Ticari avans faizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/576 E. 2015/1574 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasında hasarın teminat dışı kalan hallerden biri sonucu oluştuğunu ortaya koyan hiçbir teknik bilgi ve tespit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.668,80 TL'nin 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigortalı emtiada meydana gelen hasarın sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davalı, poliçede sigortalı olarak dava dışı ....'nun gösterildiğini, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını savunmuş, davacı ise kira akdi ile zilyedliğini aldığı makinenin bilahare mülkiyetinin de kendisine devredildiğini ileri sürerek dava ehliyetine sahip olduğunu iddia etmiş olup dosyaya sigortalı makinenin mülkiyetinin devredildiğine ilişkin bir belge ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan poliçenin suret olduğu, poliçede sigortalı olarak ....'nun gösterildiği, davacının ise sigorta ettiren olduğu anlaşılmaktadır. Poliçenin tanzim edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1446/2. maddesinde sigorta ettirenin sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu belirtilmiştir.
O halde, mahkemece davacının sigorta poliçesini elinde bulundurup bulundurmadığı, sigortalı emtianın davacıya devredilip devredilmediği veya sigortalının sigorta bedelinin davacıya ödenmesi yönünde muvafakati olup olmadığı hususları üzerinde durularak, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4270 E. 2013/20159 K.
Ortak:sigorta ettiren · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece davacının «sigorta poliçesini» elinde bulundurup bulundurmadığı, sigortalı emtianın davacıya devredilip devredilmediği veya sigortalının sigorta bedelinin davacıya ödenmesi yönünde «muvafakati» olup olmadığı hususları üzerinde durularak, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı g …
Poliçenin tanzim edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1446/2. maddesinde «sigorta ettirenin» sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasında «hasarın» «teminat» dışı kalan hallerden biri sonucu oluştuğunu ortaya koyan hiçbir teknik bilgi ve tespit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.668,80 TL'nin 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek «ticari (avans) faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece davacının «sigorta poliçesini» elinde bulundurup bulundurmadığı veya sigortalının «muvafakati» olup olmadığı hususu üzerinde durularak, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda yetersiz bilirkişi raporuna itibar ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının zaman aşımı defi konusunda da olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalının düzenlediği poliçede sigorta sahibi Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O, «sigorta ettiren» ise ... olarak gösterilmiş olup, poliçenin tanzim edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1446/2. maddesinde sigorta ettirenin sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyası kapsamında gerçekleşen «rizikonun» poliçe kapsamında olduğu, dava konusu iş makinesinde meydana gelen «hasar» karşılığında davalının ödemesi gereken tazminat miktarının 7.870,75 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyası kapsamında gerçekleşen «rizikonun» poliçe kapsamında olduğu, dava konusu iş makinesinde meydana gelen «hasar» karşılığında davalının ödemesi gereken tazminat miktarının 7.870,75 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
O halde, mahkemece davacının «sigorta poliçesini» elinde bulundurup bulundurmadığı veya sigortalının «muvafakati» olup olmadığı hususu üzerinde durularak, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda yetersiz bilirkişi raporuna itibar ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalının zaman aşımı defi konusunda da olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7958 E. 2012/6375 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile davacının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerinin «hamili» ve zilyedi olduğu benimsenmek suretiyle 500.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/576 E. , 2015/1574 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2012/392-2014/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı emtianın arızası nedeniyle parça değişiminin yapıldığını, "hasarın teminat dışı" olduğu gerekçesiyle hasar taleplerinin reddedildiğini, ancak hasarın voltaj dalgalanmasından meydana gelmiş olmasının muhtemel olduğu yönünde hasar tespit raporunun düzenlendiğini, poliçede elektriksel sebeplere bağlı hasarların teminat altına alındığı gerekçesiyle 9.632,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçede sigortalı olarak ....'nin gösterildiğini, hasarlandığı iddia olunan lazerin teminat kapsamında kalmadığını, elektriksel sebeplerin ancak voltaj düzenleyicisinin bulunması halinde teminata dahil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasında hasarın teminat dışı kalan hallerden biri sonucu oluştuğunu ortaya koyan hiçbir teknik bilgi ve tespit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.668,80 TL'nin 13.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigortalı emtiada meydana gelen hasarın sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davalı, poliçede sigortalı olarak dava dışı ....'nun gösterildiğini, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını savunmuş, davacı ise kira akdi ile zilyedliğini aldığı makinenin bilahare mülkiyetinin de kendisine devredildiğini ileri sürerek dava ehliyetine sahip olduğunu iddia etmiş olup dosyaya sigortalı makinenin mülkiyetinin devredildiğine ilişkin bir belge ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan poliçenin suret olduğu, poliçede sigortalı olarak ....'nun gösterildiği, davacının ise sigorta ettiren olduğu anlaşılmaktadır. Poliçenin tanzim edildiği tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1446/2.
maddesinde sigorta ettirenin sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu belirtilmiştir.
O halde, mahkemece davacının sigorta poliçesini elinde bulundurup bulundurmadığı, sigortalı emtianın davacıya devredilip devredilmediği veya sigortalının sigorta bedelinin davacıya ödenmesi yönünde muvafakati olup olmadığı hususları üzerinde durularak, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar vermek gerekirken, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167658900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz