Tbk 182/3
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14649 E. 2015/1315 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 182/3↗ sulh sözleşmesi↗ sulh protokolü↗ bozma sonrası karar↗ vekalet ücreti takdiri↗ cezai şart↗ reeskont faizi↗ tbk 99↗ marka hakkına tecavüz↗ protokol↗ sulh↗ taşıyan↗ tacir↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının iltibas oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, sulh sözleşmesinin geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen cezai şartı talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/son. maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2
ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınarak ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar ile davalılardan ... arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ....'a ait marka ve logolarla iltibas teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu taşıyan hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD cezai şart ödenmesi öngörülmüştür.
Mahkemece, davacıların cezai şartı talep hakkı doğduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/son. maddesi uyarınca aşırı görülen cezai şart indirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 182/son. maddesi "Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" hükmünü haiz ise de, 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesine uyarınca bu hükmün ticari işlerde uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tarafların tacir olduğu ve davalının aşırı olduğu gerekçesiyle sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, bozma sonrası verilen ikinci karar ile de marka hakkına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tbk 179/2 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9057 E. 2016/8492 K.
Ortak:sulh sözleşmesi · bozma sonrası karar · vekalet ücreti takdiri · cezai şart · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · sulh · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, «bozma sonrası» verilen ikinci karar ile de «marka hakkına tecavüz» nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
2-Davacılar ile davalılardan ... arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ....'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesi öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluşturmayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itiba …
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, «bozma sonrası» verilen ikinci karar ile de «marka hakkına tecavüz» nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
A.Ş. arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ...'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesi öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun ifası
Benzer bu kararda… minin sınırlı olarak men'i olarak anlaşılacak olmasına; sözleşmede aksi kararlaştırıldığından 6098 sayılı TBK'nın 179/1. maddesi uyarınca sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» ile birlikte «borcun ifasının» da istenebilecek olmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1366 E. 2022/716 K.
Ortak:cezai şart · sulh · taşıyan · tacir · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
2-Davacılar ile davalılardan ... arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ....'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesi öngörülmüştür.
Mahkemece, davacıların «cezai şartı» talep hakkı doğduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca aşırı görülen cezai şart indirilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolünde; davalının Adidas'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretini yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlendiği, bu hükme aykırı davranılması halinde Adidas'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesinin öngörüldüğü, 6098 sayılı TBK'nın 182/«son». maddesinde hâkimin, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği hükmü haiz ise de, 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca bu hükmün ticari işlerde uygulanmasının mümkün olmadığı, tarafların «tacir» olduğu, davalının aşırı olduğundan bahisle sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle 250.000 USD cezai şartın 20.12.2004 tarihinden itiba …
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve «cezai şart» aşırı bulunarak taktiri indirim yapılan 05.06.2014 tarihli mahkeme kararının, tarafların «tacir» olması nedeniyle davalının sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle Dairemiz 27.10.2016 tarihli ilamı ile bozulmuş olmasına ve bu hususun «usulü kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve «cezai şart» aşırı bulunarak taktiri indirim yapılan 05.06.2014 tarihli mahkeme kararının, tarafların «tacir» olması nedeniyle davalının sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle Dairemiz 27.10.2016 tarihli ilamı ile bozulmuş olmasına ve bu hususun «usulü kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/570 E. 2018/8109 K.
Ortak:cezai şart · reeskont faizi · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
2-Davacılar ile davalılardan ... arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ....'a ait marka ve logolarla «iltibas» teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu «taşıyan» hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD «cezai şart» ödenmesi öngörülmüştür.
Mahkemece, davacıların «cezai şartı» talep hakkı doğduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca aşırı görülen cezai şart indirilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen 084904, 084905, 084929 nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının 16816 nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD «cezai şartın» 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ...
A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12043 E. 2018/5268 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3621 E. 2021/1987 K.
Ortak:cezai şart · tacir · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının «iltibas» oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» gerçekleştiği, «sulh sözleşmesinin» geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen «cezai şartı» talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2 ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL «maddi tazminat» ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıların «cezai şartı» talep hakkı doğduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/«son». maddesi uyarınca aşırı görülen cezai şart indirilmiştir.
Bu itibarla, tarafların «tacir» olduğu ve davalının aşırı olduğu gerekçesiyle sözleşmedeki «cezai şartın» indirilmesini isteyemeyeceği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDavalının «tacir» olmadığı da nazara alındığında hakimin TBK'nın 182/«son» maddesi uyarınca yapacağı değerlendirme sonrasında «cezai şart» tutarı indirilebileceğinden takibe konu cezai şart miktarının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67. maddesi hükmündeki koşulların gerçekleşmemesine rağmen davacının «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli kararında “Türk Borçlar Kanunu 182/«son» maddesi gereğince takdiri indirim yapılarak İstanbul 34.
3- Taraflar arasında imzalanan 14.03.2012 tarihli sözleşmenin 23. maddesinde sözleşmenin herhangi bir maddesinin işletmeci tarafından ihlali halinde şirketin hiçbir «ihtara» hacet kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı irade beyanı ile feshedeceği ve işletmecinin şirkete 50.000.- TL «cezai şart» ödeyeceği kararlaştırılmış, davacı 02.05.2013 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshedip cezai şartın ödenmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, takibe yönelik itirazın iptaline, alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminat» tutarı 10.000.- TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
3- Taraflar arasında imzalanan 14.03.2012 tarihli sözleşmenin 23. maddesinde sözleşmenin herhangi bir maddesinin işletmeci tarafından ihlali halinde şirketin hiçbir «ihtara» hacet kalmaksızın sözleşmeyi tek taraflı irade beyanı ile feshedeceği ve işletmecinin şirkete 50.000.- TL «cezai şart» ödeyeceği kararlaştırılmış, davacı 02.05.2013 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshedip cezai şartın ödenmesini istemiştir.
Davalının «tacir» olmadığı da nazara alındığında hakimin TBK'nın 182/«son» maddesi uyarınca yapacağı değerlendirme sonrasında «cezai şart» tutarı indirilebileceğinden takibe konu cezai şart miktarının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67. maddesi hükmündeki koşulların gerçekleşmemesine rağmen davacının «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, hükmün bu yönden de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14649 E. , 2015/1315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/06/2014 tarih ve 2012/154-2014/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin spor malzemelerinin üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini ve tescilli ve tanınmış "üç şerit" ve ".. logo" markalarının sahibi olduğunu, davalıların ise üretip sattığı "..." markalı spor ayakkabıları üzerinde, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde iki şerit ve dört şerit işaret markalarının kullanıldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet ve müvekkillerinin marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin tespitini ve önlenmesini, davalı ...'nin 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırı davranışları nedeniyle (250.000) USD cezai şart bedelinin temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan tahsilini, (30.000) TL maddi (100.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tüm davalılardan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişilerce markanın şekil ve sözel kısımlarının ayrı ayrı kullanımlarının iltibas oluştumayacağı belirtilmiş ise de, bozma ilamında davalının kullanımının tescile uygun sayılmayacağının belirtildiği, iltibas oluşturan şekil unsurunun ayakkabının ilk bakışta göze batan kısımlarında, "..." ibaresinin ise ayakkabıda dikkat çekmeyen bölgelerde kullanıldığı, davacı markasının aynen kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, sulh sözleşmesinin geçerli olduğunun bozma ilamında kabul edildiği, sulh sözleşmesinde özel olarak gösterilen şekil markasının ürünlerde kullanılması nedeniyle yaptırım olarak öngörülen cezai şartı talep hakkının doğduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/son.
maddesi uyarınca hakimin aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indireceği gerekçesiyle, kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın devamı sırasında kullanmama nedeniyle iptal edilen .... nolu 2
ve 4 şeritli markaların bozma kararında açıklandığı şekilde davalı tarafından kullanımının önlenmesine, davalının ... nolu markasının tescile aykırı olarak davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde 3 şerit ve nokta şeklinde kullanımının davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, ürünlerden ve tanıtım vasıtalarından çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, marka haklarına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 20/12/2004 tarihinden yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, TBK'nın 182. maddesi dikkate alınarak taktiren 100.000 USD cezai şartın 20/12/2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nca yabancı dövizlere uygulanan faizi ile birlikte davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine, hükmün masrafı davalıdan alınarak ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacılar ile davalılardan ... arasında imzalanan 02.08.2010 tarihli Sulh Protokolü'nde, davalının ....'a ait marka ve logolarla iltibas teşkil edebilecek işaret, ibare ve logoyu taşıyan hiçbir ürünü ithal ve imal edemeyeceği, bunların ticaretinin yapmayacağı, satışa arzetmeyeceği düzenlenmiş olup, bu hükme aykırı davranılması halinde ...'a 250.000 USD cezai şart ödenmesi öngörülmüştür.
Mahkemece, davacıların cezai şartı talep hakkı doğduğu kabul edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 182/son. maddesi uyarınca aşırı görülen cezai şart indirilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 182/son. maddesi "Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" hükmünü haiz ise de, 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesine uyarınca bu hükmün ticari işlerde uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, tarafların tacir olduğu ve davalının aşırı olduğu gerekçesiyle sözleşmedeki cezai şartın indirilmesini isteyemeyeceği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, davacılar vekili dava dilekçesinde 30.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş olup, maddi tazminat yönünden kesinleşen ilk karar ile tasarım hakkına tecavüz nedeniyle 22.208,30 TL, bozma sonrası verilen ikinci karar ile de marka hakkına tecavüz nedeniyle 7.791,70 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, reddedilen maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, reddedilen maddi tazminat talebi bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 05.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167461500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz