Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2002/6596 E. 2002/11091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ yetki ilk itirazı↗ ilk itiraz↗ trafik kazası↗ yetki itirazı↗ kasko sigortası↗ rücu↗ haksız fiil↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, olayda Aydın ve Söke mahkemelerinin yetkili olduğu, haksız fiil hükümlerine göre davaya Söke mahkemelerinde bakılması gerektiği, davacının tercih hakkını yanlış kullandığı gerekçesiyle, yetki itirazının kabulüne, dosyanın talep halinde Söke Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Davacı sigorta şirketinin TTK.nun 1301 nci maddesine dayanarak sigortalısına ödediği tazminat açısından sigortalının ardılı sıfatıyla zarara neden olan aracın işleticilerine karşı açtığı davada, HUMK.nun 9 ve 21 nci maddeleri gereğince yetkili mahkeme ya davalının ikametgahı yada kaza yeri mahkemesidir. Bir davanın görülmesi sırasında birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda seçim hakkının davacıya ait olduğu tartışma götürmeyecek şekilde açıktır. HUMK.nun 27 nci maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak yetkisiz mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak seçim hakkı ilk itiraz olarak davalıya geçecektir. Davalı yetki itirazında yalnızca bir mahkemeyi göstererek seçim hakkını kullanabilir. Bu durumda, mahkemece dosyanın yetkili yer mahkemesine gönderilmesi gerekir. Buna karşılık davalı yetki ilk itirazında birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde seçim hakkı bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır. Bu durumda mahkeme davacıya yetkili mahkemelerden birisi için seçim hakkını kullandırmalıdır.
Somut olayda trafik kazası Söke de meydana gelmiş olup, yetki itirazında bulunan davalı […]’in ikametgahı Aydın’dır. Anılan davalı, cevap dilekçesinde Aydın mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiş olmasına rağmen yargılama sırasında Söke mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda yetki itirazında bulunan davalı […] birden fazla mahkeme göstererek HUMK.nun 23/son maddesine uygun yetki itirazında bulunmamakla seçim hakkını yitirmiş, bu hak davacıya geçmiştir.
Mahkemece, davacıya Söke veya Aydın Mahkemelerinden birisini seçme hakkı tanınarak yetkisizlik kararı ile dosyanın seçilen mahkemeye gönderilmesi gerekirken davalının usulsüz yetki itirazının nazara alınarak yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/234 E. 2010/6138 K.
Ortak:seçim hakkı · yetki ilk itirazı · ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBuna karşılık davalı «yetki ilk itirazında» birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde «seçim hakkı» bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır.
HUMK.nun 27 nci maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak «yetkisiz» mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak «seçim hakkı» «ilk itiraz» olarak davalıya geçecektir.
Davalı «yetki itirazında» yalnızca bir mahkemeyi göstererek «seçim hakkını» kullanabilir.
Benzer bu karardaBuna karşılık davalı «yetki ilk itirazında» birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde «seçim hakkı» bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır.
HUMK.'nun 27 nci maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak «yetkisiz» mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak «seçim hakkı» «ilk itiraz» olarak davalıya geçecektir.
Davalı «yetki itirazında» yalnızca bir mahkemeyi göstererek «seçim hakkını» kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · hasar
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «yetki itirazında» iki ayrı yerin yetkili olduğunu ileri sürmesi nedeniyle yetki itirazı usule uygun olmadığından reddinin gerektiği ve sigortalı işyerinde «hasar» oluşmasına neden olan kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9164 E. 2010/413 K.
Ortak:seçim hakkı · yetki ilk itirazı · ilk itiraz · yetki itirazı · yetki · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi · i̇i̇k 72/son · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBuna karşılık davalı «yetki ilk itirazında» birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde «seçim hakkı» bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır.
Bu durumda «yetki itirazında» bulunan davalı Fayik Ö. birden fazla mahkeme göstererek HUMK.nun 23/«son» maddesine uygun yetki itirazında bulunmamakla «seçim hakkını» yitirmiş, bu hak davacıya geçmiştir.
HUMK.nun 27 nci maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak «yetkisiz» mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak «seçim hakkı» «ilk itiraz» olarak davalıya geçecektir.
Benzer bu karardaBuna karşılık davalı «yetki ilk itirazında» birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde «seçim hakkı» bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır.
Bu durumda davalının «yetki itirazında» birden fazla mahkemeyi yetkili göstermiş olması H.U.M.K'nun 23/«son» maddesine aykırı olup, «seçim hakkı» tekrar davacıya geçmektedir.
Bir davanın görülmesi sırasında birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda «seçim hakkı» davacıya ait olup, HUMK'nun 27.maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak «yetkisiz» mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak seçim hakkı «ilk itiraz» olarak davalıya geçecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · nakliyat sigortası · icra takibine itiraz · sulh hukuk mahkemesi · sulh
Benzer bu kararda… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve icra takibinde «icra dairesinin yetkisine itirazda» bulunulmadığı taktirde taraflar açısından icra dairesinin yetkisinin kesinleşmiş olup, gerek H.U.M.K. ve gerekse İ.İ.K.'da «icra takibine itiraz» üzerine açılacak itirazın iptali davasının, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin «yetki» çevresinde açılmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının red …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının adresinin Şanlıurfa olduğu mahkemenin «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, istek halinde dosyanın yetkili Şanlıurfa «sulh hukuk» mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7441 E. 2014/14808 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · ispat yükü · havale · temsil · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından Alman Sosyal Güvenlik Kurumu kanıyla davacı adına davalı bankalara veya şubelerine «prim» «havale» edilip edilmediğinin «kesin» olarak ispat edilemediği, davalı Y.K.
… nın Söke Şubesi'nde bulunan hesabına havalesine dair talepte bulunduğu, bahsi geçen paranın 15.2.1985 tarihinde yetkili Alman makamlarınca davalı bankanın Frankfurt «temsilciliği» aracılığıyla davacı tarafından bildirilen hesaba «havale» edildiği hususu sabittir.
Bu açıklamalar uyarınca davalı bankanın Söke Şubesi'nde paranın «havale» edildiği belirtilen davacıya ait hesabın bulunmadığı, havale edilen paranın tamamının davacıya ödendiği veya paranın havale edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 3182 Sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca yasal yükümlülükler yerine getirilerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğine yönelik «ispat yükünün» davalıda olduğu ve davacının kısmi ödemeye dair beyanı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı y …
Kredi Bankası A.Ş'nin Söke Şubesi'nde bulunan davacıya ait hesaba «havale» edilmiş olması nedeniyle davalı T.C.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2002/6596 E., 2002/11091 K.
11. Hukuk Dairesi 2002/6596 E., 2002/11091 K.
DAVACININ YETKİLİ OLMAYAN MAHKEMEDE DAVA AÇMASI
DAVALININ SEÇİM HAKKINI YANLIŞ KULLANMASI
SİGORTA ŞİRKETİNİN İŞLETENE KARŞI AÇTIĞI DAVADA YETKİLİ MAHKEME
YETKİ İLK İTİRAZI
YETKİDE SEÇİM HAKKINININ DAVACIYA AİT OLMASI
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 9 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 187 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 21 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 23 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 27 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 1301 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 11.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2002 tarih ve 2001/953 - 2002/195 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın %100 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen
hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.708.332.750.-TL.nın davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı […] vekili, müvekkilinin Aydında ikamet ettiğini savunarak yetki itirazında bulunmuş, yargılama sırasında kazanın Söke de olduğunu belirterek Söke mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, olayda Aydın ve Söke mahkemelerinin yetkili olduğu, haksız fiil hükümlerine göre davaya Söke mahkemelerinde bakılması gerektiği, davacının tercih hakkını yanlış kullandığı gerekçesiyle, yetki itirazının kabulüne, dosyanın talep halinde Söke Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Davacı sigorta şirketinin TTK.nun 1301 nci maddesine dayanarak sigortalısına ödediği tazminat açısından sigortalının ardılı sıfatıyla zarara neden olan aracın işleticilerine karşı açtığı davada, HUMK.nun 9 ve 21 nci maddeleri gereğince yetkili mahkeme ya davalının ikametgahı yada kaza yeri mahkemesidir. Bir davanın görülmesi sırasında birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda seçim hakkının davacıya ait olduğu tartışma götürmeyecek şekilde açıktır. HUMK.nun 27 nci maddesi gereğince davacı bu hakkını yanlış kullanarak yetkisiz mahkemede dava açtığı takdirde doğal olarak seçim hakkı ilk itiraz olarak davalıya geçecektir. Davalı yetki itirazında yalnızca bir mahkemeyi göstererek seçim hakkını kullanabilir.
Bu durumda, mahkemece dosyanın yetkili yer mahkemesine gönderilmesi gerekir. Buna karşılık davalı yetki ilk itirazında birden fazla yetkili mahkemeyi gösterdiği takdirde seçim hakkı bu sefer tekrar davacıya ait olacaktır. Bu durumda mahkeme davacıya yetkili mahkemelerden birisi için seçim hakkını kullandırmalıdır.
Somut olayda trafik kazası Söke de meydana gelmiş olup, yetki itirazında bulunan davalı […]’in ikametgahı Aydın’dır. Anılan davalı, cevap dilekçesinde Aydın mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiş olmasına rağmen yargılama sırasında Söke mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda yetki itirazında bulunan davalı […] birden fazla mahkeme göstererek HUMK.nun 23/son maddesine uygun yetki itirazında bulunmamakla seçim hakkını yitirmiş, bu hak davacıya geçmiştir.
Mahkemece, davacıya Söke veya Aydın Mahkemelerinden birisini seçme hakkı tanınarak yetkisizlik kararı ile dosyanın seçilen mahkemeye gönderilmesi gerekirken davalının usulsüz yetki itirazının nazara alınarak yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16291900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz