Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15590 E. 2015/328 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ şikayet↗ tespit davası↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tebligat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dosyanın 25.02. 2014 tarihli celse gereği işlemden kaldırıldığı ve işbu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça belirsiz tespit davası olduğu belirtilmek suretiyle açılan işbu davada, mahkemece dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili tarafından işlemden kaldırma kararı verilen celse tebligatının kendisine tebliğ edilmediğinin, tebligatta bulunan imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürülmesi ve anılan iddia kapsamında tebliğ memuru hakkında şikayetçi olunduğunun temyiz dilekçesine ekli şikayet dilekçesinden anlaşılmış bulunması karşısında, işbu şikayetin akibetinin ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının hadise şeklinde incelenmesi gerektiğinden, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5118 E. 2019/6382 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · hisse senedi · ara karar · pay defteri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, 10.01.2012 tarihli celse 4 no’lu «ara» kararı ile, “...davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları ile ortaklık «pay defterleri» üzerinde «bilirkişi inceleme» yaptırılarak dosya içine sunulmuş olan ceza mahkemelerinden verilmiş olan kararlar da değerlendirilmek suretiyle davalı şirketlerin ortaklık kayıtlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle takip edip etmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerlerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yönünde bir kararın bulunup bulunmadığı” hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paranın istendiği zaman iade edileceği vadiyle para topladığını, bu şekilde davacının «dolandırıldığını» ve davacıdan 27.03.1998 tarihinde 100.000 DM alındığını ileri sürmüş, mahkemece davacının davalı şirkette ortak olduğunun dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği, ancak ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın usulüne uygun olup olmadığı, hisse durumu, hissesinden fazla bir ödemenin mevcut olup olmadığı hususlarının yeniden «bilirkişi incelemesi» ile anlaşılabileceği, davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması taleplerinin olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine kara …
Mahkemece 10.01.2012 tarihli celse 4 no’lu «ara» kararı ile ek bilirkişi raporu alınmasını gerekli kılan hususlar açıklanmış olup, davacı vekili tarafından dayanılan ve dosyaya «ibraz» edilen sair delillerin değerlendirilmesi «bilirkişi incelemesini» gerektirmeyen, hakimin hukuki bilgisiyle çözümlenebilecek mahiyettedir.
Bu nedenle, davacı vekili tarafından dayanılan ve dosyaya sunulan sair «deliller değerlendirilmeksizin», yalnızca ek «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19131 E. 2013/16382 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · acentelik sözleşmesi · savunma hakkı · kısıtlılık · acentelik · dosya masrafı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının «acentesi» sıfatıyla kesmiş olduğu poliçeler nedeniyle davacıya 17.207,91 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.207,91 TL alacağın 02/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «acentelik sözleşmesi» kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… tarihli bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiği, 12.04.2012 tarihli celse davalı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına, «bilirkişi ücretinin» davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, 12.06.2012 tarihli celse davalı vekilinin vekillikten çekildiği, bir sonraki 04.09.2012 tarihli celse ise, davalı vekilinin vekillikten çekildiği hususunun «masraf» verilmediği için davalı asile tebliğ edilemediği, gerek davalının gerekse vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı belirtilerek davanın kabulü yönünde karar verildiği …
Buna göre, davalı vekilinin vekillikten çekildiğinin davalı asile usulüne uygun olarak tebliği sağlanmadan, davalının «savunma hakkını» da «kısıtlayacak» şekilde, karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4649 E. 2020/3912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalı tarafın «yetki itirazı» hadise şeklinde incelenip taraflar arasında akdi ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti ile akdi ilişki varsa dava tarihi nedeniyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
… ğu yerde icra takibine geçmesi gerektiği, bunu yapmayarak kendi ikametgahındaki icra müdürlüğünde takip başlatmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle icra dairesinin «yetkisizliği» nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15590 E. , 2015/328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2013/334-2014/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.......tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1972 yılında davalıdan 20.000 TL değerinde 40 adet nama yazılı hisse senedi merhum babasının da 100.000 TL karşılığında 200 adet hisse senedi aldığını, davalının bu hisse senetleri karşılığında 1973 yılında ilk temettü ödemesini yaptığını, bu tarihten sonra herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının daha sonra belirli tarihlerde sermaye artırımına gittiğini, bunun sonucu hissedarlara bir kısmı bedelli, bir kısmı ise bedelsiz hisse dağıtımı yapıldığını, davalıya yapılan başvuruda müvekkilinin davalının hissedarı olmasına rağmen hisse miktarının ısrarla belirtilmediğini, gönderilen ihtarnameye cevaben de sahibi olduğu hisse adedi ile toplam temettü alacağının ne kadar olduğunun bildirilmediğini, müvekkilinin ..
uyarınca elinde bulunan hisse senetlerini davalıya teslim ettiğini ve davalı tarafından müvekkili adına yatırım hesabı açıldığını ileri sürerek, müvekkili ve merhum babasına ait hisse senetlerinin bedelsiz dağıtılan hisse senetleri de dahil olmak üzere dava tarihi itibariyle miktarının ve bugüne kadar kendisine ödenmemiş bulunan kar paylarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dosyanın 25.02. 2014 tarihli celse gereği işlemden kaldırıldığı ve işbu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça belirsiz tespit davası olduğu belirtilmek suretiyle açılan işbu davada, mahkemece dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili tarafından işlemden kaldırma kararı verilen celse tebligatının kendisine tebliğ edilmediğinin, tebligatta bulunan imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürülmesi ve anılan iddia kapsamında tebliğ memuru hakkında şikayetçi olunduğunun temyiz dilekçesine ekli şikayet dilekçesinden anlaşılmış bulunması karşısında, işbu şikayetin akibetinin ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının hadise şeklinde incelenmesi gerektiğinden, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.1.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165849500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz