Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11352 E. 2014/2675 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ pasif husumet ehliyeti↗ lehtar↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ taahhütname↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, lehtarı ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan taahhüt senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatlarındaki artışlar esas alınarak hesap edilecek yıllık tecessüm bedelinin her takvim yılının 1. ayı içinde orman idaresi veznesine ödeneceğinin düzenlendiği, davalı T.. T.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli protokol ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin taahhütnamelerinde yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S.. S..'ın ödemediği ve eksik ödediği arazi tahsis bedelinin KDV dahil tutarı yönünden alacağın varlığının kabul edildiği ancak 2002 yılı arazi tahsis bedeli tutarı bilirkişi raporundan farklı olarak sehven dava dilekçesindeki tutar olarak hükme aktarılarak bu şekilde ıslah edilen miktardan dahi fazlaya hükmedildiği ve 2001 yılı yönünden sehven hüküm kurulmadığı, vekalet ücretinin de hükümde yer alan bedeller üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle, davalı T.. T.. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine, davalı S.. S.. aleyhine açılan davanın kabulü ile 2002-2009 yılları arasında eksik ödenen arazi kullanım bedeli olan toplam 81.043 TL idare alacağının dava ve ıslah tarihinden itibaren gecikme zammı ve gecikme zammının KDV ile birlikte davalı S.. S..'tan tahsiline, dava konusu edilen 2001-2009 yılları arası geç ödenen arazi tahsis bedelleri gecikme zammı ve KDV tutarı 668,15 TL'nın dava tarihinden itibaren davalı S.. S..'tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı S.. S.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, arazi kullanım bedelinin eksik ve gecikmeli ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasıdır. Davacı taraf, dava dilekçesinde 2001-2009 yılları arasında eksik ödenen arazi tahsis bedelinin ve ödeme yapılan kısmın gecikmeli ödenmesi nedeniyle gecikme zammının 6183 Sayılı Yasa'ya göre işleyecek gecikme zammı ve KDV ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde, dava konusu 2002 yılı arazi tahsis bedeli tutarının bilirkişi raporundan farklı olarak sehven dava dilekçesindeki tutar olarak hükme aktarılarak bu şekilde ıslah edilen miktardan dahi fazlaya hükmedildiği ve 2001 yılı yönünden sehven hüküm kurulmadığı, vekalet ücretinin de hükümde yer alan bedeller üzerinden hesaplandığı belirtilmek suretiyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK'nın 388/son (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın hüküm fırkası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalı S.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2687 E. 2019/1684 K.
Ortak:pasif husumet · protokol · taahhütname · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaT.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli «protokol» ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin «taahhütnamelerinde» yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S..
T.. aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyetinin» bulunmaması nedeniyle reddine, davalı S..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, «lehtarı» ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan «taahhüt» senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatla …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasındaki devir «protokolünün» hükümleri gözetildiğinde ...'ın faaliyet alanında kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağın tahsili için açılan davada «husumetin» ...'a yöneltilmesinin mümkün olmadığı, 04/04/2002 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ve ödenmesi gereken yıllar itibariyle yürürlükte olduğu, bu protokol uyarınca 2002 yılında ve sonraki yıllarda ödenecek arazi bedelleri için her yıl deflatör katsayısı oranında artış yapılması gerektiği, davalı ...'ın 12/03/2009 tarihinde «temerrüde» düştüğü, bu tarihten itibaren gecikme zammının talep edilebileceği, gecikme zammının 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, 26740 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmeliğin 64. maddesinde ödenmeyen bedeller için 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesinde düzenlenen oranda gecikme zammı alınacağının açıkça düzenlenmesi karşısında alınması gereken «gecikme faizinin» 6183 sayılı Yasa hükümlerinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar olacağı ve yine 3065 sayılı KDV Yasasının 24/c hükmü uyarınca söz konusu alacağa KDV'nin de uygulanması gerektiği, bu nedenle ödenmemiş olan izin bedeline ve bu bedel üzerinden ödenecek KDV miktarına ayrı ayrı gecikme zammı yürütülebileceği gibi ödenmeyen izin bedelinin bu bedel üzerinden ödenmesi gereken KDV miktarı ile toplanarak, tespit edilecek miktara gecikme zammı uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, eksik ödenen arazi kullanım bedeli olarak 77.562,25 TL alacağın 12/03/2009 tarihinden itibar …
Bu suretle, mahkemece, davaya dayanak «protokol» ve «taahhüt» senedinde yer alan hükümler nazara alınarak «ibraz» edilen 1999 yılı arazi tahsis bedeli «kıymet takdir» tutanağı ve 02/02/2009 tarihli ./.. inceleme raporu ile ekinde yer alan eksik ödenen enerji nakil hakkı izni bedel tablosunda yer alan hesaplamalar ile bildirilen bedellerin doğruluğunun denetlenmesi açısından «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak iddia ve savunmalara göre dava konusu edilen alacakların tespitinin sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, sözleşme ve «taahhüt» senedi hükümleri gereği 1999 ile 2009 yılları arasındaki döneme tekabül eden arazi tahsis bedeli ve KDV'si ile gecikme zammı ve KDV'sinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet kuralları · kıymet takdiri · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralları · gecikme faizi · iyiniyet · pasif husumet yokluğu · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaŞayet bu bedel «taahhüt» senedinin 7-a maddesi gereği «komisyonca» belirlenmişse bu belirlemenin yöntemine uygun olup olmadığı, idarenin kullanım bedelini belirleme hakkını kullanırken «objektif iyiniyet kuralları» içerisinde hareket edip etmediği irdelenmemiş soyut olarak idarenin bildirdiği değer esas alınmıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasındaki devir «protokolünün» hükümleri gözetildiğinde ...'ın faaliyet alanında kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağın tahsili için açılan davada «husumetin» ...'a yöneltilmesinin mümkün olmadığı, 04/04/2002 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ve ödenmesi gereken yıllar itibariyle yürürlükte olduğu, bu protokol uyarınca 2002 yılında ve sonraki yıllarda ödenecek arazi bedelleri için her yıl deflatör katsayısı oranında artış yapılması gerektiği, davalı ...'ın 12/03/2009 tarihinde «temerrüde» düştüğü, bu tarihten itibaren gecikme zammının talep edilebileceği, gecikme zammının 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca hesaplanması gerektiği, 26740 sayılı Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmeliğin 64. maddesinde ödenmeyen bedeller için 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesinde düzenlenen oranda gecikme zammı alınacağının açıkça düzenlenmesi karşısında alınması gereken «gecikme faizinin» 6183 sayılı Yasa hükümlerinde belirtilen gecikme zammı oranı kadar olacağı ve yine 3065 sayılı KDV Yasasının 24/c hükmü uyarınca söz konusu alacağa KDV'nin de uygulanması gerektiği, bu nedenle ödenmemiş olan izin bedeline ve bu bedel üzerinden ödenecek KDV miktarına ayrı ayrı gecikme zammı yürütülebileceği gibi ödenmeyen izin bedelinin bu bedel üzerinden ödenmesi gereken KDV miktarı ile toplanarak, tespit edilecek miktara gecikme zammı uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, eksik ödenen arazi kullanım bedeli olarak 77.562,25 TL alacağın 12/03/2009 tarihinden itibar …
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1999 yılına ilişkin ödenmesi gereken tahsis bedelinin 3.050,49 TL'den ödenen 290,60 TL «mahsup» edilerek alacağın 2.759,89 TL olduğunu bildirmişse de, bedelin nasıl bulunduğu taraf, mahkeme ve Yargıtay «denetimine elverişli» olarak açıklanmamıştır.
Dolayısıyla rapor bu haliyle «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/13253 E. 2005/11148 K.
Ortak:taahhütname · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, «lehtarı» ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan «taahhüt» senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatla …
T.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli «protokol» ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin «taahhütnamelerinde» yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S..
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli «taahhüt» senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için «vade» taahhütte belirlendiğinden her hangi bir «ihtar» gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen y …
Davacı İdare,imzalanan «taahhütname» gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın «gecikme cezası» yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından «bilirkişi raporuna itirazda» bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle «kusurun» davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · bilirkişi raporuna itiraz · vade · ihtar · kusur · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı İdare,imzalanan «taahhütname» gereğince arazi tahsis bedellerinin her takvim yılının Ocak ayı içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini,ancak davalının tahsis bedellerini zamanında yatırmadığını ileri sürmektedir.Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın «gecikme cezası» yönünden kabulüne karar verilmişse de,bilirkişi raporunda dayanılan 10.06.1985 tarihli taahhütname dosyada bulunmamaktadır.Dosyada bulunan dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattı ile ilgili imzasız ve tarihsiz taahhütnamenin 3.maddesinin 3.fıkrasında ise ait olduğu yıl başlamadan önce arazi tahsis bedellerinin Devlet İhaleleri Genelgesindeki gayrimenkul kiralamalarında gösterilen artış oranları emsal kabul edilerek bu oranların önceki yıla ait bedele ilavesi suretiyle tespit ve tebliğ edileceği belirtilmiştir.Yine aynı yere ait enerji nakil hattı ile ilgili yıllık arazi kullanma bedeli tespiti yıllarının birinci beş yıllık dilim süresinin 03.12.1992 tarihinde dolmuş olduğu dosyada mevcut tespit tutanağından anlaşılmakla,1990 ve 1995 yıllarının bedel tespit yılları olduğuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmenin de dosyada mevcut belgelerle uyumlu olmadığı ve davalı tarafından «bilirkişi raporuna itirazda» bulunularak, dosyada mevcut taahhüt senedi hükümleri uyarınca davacının yıllık kullanım bedellerini tespit edip, bildirmediği, bu nedenle «kusurun» davacı İdare'de olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,davacının dayandığı taahhüt senedi ile davalının dayandığı ve dosyada bulunan taahhüt senedi hükümleri ödeme konusunda farklı hükümler içerdiğinden öncelikle,dava konusu "Kandilli-Armutçuk"arasında çekilen enerji nakil hattına ilişkin olarak yapılan ve davacının dayandığı 10.06.1985 tarihli Taahhüt Senedinin dosyaya davacı tarafından sunulmasının istenmesine,bu senet sunulduğu takdirde bu kez de senette belirtilen şekilde bedel tespitlerinin davacı idare tarafından yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenerek, davalının taahhütname gereğince «temerrüdünün» gerçekleşip gerçekleşme-diğinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında imzalanan 10.06.1985 tarihli «taahhüt» senedinin 7-a maddesi uyarınca arazi kulanım bedellerinin 5 yılda bir hesaplanıp,bu bedelin her takvim yılının 1.ayında davacı idareye ödenmesi gerektiği,1990-1995 yıllarının bedel tespit yılları olup,aradaki yıllar için «vade» taahhütte belirlendiğinden her hangi bir «ihtar» gerekmeksizin her yılın ilk ayı ödeme yapılması gerektiği,davalı yanın arazi tahsis bedellerini ödediği 25.02.1999 tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen y …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11352 E. , 2014/2675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEYVE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2013
NUMARASI 2010/180-2013/44
Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2013 tarih ve 2010/180-2013/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı S.. S.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kurumlar tarafından izin talep edilen 17.770 m2'lik K. enerji nakil hattı ile ilgili olarak yıllık arazi kullanma bedelinin 2001-2009 yılları arasında eksik ödendiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, eksik ödenen arazi tahsis bedeli ve % 18 KDV ile birlikte toplam 69.702,33 TL'nın ödenmeleri gereken tarihten tahsil tarihine kadar 6183 sayılı Yasa'ya göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammı KDV ile birlikte ve dava konusu edilen yıllar arasında eksik ödenen arazi tahsis bedellerinin gecikmeli olarak yatırılmasından dolayı tahakkuk eden 1.720,50 TL gecikme zammı ve KDV toplamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. S.. ve T.. T.. vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığı düzenleyen 08/08/1970 tarihli, lehtarı ETİBANK Genel Müdürlüğü olan 99 yıllığına imzalanan taahhüt senedi ile her 5 yılda bir, geçmiş 5 yıl zarfında taşınmaz kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit olunacak yıllık arazi kullanma bedeli ve hesap fiyatlarındaki artışlar esas alınarak hesap edilecek yıllık tecessüm bedelinin her takvim yılının 1. ayı içinde orman idaresi veznesine ödeneceğinin düzenlendiği, davalı T.. T.. ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 2002 tarihli protokol ile taraflar arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla evveliyatından beri verilen izinlerin taahhütnamelerinde yer alan bedel artış sistemleri, ödenmeyen gecikme zamları ve izinsiz tesis edilen hatlar ile ilgili düzenlemelerin konu edildiği, davalı S..
S..'ın ödemediği ve eksik ödediği arazi tahsis bedelinin KDV dahil tutarı yönünden alacağın varlığının kabul edildiği ancak 2002 yılı arazi tahsis bedeli tutarı bilirkişi raporundan farklı olarak sehven dava dilekçesindeki tutar olarak hükme aktarılarak bu şekilde ıslah edilen miktardan dahi fazlaya hükmedildiği ve 2001 yılı yönünden sehven hüküm kurulmadığı, vekalet ücretinin de hükümde yer alan bedeller üzerinden hesaplandığı gerekçesiyle, davalı T.. T.. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine, davalı S.. S.. aleyhine açılan davanın kabulü ile 2002-2009 yılları arasında eksik ödenen arazi kullanım bedeli olan toplam 81.043 TL idare alacağının dava ve ıslah tarihinden itibaren gecikme zammı ve gecikme zammının KDV ile birlikte davalı S..
S..'tan tahsiline, dava konusu edilen 2001-2009 yılları arası geç ödenen arazi tahsis bedelleri gecikme zammı ve KDV tutarı 668,15 TL'nın dava tarihinden itibaren davalı S.. S..'tan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı S.. S.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, arazi kullanım bedelinin eksik ve gecikmeli ödenmesi nedeniyle açılan alacak davasıdır. Davacı taraf, dava dilekçesinde 2001-2009 yılları arasında eksik ödenen arazi tahsis bedelinin ve ödeme yapılan kısmın gecikmeli ödenmesi nedeniyle gecikme zammının 6183 Sayılı Yasa'ya göre işleyecek gecikme zammı ve KDV ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde, dava konusu 2002 yılı arazi tahsis bedeli tutarının bilirkişi raporundan farklı olarak sehven dava dilekçesindeki tutar olarak hükme aktarılarak bu şekilde ıslah edilen miktardan dahi fazlaya hükmedildiği ve 2001 yılı yönünden sehven hüküm kurulmadığı, vekalet ücretinin de hükümde yer alan bedeller üzerinden hesaplandığı belirtilmek suretiyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır.
HUMK'nın 388/son (Yeni HMK m.297) fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kararın hüküm fırkası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkemece anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalı S.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı S.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101737300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz