Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11773 E. 2015/440 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/17742 E,2014/6915 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12432 E. 2018/6735 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas mahsup defi · takas-mahsup · takas · olumsuz oy · mahsup · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalının «takas- mahsup defii» hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin, 22.06.2016 tarihli 2 …
Yargılama sırasında davalı vekili tarafından «takas- mahsup defii» ileri sürülerek bilirkişilerce fazla ödendiği ifade edilen alacağın, davacının diğer alacaklarından mahsup edilmesi gerektiği savunmasında bulunulmuştur.
2-Dava, şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi de olan davacının hizmet akdine dayalı çalışmalarının karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1836 E. 2024/3162 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 24.01.2011 tarih, 2009/6915 E. ve 2011/499 K. sayılı kararıyla; «kredinin sigorta» ettirilmesine ilişkin dosyadaki yabancı dilde düzenlenmiş belgelerin tercümesi yaptırılıp, ilamda açıklanan hususlar da dikkate alınarak, yeniden uzman bilirkişi k …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredinin usulsüz kullandırıldığı ve yeterli «teminat» alınmadığı iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Kararı Dairemizin 19.12.2023 tarihli 2023/972 E., 2023/7464 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5810 E. 2023/6915 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:münfesih şirket · ticaret sicilinden resen terkin · tüzel kişiliğin ihyası · istinaf sebebi · münfesihlik · resen terkin · ihya davası · hukuki menfaat
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
A.Ş'nin dava ve taraf «ehliyeti» bulunmadığını, şirketin usul ve yasaya uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilerek «terkin» işleminin gerçekleştiğini, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «münfesih» ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5768 E. 2020/2704 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… nıftaki "Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar)" emtiası üzerindeki tescil başvurusunun davacının tanınmış "KOMİLİ" ibareli markalarının «ayırt ediciliğini» zedeleyebileceği, davalının önceki markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 26.09.2018 tarih 2018/2721 esas 2018/5723 karar sayılı ilamı ile onanmış ise de; başvuru konusu işaretin kapsamında bulunan ürünlerin davacı markalarında yer almadığı, davacının «iltibas» vakasına dayanarak davalının başvurusunu engelleme olanağının olmadığı gibi davalının davacıya ait zeytinyağı ve benzeri emtiada tanınmış markaların itibarından ha …
… ve markanın ayırt edici gücünden haksız yarar sağlanacağı, ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, markanın kaynağı konusunda karışıklık oluşabileceği; davalının «kazanılmış hak» iddiasını dayandırdığı önceki tarihli markalarının taraflar arasında çekişme konusu olması ve önceki tescilin koruma kapsamının genişletilmemesi koşulunun somut ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1293 E. 2024/3188 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/8690 E. 2005/5073 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · ticari itibar · teamül · savunma hakkı · dürüstlük kuralı · vade · kâr dağıtımı · taşıyan
Benzer bu karardaİlanlarda "...Piyasada; ticari örf ve adet kurallarına aykırı olarak ismimizi kullanan,şubemiz veya ortağımız olduğunu iddia eden, kısa «vadede» «ticari itibar» ve kazanç sağlamaya çalışan yapay firmalar bulunmaktadır..."ifadelerine de yer verilmiştir.Bu «ilanlar»,davacı şirketin mağazaları önünde «dağıtılmakla»,davacı şirket kastedilmiş olmakta olup,davalılar vekili,davacının davalılar grubundan olmadığı yönünde toplumun uyarılmasının amaçlandığını,«kötüleme» niyetlerinin bulunmadığını,daha önce davacının ilanlar vererek,kendisini davalılar grubunda olduğu intibahını topluma verdiği için buna gerek duyduklarını esasen savunmuştur.Mahkemece,ilanların davacı şirketi inciten, yanıltan, gerçeğe aykırı olan, kötüleme iradesi «taşıyan» ifadeler içermediği sonucuna varılmış ve dava reddedilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalıların gazete ve el ilanlarında, davacı şirketi incitici, yanıltıcı, gerçeğe aykırı olan ve «kötüleme» iradesi «taşıyan» ibareler bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sayılı ilamında "TTK'nun 57/b.1 ve b.3'te yazılı eylemlerin "«dürüstlük kuralına»" aykırı bir «haksız rekabet» durumu oluşturduğu, davalının kullandığı «ilan» ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olması ve "«teamülün» kabul ettiği toleransı" aşması halinde haksız rekabet halinden bahsedilebileceği" açıklanmıştır.
1982 Anayasası'nın "hak arama hürriyeti" başlıklı 36 ncı maddesinde "herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve «savunma hakkına» sahiptir" hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 20.4.1994 tarih ve 1993/11-965 E 1994/252 K.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11773 E. , 2015/440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 gün ve 2006/128-2012/223 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/04/2014 gün ve 2012/17742-2014/6915 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında müvekkiline ait tutamaklı şişe taşıyıcısına ilişkin faydalı model belgesine konu buluşun hükümsüz kılınması için dava açıldığını, bu davada davacı istemi üzerine müvekkiline ait faydalı model belgesine konu buluşun üretiminin ve lisans yolu ile başkasına kullandırılmasının önlenmesi için tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 69.722,88 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/17742 E,2014/6915 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 16/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167495900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz