Alacak tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/19131 E. 2013/16382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi ücreti↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ acentelik sözleşmesi↗ usulüne uygun tebliğ↗ icra inkâr tazminatı↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ acentelik↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının acentesi sıfatıyla kesmiş olduğu poliçeler nedeniyle davacıya 17.207,91 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.207,91 TL alacağın 02/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan 28.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiği, 12.04.2012 tarihli celse davalı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına, bilirkişi ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, 12.06.2012 tarihli celse davalı vekilinin vekillikten çekildiği, bir sonraki 04.09.2012 tarihli celse ise, davalı vekilinin vekillikten çekildiği hususunun masraf verilmediği için davalı asile tebliğ edilemediği, gerek davalının gerekse vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı belirtilerek davanın kabulü yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı vekilinin vekillikten çekildiğinin
davalı asile usulüne uygun olarak tebliği sağlanmadan, davalının savunma hakkını da kısıtlayacak şekilde, karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12223 E. 2017/207 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/19131 E. , 2013/16382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.09.2012 tarih ve 2009/505-2012/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı arasında akdedilen 19.02.1997 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davalının kesilen poliçe bedelleri ve diğer borçlarını ödemediğini belirterek şimdilik 17.207,91 TL'nin tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı hesap ekstresinde açık poliçeler bulunmakta olup, bu poliçe bedellerine ilişkin olarak herhangi bir tahsilat yapmadığını, mükerrer poliçeler sebebiyle 2 defa borç kaydı yapıldığını, teminat alınan kısım kadar borcunun sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının acentesi sıfatıyla kesmiş olduğu poliçeler nedeniyle davacıya 17.207,91 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.207,91 TL alacağın 02/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan 28.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edildiği, 12.04.2012 tarihli celse davalı tarafın rapora itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına, bilirkişi ücretinin davalı tarafça karşılanmasına karar verildiği, 12.06.2012 tarihli celse davalı vekilinin vekillikten çekildiği, bir sonraki 04.09.2012 tarihli celse ise, davalı vekilinin vekillikten çekildiği hususunun masraf verilmediği için davalı asile tebliğ edilemediği, gerek davalının gerekse vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı belirtilerek davanın kabulü yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı vekilinin vekillikten çekildiğinin
davalı asile usulüne uygun olarak tebliği sağlanmadan, davalının savunma hakkını da kısıtlayacak şekilde, karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041345100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz