İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15593 E. 2015/657 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ilişkisi↗ temsil yetkisi↗ kesin süre↗ muvafakat↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vekalet görevinden azledilen ve vekalet görevi sona eren ...'in şirket adına tek başına hareket etme yetkisinin bulunmadığı, davacı vekilinin kesin süre içerisinde şirket temsilcilerinin açılan davaya muvafakiyetini sağlayamadığı, şirket temsilcilerinin müştereken bir karar alarak ortaklık borcunu ödemeyen ortağa karşı dava açmaları gerekirken şirket temsilcilerinden birinin tek başına bu davayı açamayacağı, ayrıca vekaleten hareket eden ..., kendisini vekil tayin eden davalıya karşı dava açmasının yasal olmadığı, ...'e vekalet verilmesinin şirket temsilciliği yetkisinin devri anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili Av. ..., şirket vekili ... tarafından vekil olarak tayin edilmiştir. Bu vekalet ilişkisi şirket ile vekil arasında kurulmuştur. Şirket tarafından avukatın azledilmesine dair bir azilname ibraz edilmemiştir. Bu durumda avukatın şirketi temsile yetkisi bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8091 E. 2011/14139 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vekalet görevinden azledilen ve vekalet görevi sona eren ...'in şirket adına tek başına hareket etme «yetkisinin» bulunmadığı, davacı vekilinin «kesin süre» içerisinde şirket «temsilcilerinin» açılan davaya «muvafakiyetini» sağlayamadığı, şirket temsilcilerinin müştereken bir karar alarak ortaklık borcunu ödemeyen ortağa karşı dava açmaları gerekirken şirket temsilcilerinden birinin t …
Bu durumda avukatın şirketi «temsile yetkisi» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce vekalet ile yetkili kılınan dava dışı...ın 20.06.2006 tarihli «ihtarname» ile azledildiği, azilnamenin...a tebliğ edildiği, kredi sözleşmesinin ise 29.03.2007 tarihinde düzenlendiği, kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte «kefil» olan davalı adına imza «yetkisini» kullanan...ın, anılan azilname uyarınca davalı ... «temsile» yetkisinin bulunmadığı, «yetkisiz temsilci» tarafından yapılan işlemlere sonradan izin verildiğinin de ispatlanmadığı, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmeden davalı şirket sorumlu tutulamayacağı …
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirket «temsilcisi» tarafından yetkili kılınıp daha sonra azledilen dava dışı...ın davalı şirket adına «kefil» sıfatı ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» davalı ... bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletnamede yetki · yetkisiz temsil · menfi tespit davası · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · tespit davası · genel kredi sözleşmesi · kefil
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kredi sözleşmesinin» «müşterek borçlu müteselsil kefili» olan davalıdan kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Mahkemesi'nde «menfi tespit davası» açıldığı, anılan Mahkemenin 14.11.2007 gün 2007/299-418 esas ve karar sayılı ilamıyla o davanın reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabit olup, davalının açmış olduğu o davada verilecek kararın işbu davanın sonucunu, özellikle davaya dayanak yapılan «vekaletnamenin yetki» açısından kapsamının belirlenmesi konusunda, doğrudan etkileyeceği kuşkusuzdur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce vekalet ile yetkili kılınan dava dışı...ın 20.06.2006 tarihli «ihtarname» ile azledildiği, azilnamenin...a tebliğ edildiği, kredi sözleşmesinin ise 29.03.2007 tarihinde düzenlendiği, kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte «kefil» olan davalı adına imza «yetkisini» kullanan...ın, anılan azilname uyarınca davalı ... «temsile» yetkisinin bulunmadığı, «yetkisiz temsilci» tarafından yapılan işlemlere sonradan izin verildiğinin de ispatlanmadığı, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmeden davalı şirket sorumlu tutulamayacağı …
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirket «temsilcisi» tarafından yetkili kılınıp daha sonra azledilen dava dışı...ın davalı şirket adına «kefil» sıfatı ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» davalı ... bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6451 E. 2012/3892 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «bozma sonrası» duruşma günü, azledilen «vekile tebliğ» edilerek taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, takip edilmeyen davanın HUMK’nun 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Buna rağmen, mahkemece, gerek davalı vekilinin temyiz dilekçesi ve gerekse Dairemizin bozma ilamı azledilen Av....’ye tebliğ edilmiş olup, adı geçen vekil tarafından «tebligat» zarfı azledildiğinden bahisle mahkemeye iade edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15593 E. , 2015/657 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/142-2013/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketin kurucusu ve ortağı olduğunu, şirkete getirmeyi taahhüt ettiği sermaye borcunun tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine davalının haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40'tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, şirket temsilcileri tarafından şirketin günlük işlerini yürütmesi için dava dışı ...'e vekalet verildiğini, ...'in de şirket adına avukata verdiği vekalet uyarınca şirketin müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini, şirket ortaklarının ...'e verdikleri vekalette böyle bir yetkinin bulunmadığını, ayrıca ..., müvekkili tarafından vekillikten azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vekalet görevinden azledilen ve vekalet görevi sona eren ...'in şirket adına tek başına hareket etme yetkisinin bulunmadığı, davacı vekilinin kesin süre içerisinde şirket temsilcilerinin açılan davaya muvafakiyetini sağlayamadığı, şirket temsilcilerinin müştereken bir karar alarak ortaklık borcunu ödemeyen ortağa karşı dava açmaları gerekirken şirket temsilcilerinden birinin tek başına bu davayı açamayacağı, ayrıca vekaleten hareket eden ..., kendisini vekil tayin eden davalıya karşı dava açmasının yasal olmadığı, ...'e vekalet verilmesinin şirket temsilciliği yetkisinin devri anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili Av. ..., şirket vekili ... tarafından vekil olarak tayin edilmiştir. Bu vekalet ilişkisi şirket ile vekil arasında kurulmuştur. Şirket tarafından avukatın azledilmesine dair bir azilname ibraz edilmemiştir. Bu durumda avukatın şirketi temsile yetkisi bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166380500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz