Muavin defter
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10872 E. 2015/1213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ nisap↗ karar nisabı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ iptal davası↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen yönetim kurulu faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin ticari defterlerine ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket muavin defterinde kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile ibra edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda kötü niyet bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişkin kararların iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava konusu genel kurul tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlüke bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 381. maddesi uyarınca, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli 2011 yılına ait olağan genel kurulunda alınan gündemin 4. maddesindeki kararın iptaline karar verilmişse de adı geçen maddede; denetim kurulu raporunun denetçi tarafından okunduğu, davacı vekili ...'ın 3. maddedeki beyanlarına ilaveten denetçinin yapmış olduğu incelemenin yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz yönetim kurulunun denetlenmesinin yasaya aykırı yapıldığını, vasi ...'nun Av. ...ın ifadelerini kabul ederek denetim kurulu raporunu kabul etmediklerini beyan ettikleri, yönetim kurulu başkanı ...'nun söz alarak yapılan bütün işlemlerin yasaya ve kanunlara uygun olarak yapıldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Yani, iptaline karar verilen genel kurul gündeminin 4. maddesinde yapılmış bir oylama, alınmış bir karar bulunmamakla ortada iptali gereken bir husus olmadığından, bu maddeye ilişkin genel kurul kararın iptaline karar verilmesi doğru olmamaıştır.
3- Ayrıca, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 374/2. madde hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Denetim kurulu üyeleri ise, sadece kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değildirler. Somut olayda, yönetim kurulu üyeleri, birbirlerinin ibra oylamasına katılmışlar ve olumlu oy kullanmışlardır. Böylece, yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli nisabın sağlanamaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin ibralarının iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, mahkemece, denetçinin ibrasının da gerekli nisabın sağlanmaması nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da yönetim kurulu üyeleri ibra için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş-Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3. Baskı, sayfa: 2138; Paroy-Tekinalp-Çamoğlu Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11. Baskı, sayfa: 587-589) Böylece, somut olayda, denetçinin ibrası yönünden yeterli nisap sağlanmıştır. Bu durumda mahkemece iptaline karar verilen 6. maddenin denetçinin ibrası yönünden, iptal talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, 6. maddenin tamamının iptali doğru olmamış, hükmün bu bakımdan bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10245 E. 2014/899 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · nisap · karar nisabı · ibra · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBöylece, «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, «yönetim kurulu» üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da «yönetim kurulu üyeleri ibra» için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş-Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen «yönetim kurulu» faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin «ticari defterlerine» ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket «muavin defterinde» kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile «ibra» edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda «kötü niyet» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişki …
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gere …
Ancak «yönetim kurulu» üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da «yönetim kurulu üyeleri ibra» için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş- Açıklamalı- İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3.
U..’un 341 oya sahip olduğu ve «ibra» edilmeme yönünde oy kullandığı, diğer tüm ortakların ise «yönetim kurulu» üyelerinin ve denetçinin ibrasında olumlu oy kullandıkları göz önüne alındığında, denetçinin ibrası yönünden yeterli «nisap» sağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.
Ortak:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBöylece, «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen «yönetim kurulu» faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin «ticari defterlerine» ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket «muavin defterinde» kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile «ibra» edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda «kötü niyet» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişki …
3- Ayrıca, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · şirket zararı · oy yasağı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14622 E. 2016/86 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · genel kurul kararının iptali · ibra · iptal davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBöylece, «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, «yönetim kurulu» üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da «yönetim kurulu üyeleri ibra» için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş-Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen «yönetim kurulu» faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin «ticari defterlerine» ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket «muavin defterinde» kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile «ibra» edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda «kötü niyet» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişki …
Benzer bu kararda374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
Mahkemece, bilançonun onaylanmasına dair genel kurul kararının 4. bendinin «yönetim kurulu» bakımından «ibra» niteliğinde olduğu, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacakları gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de; gündemin 5. maddesinde yönetim kurulu ve denetçilerin ibrasına ilişkin müzakere ve karar alınması öngörüldüğünden, bilançonun onayı tek başına ibra sonucunu doğurmaz.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5. ve 6. maddedeki kararların yasaya, şirket ana sözleşmesine ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığından bahisle açılan «iptal davası» olduğu, 24.11.2011 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nın uygulanacağı, TTK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · tasdik kararı · kâr mahrumiyeti · iyiniyet · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın genel kurul toplantısında alınan 3., 4., 5. ve 6. maddedeki kararların yasaya, şirket ana sözleşmesine ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığından bahisle açılan «iptal davası» olduğu, 24.11.2011 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK'nın uygulanacağı, TTK m.
374/2 gereği kendi ibralarında oy hakkından «mahrum» olmaları ve «ibralarına» ilişkin oy kullandıklarından genel kurul kararının 4. maddesi, denetçilerin ibrasında «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasına katılmasının denetçilerin tarafsızlığını etkileyeceğinden genel kurul kararının 5. maddesi, şirketle işlem yapmama «yasağının» kaldırılmasına yönelik karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin kardeş oldukları da dikkate alındığında TTK m.
374/1 gereği oy kullanamayacaklarından genel kurul kararının 6. maddesini iptaline; faaliyet raporunun «tasdikinin» «ibra» mahiyeti taşımadığı ve sonuca da etkili olmadığından 3. maddenin iptaline yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14501 E. 2013/20427 K.
Ortak:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · iptal davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaBöylece, «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen «yönetim kurulu» faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin «ticari defterlerine» ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket «muavin defterinde» kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile «ibra» edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda «kötü niyet» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişki …
3- Ayrıca, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 374/2. madde hükmü karşısında, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Benzer bu kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
Ancak, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada «yönetim kurulu» üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, «ibralarına» ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin ibrasının tek tek oylanarak, ibrası oylanan yönetim kurulu üyesi dışında kalan diğer yönetim kurulu üyelerinin oylarını kullanmaları sonucu her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · yokluk · pay sahipliği · emredici hüküm · cy/cy şerhi · oy yasağı · anonim şirket
Benzer bu kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Mülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14570 E. 2015/1944 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · nisap · genel kurul kararının iptali · ibra · iptal davası · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBöylece, «yönetim kurulu» üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli «nisabın» sağlanamaması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6. maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, «yönetim kurulu» üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da «yönetim kurulu üyeleri ibra» için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş-Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3.
… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen «yönetim kurulu» faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin «ticari defterlerine» ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket «muavin defterinde» kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile «ibra» edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda «kötü niyet» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişki …
Benzer bu karardaAncak iptali istenen davalı şirket genel kurul tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Davalı şirket «yönetim kurulu» üyesi olan ...'ın şirketin ortağı ... ...'nin «temsilcisi» olduğu savunulsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince «yönetim kurulu üyeleri ibra» oylamasında ancak kendilerine ait oy hakkını kullanamayacak olup yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmaları mümkündür.
Ayrıca; davaya konu genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmaması, «yönetim kurulu üyelerinin ibraya» ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi iptal davasının koşullarına tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · toplantı tutanağı · emredici hüküm · oy yasağı · dürüstlük kuralı · kâr dağıtımı · kâr payı · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ilke olarak genel kurul başkanın, tüm «yönetim kurulu» üyeleri arasında müşterek sorumluluk söz konusu olduğundan ve bu nedenle oy kullanma hakkından yoksun bulundukları açıklandıktan sonra, «ibra» oylamasını yönetim kurulunda görev almayan ortak ... «temsilcisine» sorup oyunu aldıktan sonra bunu tutanağa yazdırması gerekirken bu hususa uyulmadığı, 2012 yılına ait «faaliyet raporu», denetçi raporu ve finansal tabloların görüşülmesine dair gündem maddesi ile 2012 yılı kar ve kazanç «payının» ne şekilde «dağıtılacağına» ilişkin maddenin iptali için yasaya, şirket ana sözleşmesine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 29/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 2 v …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar davacıların muhalefetleri olmaması nedeniyle «genel kurul kararının iptali davası» görülemez ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesi hükmünün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Ayrıca; davaya konu genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmaması, «yönetim kurulu üyelerinin ibraya» ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi iptal davasının koşullarına tabidir.
Bu suretle, toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacıların bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10872 E. , 2015/1213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2012/222-2014/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 02/05/2012 tarihli 2011 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı şirketin 02/05/2012 tarihli olağan genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda alınan kararların yasalara, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda alınan kararlardan 1 ve 2 nolu kararlara itiraz olmadığı, 3 nolu maddede okunduğu bildirilen yönetim kurulu faaliyet raporunun usulüne uygun olduğu, 4. maddede denetim kurulu faaliyet raporunun genel kurula okunduğu, denetçi raporunda sadece şirketin ticari defterlerine ilişkin açıklama yapıldığı, ayrıntılı ve açık bir rapor sunulmadığı, bu sebeple genel kurulda bilanço hakkında karar verilemeyeceği, denetim raporunun dava konusu genel kurulun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 354. maddesinde belirtilen içeriğe sahip olmadığı, 5. maddede 2011 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun yönetim kurulu başkanı tarafından genel kurulun bilgisine sunularak kabul edildiği, yönetim kurulu üyelerinin bu oylamada pay sahibi sıfatıyla sahip oldukları paylara ilişkin oy haklarını kullanmalarının hukuka aykırı olmadığı, şirket muavin defterinde kayıtlı bulunan genel yönetim gideri toplamı 101.337,48 TL iken yönetim kurulu faaliyet raporunda belirtilen genel yönetim gideri toplamının 90.142,48 TL olduğu, şirket denetçisi tarafından bu farklılığın tespit edilip giderilmesi gerekirken bu durumun ihmal edildiği, 6 nolu kararda yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasının gündeme alındığı, oyçokluğu ile ibra edildikleri, 6762 sayılı TTK'nın 374/2.maddesine göre denetçiler haricinde şirket işlerinin görülmesine herhangi bir şekilde katılmış olanlar yönetim kurulunun ibrasına dair kararlarda oy kullanamayacaklarından ibranın yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları oylar dışında kalan oylar esas alınarak gerçekleşmesinin gerektiği, ibra yönünde kullanılmaması gereken oyların karara etkili olduğu, alınan 7 nolu kararda kötü niyet bulunmadığı gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli genel kurulunda alınan gündemin 4, 5 ve 6 nolu maddelerine ilişkin kararların iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava konusu genel kurul tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlüke bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 381. maddesi uyarınca, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Davalı şirketin dava konusu 02/05/2012 tarihli 2011 yılına ait olağan genel kurulunda alınan gündemin 4. maddesindeki kararın iptaline karar verilmişse de adı geçen maddede; denetim kurulu raporunun denetçi tarafından okunduğu, davacı vekili ...'ın 3. maddedeki beyanlarına ilaveten denetçinin yapmış olduğu incelemenin yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz yönetim kurulunun denetlenmesinin yasaya aykırı yapıldığını, vasi ...'nun Av.
...ın ifadelerini kabul ederek denetim kurulu raporunu kabul etmediklerini beyan ettikleri, yönetim kurulu başkanı ...'nun söz alarak yapılan bütün işlemlerin yasaya ve kanunlara uygun olarak yapıldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır. Yani, iptaline karar verilen genel kurul gündeminin 4. maddesinde yapılmış bir oylama, alınmış bir karar bulunmamakla ortada iptali gereken bir husus olmadığından, bu maddeye ilişkin genel kurul kararın iptaline karar verilmesi doğru olmamaıştır.
3- Ayrıca, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 374/2. madde hükmü karşısında, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Denetim kurulu üyeleri ise, sadece kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değildirler. Somut olayda, yönetim kurulu üyeleri, birbirlerinin ibra oylamasına katılmışlar ve olumlu oy kullanmışlardır. Böylece, yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanamayacak olmalarına ve yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında yeterli nisabın sağlanamaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin ibralarının iptal edilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, dava konusu davalı şirketin genel kurulunda alınan 6.
maddenin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, mahkemece, denetçinin ibrasının da gerekli nisabın sağlanmaması nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin ibralarında oy kullanamaz iseler de, yönetim kurulu üyelerinin ibralarında denetçiler ve denetçilerin ibralarında da yönetim kurulu üyeleri ibra için oy kullanabilirler. (Gönen Eriş-Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, 3. Baskı, sayfa: 2138; Paroy-Tekinalp-Çamoğlu Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11. Baskı, sayfa: 587-589) Böylece, somut olayda, denetçinin ibrası yönünden yeterli nisap sağlanmıştır. Bu durumda mahkemece iptaline karar verilen 6.
maddenin denetçinin ibrası yönünden, iptal talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, 6. maddenin tamamının iptali doğru olmamış, hükmün bu bakımdan bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166941200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz