Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2004/13253 E. 2005/11148 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ vade↗ ihtar↗ taahhütname↗ kusur↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli taahhüt senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için vade taahhütte belirlendiğinden her hangi bir ihtar gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen yıllara ait toplam 42.930.619 TL.gecikme zammı borcu olduğu,gecikme zammına ayrıca faiz istenemeyeceği,sözleşmede hüküm bulunmadığından KDV talebinin de reddi gerektiği belirtilerek,42.930.619 TL sının davalıdan tahsiline,faiz ve KDV taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanında ödenmeyen arazi tahsis bedelleri için tahakkuk ettirilen gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir. Davacı İdare,imzalanan taahhütname gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın gecikme cezası yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından bilirkişi raporuna itirazda bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle kusurun davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2687 E. 2019/1684 K.
Ortak:taahhütname · eksik inceleme · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı İdare,imzalanan «taahhütname» gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın «gecikme cezası» yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından «bilirkişi raporuna itirazda» bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle «kusurun» davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli «taahhüt» senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için «vade» taahhütte belirlendiğinden her hangi bir «ihtar» gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen y …
Benzer bu karardaBu suretle, mahkemece, davaya dayanak «protokol» ve «taahhüt» senedinde yer alan hükümler nazara alınarak «ibraz» edilen 1999 yılı arazi tahsis bedeli «kıymet takdir» tutanağı ve 02/02/2009 tarihli ./.. inceleme raporu ile ekinde yer alan eksik ödenen enerji nakil hakkı izni bedel tablosunda yer alan hesaplamalar ile bildirilen bedellerin doğruluğunun denetlenmesi açısından «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak iddia ve savunmalara göre dava konusu edilen alacakların tespitinin sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasındaki devir «protokolünün» hükümleri gözetildiğinde ...'ın faaliyet alanında kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağın tahsili için açılan davada «husumetin» ...'a yöneltilmesinin mümkün olmadığı, 04/04/2002 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ve ödenmesi gereken yıllar itibariyle yürürlükte olduğu, bu protokol uyarınca 2002 yılında ve sonraki yıllarda ödenecek arazi bedelleri için her yıl deflatör katsayısı oranında artış yapılması gerektiği, davalı ...'ın 12/03/2009 tarihinde «temerrüde» düştüğü, bu tarihten itibaren gecikme zammının talep edilebileceği, gecikme zammının 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, 26740 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmeliğin 64. maddesinde ödenmeyen bedeller için 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesinde düzenlenen oranda gecikme zammı alınacağının açıkça düzenlenmesi karşısında alınması gereken «gecikme faizinin» 6183 sayılı Yasa hükümlerinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar olacağı ve yine 3065 sayılı KDV Yasasının 24/c hükmü uyarınca söz konusu alacağa KDV'nin de uygulanması gerektiği, bu nedenle ödenmemiş olan izin bedeline ve bu bedel üzerinden ödenecek KDV miktarına ayrı ayrı gecikme zammı yürütülebileceği gibi ödenmeyen izin bedelinin bu bedel üzerinden ödenmesi gereken KDV miktarı ile toplanarak, tespit edilecek miktara gecikme zammı uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, eksik ödenen arazi kullanım bedeli olarak 77.562,25 TL alacağın 12/03/2009 tarihinden itibar …
2-Dava, sözleşme ve «taahhüt» senedi hükümleri gereği 1999 ile 2009 yılları arasındaki döneme tekabül eden arazi tahsis bedeli ve KDV'si ile gecikme zammı ve KDV'sinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet kuralları · kıymet takdiri · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralları · gecikme faizi · iyiniyet · pasif husumet yokluğu · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaŞayet bu bedel «taahhüt» senedinin 7-a maddesi gereği «komisyonca» belirlenmişse bu belirlemenin yöntemine uygun olup olmadığı, idarenin kullanım bedelini belirleme hakkını kullanırken «objektif iyiniyet kuralları» içerisinde hareket edip etmediği irdelenmemiş soyut olarak idarenin bildirdiği değer esas alınmıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasındaki devir «protokolünün» hükümleri gözetildiğinde ...'ın faaliyet alanında kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağın tahsili için açılan davada «husumetin» ...'a yöneltilmesinin mümkün olmadığı, 04/04/2002 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ve ödenmesi gereken yıllar itibariyle yürürlükte olduğu, bu protokol uyarınca 2002 yılında ve sonraki yıllarda ödenecek arazi bedelleri için her yıl deflatör katsayısı oranında artış yapılması gerektiği, davalı ...'ın 12/03/2009 tarihinde «temerrüde» düştüğü, bu tarihten itibaren gecikme zammının talep edilebileceği, gecikme zammının 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, 26740 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmeliğin 64. maddesinde ödenmeyen bedeller için 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesinde düzenlenen oranda gecikme zammı alınacağının açıkça düzenlenmesi karşısında alınması gereken «gecikme faizinin» 6183 sayılı Yasa hükümlerinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar olacağı ve yine 3065 sayılı KDV Yasasının 24/c hükmü uyarınca söz konusu alacağa KDV'nin de uygulanması gerektiği, bu nedenle ödenmemiş olan izin bedeline ve bu bedel üzerinden ödenecek KDV miktarına ayrı ayrı gecikme zammı yürütülebileceği gibi ödenmeyen izin bedelinin bu bedel üzerinden ödenmesi gereken KDV miktarı ile toplanarak, tespit edilecek miktara gecikme zammı uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, eksik ödenen arazi kullanım bedeli olarak 77.562,25 TL alacağın 12/03/2009 tarihinden itibar …
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1999 yılına ilişkin ödenmesi gereken tahsis bedelinin 3.050,49 TL'den ödenen 290,60 TL «mahsup» edilerek alacağın 2.759,89 TL olduğunu bildirmişse de, bedelin nasıl bulunduğu taraf, mahkeme ve Yargıtay «denetimine elverişli» olarak açıklanmamıştır.
Dolayısıyla rapor bu haliyle «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11352 E. 2014/2675 K.
Ortak:taahhütname · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli «taahhüt» senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için «vade» taahhütte belirlendiğinden her hangi bir «ihtar» gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen y …
Davacı İdare,imzalanan «taahhütname» gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın «gecikme cezası» yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından «bilirkişi raporuna itirazda» bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle «kusurun» davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, «lehtarı» ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan «taahhüt» senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatla …
T.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli «protokol» ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin «taahhütnamelerinde» yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · lehtar · husumet ehliyeti · pasif husumet · protokol · taraf ehliyeti · ıslah · dahili dava
Benzer bu karardaT.. aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyetinin» bulunmaması nedeniyle reddine, davalı S..
S..'ın ödemediği ve eksik ödediği arazi tahsis bedelinin KDV «dahil» tutarı yönünden alacağın varlığının kabul edildiği ancak 2002 yılı arazi tahsis bedeli tutarı bilirkişi raporundan farklı olarak sehven dava dilekçesindeki tutar olarak hükme aktarılarak bu şekilde «ıslah» edilen miktardan dahi fazlaya hükmedildiği ve 2001 yılı yönünden sehven hüküm kurulmadığı, «vekalet ücretinin» de hükümde yer alan bedeller üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle, davalı T..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, «lehtarı» ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan «taahhüt» senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatla …
T.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli «protokol» ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin «taahhütnamelerinde» yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2004/13253 E., 2005/11148 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/13253 E., 2005/11148 K.
GECİKME CEZASI
TAHSİS EDİLEN BEDELLERİN ZAMANINDA ÖDENMEMESİ
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Karadeniz Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.02.2003 tarih ve 2000/138-2003/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kandilli-Armutçuk arasında çekilen enerji nakil hattıyla ilgili olarak müvekkili idarece Orman Bakanlığı oluru ile izin verildiğini,imzalanan taahhütname gereğince her takvim yılının Ocak ayı içerisinde arazi tahsis bedellerinin ödenmesi gerektiğini ancak 1996,1997,1998 ve 1999 yılı arazi tahsis bedellerinin zamanında yatırılmadığını,süresinde ödenmeyen arazi tahsis bedelleri için taahhütname hükümleri gereğince gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek,fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 42.930.619 TL sının taahhütnamede belirtildiği üzere kanuni faizi ve KDV.si ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacının müvekkili kuruma açıklanan yıllara arazi kullanım bedellerini tespit ve tebliğ etmediğini,kusurun yıllık arazi tahsis bedellerini belirleyip,müvekkiline tebliğ etmeyen davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli taahhüt senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için vade taahhütte belirlendiğinden her hangi bir ihtar gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen yıllara ait toplam 42.930.619 TL.gecikme zammı borcu olduğu,gecikme zammına ayrıca faiz istenemeyeceği,sözleşmede hüküm bulunmadığından KDV talebinin de reddi gerektiği belirtilerek,42.930.619 TL sının davalıdan tahsiline,faiz ve KDV taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanında ödenmeyen arazi tahsis bedelleri için tahakkuk ettirilen gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir. Davacı İdare,imzalanan taahhütname gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın gecikme cezası yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından bilirkişi raporuna itirazda bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle kusurun davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16531700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz