Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14230 E. 2015/106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çoklu endüstriyel tasarım belgesinin dava dışı.... ve.... adına tescilli olup, davalı şirket adına tescilli bulunmadığı, 554 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca tasarımının hükümsüzlüğü davasının ancak davanın açıldığı anda tasarım sicilinde tasarım belgesi sahibi olarak görülen kişilere karşı açılabileceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davalının dava tarihinde tasarım belgesinin sahibi olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kural olarak, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü davası, sicilde malik görünen kişiye karşı açılır.
Dava şartının dava açıldığı tarihte mevcut olmamasına rağmen daha sonra tamamlanması durumu 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Bu Yasa hükmü aynen; “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez” şeklindedir.
Somut olayda, dava açıldığı tarihte hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesi dava dış...... ve..... adına tescillidir. Ancak yargılama devam
ederken davaya konu tasarım belgesi 14.01.2014 tarihinde davalı şirket tarafından devralınmıştır. Bu itibarla, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesinin yargılama devam ederken davalı tarafından devralınması karşısında, yukarıda açıklanan 6100 Sayılı HMK’nın 115/3. maddesi hükmü uyarınca, dava şartları sonradan tamamlandığına ve taraflarca bu husus ileri sürülmediğine göre mahkemece HMK 114/h ve HMK 115/3. maddeleri de değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10622 E. 2013/23514 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname eksikliği · dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme tutanağı · usulüne uygun tebliğ · ön inceleme duruşması · dava şartı yokluğu · kesin süre · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, «inceleme tutanağının» davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» katılmadığı, davalılar vekilinin davayı takip ettiğini beyan ettiği, duruşmada davacı vekilinin vekaletnamesinin bulunmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 114/f maddesi gereği, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet «ehliyetine» sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilinin «vekaletname eksikliği» giderilmesi mümkün olan dava şartı noksanlıklarından olmakla, davacı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini «ibraz» etmek üzere, «kesin süre» verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1120 E. 2019/8153 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · maddi ve manevi tazminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaAncak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Dava, marka hükümsüzlüğü ile «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinde henüz tescil edilmeyen marka için hükümsüzlük davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın «usulden reddine» karar verir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14230 E. , 2015/106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.06.2014 tarih ve 2013/340-2014/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına .... nezdinde tescilli 2012/03486 nolu çoklu endüstriyel tasarım tescil belgesinin başvuru tarihinden çok önce kamuya arz edilmiş olduğunu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımadığını ileri sürerek, tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çoklu endüstriyel tasarım belgesinin dava dışı.... ve.... adına tescilli olup, davalı şirket adına tescilli bulunmadığı, 554 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca tasarımının hükümsüzlüğü davasının ancak davanın açıldığı anda tasarım sicilinde tasarım belgesi sahibi olarak görülen kişilere karşı açılabileceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davalının dava tarihinde tasarım belgesinin sahibi olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kural olarak, tasarım belgesinin hükümsüzlüğü davası, sicilde malik görünen kişiye karşı açılır.
Dava şartının dava açıldığı tarihte mevcut olmamasına rağmen daha sonra tamamlanması durumu 6100 sayılı HMK’nın 115. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Bu Yasa hükmü aynen; “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez” şeklindedir.
Somut olayda, dava açıldığı tarihte hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesi dava dış...... ve..... adına tescillidir. Ancak yargılama devam
ederken davaya konu tasarım belgesi 14.01.2014 tarihinde davalı şirket tarafından devralınmıştır. Bu itibarla, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesinin yargılama devam ederken davalı tarafından devralınması karşısında, yukarıda açıklanan 6100 Sayılı HMK’nın 115/3. maddesi hükmü uyarınca, dava şartları sonradan tamamlandığına ve taraflarca bu husus ileri sürülmediğine göre mahkemece HMK 114/h ve HMK 115/3. maddeleri de değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164885000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz