Taraflardan biri tacir değilse davanın nispi ticari dava sayılamayacağı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1076 E. 2020/941 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hem de her iki tarafın tacir olması şarttır; taraflardan biri tacir değilse, işin ticari iş karinesi kapsamında olması veya diğer taraf için ticari iş sayılması, davayı ticari dava haline getirmez ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil genel mahkeme (asliye hukuk mahkemesi) olur; bu durumda görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Davanın nispi ticari dava sayılıp sayılmayacağı ve görevli mahkemenin tespiti → ret
İddia: Davalı vekili, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Gerekçe: HMK 114/1-c uyarınca görev, mahkemeye ilişkin olumlu bir dava şartıdır; HMK 1 uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir, bu nedenle dava şartlarının varlığı davanın her aşamasında re'sen araştırılır; dava şartının bulunmaması halinde HMK 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verilir. TTK 4. maddesinde ticari davalar mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık yasal düzenleme bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup TTK 5 uyarınca asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır; TTK 4/1 uyarınca bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK 19/2'de düzenlenen ticari iş karinesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez; TTK kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir; işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda davacı tacir olsa da davalının tacir olmadığı belirlendiğinden davanın her iki tarafının tacir ve her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili olma şartı gerçekleşmemiştir; bu nedenle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Nispi ticari dava tespitinde her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmesiyle ilgili olması şartlarının birlikte aranması gerektiğine, ticari iş karinesinin bu koşulu ikame edemeyeceğine ilişkin genel bir kural içermesi nedeniyle görev uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmesiyle ilgili bulunması şartları birlikte gerçekleşmeyen davalarda, uyuşmazlık nispi ticari dava sayılamayacağından görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil genel mahkeme (asliye hukuk mahkemesi) dir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi ticari dava↗ mutlak ticari dava↗ ticari iş karinesi↗ görev dava şartı↗ tacir↗ ticari işletme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1076
KARAR NO 2020/941
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/07/2020
NUMARASI 2020/105 Esas - 2020/441 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/10/2020
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ikinci el araç alım satım işi yaptığını, davalı borçlu ile müvekkili arasında araç alım satımına ilişkin ticari münasebet bulunduğunu, bu sebeple müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiye güvenerek davalı borçludan araç satın almak için borçlunun banka hesabında kısmi satış bedeli ve kapora bedeli olarak para gönderdiğini ancak davalı borçlu tarafından bahse konu araçların satış ve devri borcu yerine getirilmediğini, araçların satış ve devrinin müvekkiline verilmediğini ve davalının hesabından gönderilen paraların müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili tarafından davalı borçlunun banka hesabına 17.06.2019 tarihinde açıklama kısmına ... araç için kapora yazılarak 5.000- TL para gönderildiğini, ancak daha sonra bahse konu aracın satışının müvekkiline verilmediği gibi kapora bedelinin de iade edilmediğini, arabuluculuk başvurusunun da olumsuz sonuçlandığını belirterek davalının itirazının iptali ile davalının icra inkar tazminatı ile yükümlendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmiş fakat davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından davalı davayı inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının tacir olmadığı, somut uyuşmazlığın taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinden kaynaklanması, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunmaması ve mutlak ticari dava olarak sayılan hususlardan da olmaması karşısında uyuşmazlığın esasını çözmede görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK.
4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava sözkonusu olup,TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez..Somut olayda davacı tacir ise de ;davalının tacir olmadığı belirlenmiş olmakla davanın her iki tarafının tacir ve her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili olma şartı gerçekleşmediğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesin de isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 49-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165279 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi