Kâr dağıtımı için gerekli sermaye artırımı kararının salt kötüniyetli sayılamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5142 E. 2015/2884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ kötü yönetim↗ sorumluluk davası↗ azınlık hakları↗
Gerekçe özeti
Şirketin mali durumu (özkaynakların iştiraklerde bağlanması, tahsil edilemeyen alacaklar, borçlar) kâr dağıtımı amacı için sermaye artırımını gerektiriyorsa, artırım kararı salt yanlış veya kötüniyetli sayılıp iptal edilemez; şirketin bu sıkıntıya sokulmuş olması ancak kötü yönetim nedeniyle açılacak sorumluluk davasına konu olabilir.
Ele alınan sorunlar
Sermaye artırımına ihtiyaç bulunması halinde artırım kararının iptal edilip edilemeyeceği → kabul
İddia: Şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunmadığı, artırımın azınlık pay oranını düşürmek amacıyla yapıldığı.
Gerekçe: Şirketin özkaynaklarının büyük kısmının bağlı ortaklıklarda kullanılması, SGK alacaklarının tahsil edilememesi ve mal alımından kaynaklı borçların bulunması nedeniyle şirketin kâr dağıtma amacına ulaşması için sermaye artırımına ihtiyaç duyduğu sabittir. Şirketin sermaye artırımını gerektirecek biçimde mali sıkıntıya sokulmuş olması ancak kötü yönetim iddiasıyla açılacak sorumluluk davasına konu olabilir; bu durum, salt sermaye artırım kararının yanlış veya kötüniyetli yapıldığı anlamına gelmez. Mahkemece bu açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kâr dağıtımı amacı için gerekli sermaye artırımı kararının kötüniyetli sayılamayacağı yönünden emsal.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7818 E. 2013/23088 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ihtiyati haciz · haciz · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; takibe konu «ihtiyati haciz» kararının Yargıtay'ca bozulduğu, böylelikle icra takibinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takibi mahkemece verilmiş ihtiyati haciz kararına dayandırması sebebiyle de «kötüniyetli» olmadığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davalı vekilinin «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11819 E. 2015/8490 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «kayyım» ücretlerinin davalı şirket özkaynaklarından karşılanmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1618 E. 2010/7386 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sermaye taahhüdü · taahhütname
Benzer bu kararda… lmeden karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının «sermaye taahhüdünü» davacının ödediği, bu ödeme sonunda davalının sermaye payında artış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2509 E. 2020/1384 K.
Ortak:sermaye artırımı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “davalı şirketin düzenli kâr «dağıtımını» gerçekleştirebilmek için gerçekten de sermaye arttırımına ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunda iktisat/ekonomi alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin öz kaynaklarının tamamına yakınını diğer iştiraklerine aktardığı, bu nedenle davalı şirketin nakit sıkıntısına girerek «kar payı» dağıtamadığı, sektörde «hizmet bedellerinin» artmamasına rağmen başka şirketlere ortak olunması nedeniyle davalı şirketin nakit dengesinin hızla bozulduğu, sermaye artışına gitmeden önce bu ortaklıklardaki sermayenin geri çekilmesi yoluna gidilmediği, bu şekilde azınlık hisse sahiplerinin ve davalı şirketin menfaatlerinin daha sağlıklı olarak korunabileceği, bu nedenle «sermaye artırımının» gerekli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 17.12.2008 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan «sermaye artırım» kararın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, sermaye artırımına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
… nın giderebileceği, böylelikle gerek küçük ortakların ve gerekse de davalı şirketin menfaatlerinin daha sağlıklı olarak korunabileceği, bu yolun denenmeden doğrudan «sermaye artırımına» gidilmesinin doğru olmadığı” belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» genel kurulunda «sermaye artırımına» ilişkin olarak alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
… r verildiğinden, önceki bozma ilamında, vergi ve finans konularında uzman kişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınarak Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca «sermaye artırımı» gerekip gerekmediği üzerinde durulup, inşaat projesi kalan maliyeti ile birlikte sermaye artırım gereksiniminin ne kadar olduğu incelenerek, alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilmiştir.
Alınan yeni bilirkişi raporu her ne kadar uzman bilirkişiler tarafından düzenlenmiş olsa da inşaat projesinin kalan maliyeti ile birlikte «sermaye artırım» gereksiniminin ne kadar olduğu, tespit edilecek tutara göre sermaye arttırımının mali zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna göre de genel kurul kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı irdelenmeden varsayımsal ve somut olmayan bakış açısıyla düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azlık hakları · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · kâr mahrumiyeti · iyiniyet · dürüstlük kuralı · anonim şirket · taahhütname
Benzer bu kararda… davalı şirketin 29/08/2012 tarihli genel kurulunda yapılan sermaye artış oranının yüksek olduğu, hissedarların şirketten alacaklı olduğu tutarın, sermaye artışı ile «taahhüt» edilen tutarı karşılamadığı, hissedarların şirketten alacaklı oldukları bedel üzeri sermaye artışı sebebiyle nakden ödeme zorunluluğunda kaldıkları, oysa ki hissedarların nakden ödeme zorunda bırakılmadan ve mevcut katılım oranlarını koruyarak yapılacak sermaye artışının şirket özkaynak yapısını güçlendireceği, diğer yandan %234 oranındaki sermaye arttırımının rapordaki tablolara göre davacıların şirketteki paylarında önemli oranda düşmeye neden olacağı ve davacıları «azlık haklarından» «mahrum» kılacağı, mevcut verilere göre %115 oranında yapılacak bir sermaye arttırımının gerekli ve yeterli olacağı, bu nedenle gereğinden fazla yapılan sermaye artışına yönelik alınan kararının «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle davalı şirketin 29/08/2012 tarihli Genel Kurul Toplantısında sermaye arttırımına ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiştir.
… r verildiğinden, önceki bozma ilamında, vergi ve finans konularında uzman kişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınarak Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca «sermaye artırımı» gerekip gerekmediği üzerinde durulup, inşaat projesi kalan maliyeti ile birlikte sermaye artırım gereksiniminin ne kadar olduğu incelenerek, alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilmiştir.
Alınan yeni bilirkişi raporu her ne kadar uzman bilirkişiler tarafından düzenlenmiş olsa da inşaat projesinin kalan maliyeti ile birlikte «sermaye artırım» gereksiniminin ne kadar olduğu, tespit edilecek tutara göre sermaye arttırımının mali zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna göre de genel kurul kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı irdelenmeden varsayımsal ve somut olmayan bakış açısıyla düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiş …
Dava, «anonim şirket» genel kurulunda «sermaye artırımına» ilişkin olarak alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5142 E. , 2015/2884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2012/503-2013/400 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5 hisse oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin %5 olan hisse oranını çok küçük miktarlara düşürmek amacıyla şirketin 2.000.000,00 TL olan sermayesinin yaklaşık olarak %75 oranında abartılı bir artış ile 1.478.000,00 TL arttırılarak 3.478.000,00 TL'ye çıkartma kararı aldığını, yönetim kurulunun bu teklifi 17/12/2008 tarihli genel kuruldan oylandığını ve müvekkilinin muhalefet oyuna ve muhalefet şerhine rağmen kabul edildiğini, davalı şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olmadığını ileri sürerek sermaye arttırımına ilişkin 17/12/2008 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin davacının katılımı ile 14/04/2003 tarihinde 2.000.000,00 TL esas sermaye ile diyaliz kliniği işletmek ve bu konuda faaliyet gösteren işletmelere ortak olmak amacıyla kurulduğunu, davalının iştiraklerinin bulunduğunu, davalı şirket ve iştiraklerinin zarar ettiğini, davalı şirketin sermayesinin kendi sermaye ihtiyacı için belirlenen 674.000,00 TL ile iştiraklerinin sermaye artışı için gerekli olan 804.000,00 TL olmak üzere toplam 1.478.000,00 TL arttırıldığını, söz konusu nakit ihtiyacını geçmiş dönem karlarından karşılanmasının mümkün olmadığını, sermaye attırım kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “davalı şirketin düzenli kâr dağıtımını gerçekleştirebilmek için gerçekten de sermaye arttırımına ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunda iktisat/ekonomi alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin öz kaynaklarının tamamına yakınını diğer iştiraklerine aktardığı, bu nedenle davalı şirketin nakit sıkıntısına girerek kar payı dağıtamadığı, sektörde hizmet bedellerinin artmamasına rağmen başka şirketlere ortak olunması nedeniyle davalı şirketin nakit dengesinin hızla bozulduğu, sermaye artışına gitmeden önce bu ortaklıklardaki sermayenin geri çekilmesi yoluna gidilmediği, bu şekilde azınlık hisse sahiplerinin ve davalı şirketin menfaatlerinin daha sağlıklı olarak korunabileceği, bu nedenle sermaye artırımının gerekli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 17.12.2008 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, sermaye artırımına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “mali tablolardaki hesaplamalara göre davalı şirketin başarılı bir şekilde yönetilmediği, şirketin alacaklarının tamamına yakınının SGK'dan olduğu, borçlarının büyük bir kısmının ise ortaklardan ... Şirketine olduğu, yine şirketin özkaynaklarının tamamına yakınının sermaye olarak bağlı iştiraklerde kullanıldığı, başka şirketlere ortak olunması nedeniyle davalı şirketin nakit dengesinin hızla bozulduğu, sermaye artışına gitmeden önce bu ortaklıklardaki sermayenin geri çekilerek nakit ihtiyacının giderebileceği, böylelikle gerek küçük ortakların ve gerekse de davalı şirketin menfaatlerinin daha sağlıklı olarak korunabileceği, bu yolun denenmeden doğrudan sermaye artırımına gidilmesinin doğru olmadığı” belirtilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı şirketin özkaynaklarının büyük bir kısmının bağlı ortaklıklarda kullanılmasının, SGK’dan olan alacakların tahsil edilememiş olmasının ve şirketin mal alımlarından kaynaklı borçlarının mevcut olmasının şirketin kar dağıtma amacına ulaşması için sermaye artırımına ihtiyaç oluşturduğu sabit olup, davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyaç duymasını gerektirir şekilde mali sıkıntıya girmesine neden olunması, ancak şirketin kötü yönetilmesi iddiası ile açılacak sorumluluk davasına konu olabileceği, bu durum salt sermaye artırım kararının yanlış veya kötüniyetli olarak yapıldığı anlamına gelmez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167067700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz