Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3897 E. 2015/1772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ kayıt kabul davası↗ erken açılan dava↗ iflas idaresi↗ halefiyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ tebligat↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alacağın Off Shore Bank Ltd. talep edilmesi gerektiği, davacının öncelikle ... ...’ye başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulanamayacağı gerekçesiyle davalı ... ... hakkındaki davanın atiye terki nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki erken açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalılar ... ile ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin10.09.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ... vekili, Müflis ... İflas İdaresi Memurları vekili, ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ......’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümer... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...... (sonraki unvanı ... Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen ......’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilen davalı ...'in ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği Dairemize intikal eden dosyalardan anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, iflas idaresi memurlarına tebligat yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ... İflas İdaresi vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, Müflis ... İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9323 E. 2016/5053 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… lep edilmesi gerektiği, davacının öncelikle ... ...’ye başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulanamayacağı gerekçesiyle davalı ... ... hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «erken açılan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalılar ... ile ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin10.09.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur …
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hinde TMSF’ne devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise, .... ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile .... (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ulü ile, 10.000,00 TL'nin 30/12/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ...., ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ...hakkındaki davanın reddine, ... ve TMSF hakkında daha önceden verilen red kararları temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hük …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18102 E. 2014/5883 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · terkin · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… lep edilmesi gerektiği, davacının öncelikle ... ...’ye başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulanamayacağı gerekçesiyle davalı ... ... hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki «erken açılan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalılar ... ile ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin10.09.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur …
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, «vade» sonuna kadar «akdi faiz» hesap edilip, vade sonundan itibaren ise «avans faizine» hükmedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · vade tarihi · akdi faiz · ticari dava niteliği · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · temerrüt
Benzer bu karardaO halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
Mahkemece, «vade» sonuna kadar «akdi faiz» hesap edilip, vade sonundan itibaren ise «avans faizine» hükmedilmiştir.
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3740 E. 2014/10981 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · iflas · avans faizi
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği Dairemize intikal eden dosyalardan anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, «iflas idaresi» memurlarına «tebligat» yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece bu davalı yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması için kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İ..'den 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen Y..
Kararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve davalı A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı TMSF tarafından «borcu üstlenilen» banka 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş davalı TMSF vekilinin buna yönelik temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3897 E. , 2015/1772 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2013 tarih ve 2013/335-2013/760 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ... vekili müflis ... İflas İdaresi Memurları vekili, ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... ... vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.11.1999 tarihinde davalı ...bank’ta hesap açtırdığını, banka personelinin yönlendirmesiyle paranın off shore hesabına aktarılmasına izin verdiğini, ancak ...’ın 22.12.1999 tarihinde ...’ye devredildiğini ve parasını geri alamadığını, off shore direktörü şahısların da sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 24.995,57 TL’nin %92 faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, davalılardan ... ... adresine ulaşılamadığından bu davalı hakkındaki davayı atiye bırakmıştır.
Mahkemece, alacağın Off Shore Bank Ltd. talep edilmesi gerektiği, davacının öncelikle ... ...’ye başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulanamayacağı gerekçesiyle davalı ... ... hakkındaki davanın atiye terki nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki erken açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalılar ... ile ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin10.09.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 20.044,35 TL'nin 03/02/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ... ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...
hakkındaki davanın reddine, ... ve ... . hakkında verilen kararlar Yargıtayca onandığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ... vekili, Müflis ... İflas İdaresi Memurları vekili, ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ......’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümer... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...... (sonraki unvanı ... Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen ......’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı Müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilen davalı ...'in ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği ve bu kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği Dairemize intikal eden dosyalardan anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, anılan davalı hakkında açılan davanın, iflas idaresi memurlarına tebligat yapılarak davada taraf teşkilinin sağlanması ve davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam olunarak hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Müflis ...
İflas İdaresi vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, Müflis ... İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... ve fer’i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... ve fer’i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı ... ... ve fer’i müdahil ... yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı Müflis ... İflas İdaresi yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre, Müflis ... İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...
... ve ...'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167875100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz