindeki 1464 numaralı hesaplarına alacak geçtiği, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan Off Shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de davalı banka tarafından....ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan.... ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edemem …
Şubesi'ne, .....'de 23.11.1999 tarihinde yıllık %25 faizli, 35 gün vadeli, 29.12.1999 «vade» sonlu, 104.944 USD tutarında vadeli döviz tevdiat hesabı açılmak üzere hesap açma talimatı verildiği, 23.11.1999 tarihinde 104.944 USD «havale» tutarının ....
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Ltd'den tahsili imkanının bulunmadığı ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore bankasına yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 352 TL «asıl alacak», 1.884,97 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 2.236,97 TL'nin, 352 TL'lik asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan off shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaLtd'den tahsili imkanının bulunmadığı ve uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore bankasına yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 352 TL «asıl alacak», 1.884,97 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 2.236,97 TL'nin, 352 TL'lik asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince «avans faizi» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Fer'i müdahil ... vekilinin 06/07/2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Off ....'in daval...nezdindeki 1464 numaralı hesaplarına alacak geçtiği, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan Off Shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de davalı banka tarafından....ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan.... ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edemem …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Şti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9795 E. 2014/99 K.
Ortak:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · tahkikat · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · ihbar · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı davalı Banka ve «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
A.Ş(sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12403 E. 2014/19787 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kabulü 5.037,00 TL alacağın 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13668 E. 2014/2945 K.
Ortak:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… arihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Off ....'in daval...nezdindeki 1464 numaralı hesaplarına alacak geçtiği, davacı tarafından yapılan «havale» işlemi ve açılan Off Shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de davalı banka tarafından....ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan.... ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edemem …
Benzer bu karardaA.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Şti'ye gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1953 E. , 2015/850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2012 tarih ve 2011/440-2012/267 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka ve ihbar olunan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/01/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...davalı... vekili Av.... ve ... Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 104.944 USD cinsinden döviz mevduatının....'nin.... Şubesi'nde değerlendirilmekte iken banka yetkililerince daha yüksek faiz verilen özel bir hesap çeşidi olduğundan bahisle off shore hesap türüne yönlendirildiğini, müvekkiline verilen hesap cüzdanında ...... şerhi ve banka yetkililerinin müşterek imzasının yer aldığını, davalı bankanın likidite sıkıntısı içine düşmesi ve bankanın Bankalar Kanunu'na aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle banka yönetimine ... tarafından 21.12.1999 tarihinde el konulduğunu, daha sonra önce....ile daha sonra da ....(....) ile birleştirildiğini, davalı bankanın güveni kötüye kullanarak ve iki banka arasındaki organik ve fiili ilişki yanında isim benzerliğini de kullanarak aldatıcı ve yanıltıcı çabası sonucu müvekkilinin mevduatının off shore banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürerek müvekkili tarafından davalı bankanın ....
Şubesi'ne yatırılan ve hesap cüzdanında yazılı 24.11.1999 vade başlangıç tarihi itibarıyla 104.934 USD miktarına ulaşan paranın davalı bankadan hükmen tahsiline, alacağa paranın bankaya yattığı 24.11.1999 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yıllık %25 net faiz uygulanmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde vade sonuna kadar %25 net akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar da 3095 Sayılı Kanunun 2/son fıkrası hükmü gözönünde tutularak aynı Kanunun 4/a. maddesi gereğince faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işbu davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olan kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkili banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili bankanın... nezdindeki mevduatları için herhangi bir garantisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı bankanın..... Şubesi'ne, .....'de 23.11.1999 tarihinde yıllık %25 faizli, 35 gün vadeli, 29.12.1999 vade sonlu, 104.944 USD tutarında vadeli döviz tevdiat hesabı açılmak üzere hesap açma talimatı verildiği, 23.11.1999 tarihinde 104.944 USD havale tutarının .... Off ....'in daval...nezdindeki 1464 numaralı hesaplarına alacak geçtiği, davacı tarafından yapılan havale
işlemi ve açılan Off Shore hesabının bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imza ile açılmış ise de davalı banka tarafından....ye gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan.... ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore'a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 104.944 USD'nin 24.11.1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince USD döviz faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Banka ve ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Temyiz isteminde bulunan ... davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. Ayrıca HMK'nın 66. maddesi gereğince tahkikatın sona ermesine kadar fer'i müdahale talebinde bulunmayan ...'nin fer'i müdahil sıfatı da bulunmamaktadır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ....’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise .....ile devren birleştirildiği, yine ... ile ..... (sonraki unvanı ..) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen...’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı.... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 2.841 TL tutarındaki peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesi ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 22/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167926100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz