İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4649 E. 2020/3912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisi↗ yetki itirazı↗ icra takibine itiraz↗ yetki↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında sözleşmenin varlığının ihtilaflı olduğu, eski BK'nın 73. maddesinin bu ilişkide uygulanamayacağı, davacının alacaklı olarak genel hükümler çerçevesinde borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde icra takibine geçmesi gerektiği, bunu yapmayarak kendi ikametgahındaki icra müdürlüğünde takip başlatmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, faturalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dairesinin yetkisi İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK hükümleri çerçevesinde hadise şeklinde incelenip değerlendirilmelidir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafın yetki itirazı hadise şeklinde incelenip taraflar arasında akdi ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti ile akdi ilişki varsa dava tarihi nedeniyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/193 E. 2018/5752 K.
Ortak:yetki
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davalı tarafın «yetki itirazı» hadise şeklinde incelenip taraflar arasında akdi ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti ile akdi ilişki varsa dava tarihi nedeniyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · usulden reddi · haciz · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece davalının «yerleşim yerinin» ... olduğu, davalının takibe dayanak yapılan «ihtiyati haciz» kararının tarafı olmadığı, davalı yönünden alacağın varlığını kanıtlayan bir belge de sunulmadığı, «genel yetki kuralı» gereği takibin borçlunun ikametgah mahkemesinde başlatılması gerektiği, yetkili icra dairesinin ...
Mahkemece davalı davada bir vekil ile «temsil» edilmemiş olmasına rağmen lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davacı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü olduğu, yetkili icra dairesinde başlatılmış takip bulunmadığı gerekçeleriyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… kmiştir. ...- Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4649 E. , 2020/3912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.11.2011 tarih ve 2010/547- 2011/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında ticari mal alım satımı gerçekleştiğini, davacı şirketin davalıya sattığı mallara ilişkin fatura düzenlemekte ve cari hesap dönemi sonunda fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmekte olduğunu, davalı, cari hesap ekstresine konu faturaya ilişkin malları teslim almasına rağmen, hesap dönemi sonunda faturanın kısmi bedelini ödemediğini, bu nedenle icra takibine başlandığını, ancak davalı tarafça borca itiraz edildiğini ileri sürerek haksız olarak yapılan itirazın iptaline ve %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Fatsa Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuş olup, davanın esasına yönelik olarak ise davacıdan hiçbir zaman mal almadığını, dolayısıyla cari hesap ilişkilerinin bulunmadığını iddia ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında sözleşmenin varlığının ihtilaflı olduğu, eski BK'nın 73. maddesinin bu ilişkide uygulanamayacağı, davacının alacaklı olarak genel hükümler çerçevesinde borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde icra takibine geçmesi gerektiği, bunu yapmayarak kendi ikametgahındaki icra müdürlüğünde takip başlatmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, faturalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra dairesinin yetkisi İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK hükümleri çerçevesinde hadise şeklinde incelenip değerlendirilmelidir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafın yetki itirazı hadise şeklinde incelenip taraflar arasında akdi ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti ile akdi ilişki varsa dava tarihi nedeniyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607228900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz