İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/1159 E. 2006/795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
brokerlik↗ tellallık sözleşmesi↗ sigorta ettiren↗ tanıma↗ sigorta sözleşmesi↗ fesih↗ protokol↗ ihbar↗ ihtarname↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 16.04.2003 tarihli fesih ihbar mektubu ile daha ehven şartlar oluşturulması nedeniyle protokolü feshettiğini davacı şirkete bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ücret veya tazminat istemine ilişkin hüküm bulunmadığı, doktrinde sigorta brokerlerinin hukuki açıdan ticari işler tellalı olarak belirtildiği, bunun neticesinde de TTK'nun ticari işler tellallığına ilişkini00. madde ile BK'nun 404-409. madde hükümlerine tabi olacağı, Yargıtay Onü-çüncü Hukuk Dairesi'nin 2002/9047-12046 sayılı kararında "tellalın ücret talep etme hakkı, taraflar arasında sözleşmenin yapılması ve bordronun verilmesiyle meydana geleceği, aksi takdirde ticari işler tellalının ücret isteminin, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasına bağlı olduğunun" belirtildiği, dava konusu olayda davalı şirketin protokolü feshettiği, protokolde ise ayrı bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sigorta brokerliği sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, sözleşme nedeniyle ücret alacağını değil, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek, tazminat alacağının tahsilini istemiştir.
Mevzuatımızda ilk kez 539 sayılı KHK ile değiştirilen Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37. maddesinde diğer sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta brokeri, "Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı temsil ederek ve sigorta şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikenin sigorta edilmesi için sigorta sözleşmesi yapmak isteyenlerle, sigorta şirketini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önceki gerekli hazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaların uygulanmasında, özellikle tazminatın ödenmesinde yardımcı olan gerçek veya tüzel kişilerdir." şeklinde tanımlanmış bulunmaktadır. Aynı tanıma, Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinde de yer verilmiştir.
Sigorta brokerliğinin görevi, sigorta ettirenin gereksinmelerini değerlendirerek hangi sigortacının bunları en iyi bir şekilde karşılayabileceğini saptayıp, bunu sigorta ettirene bildirmektir. Başka bir değişle, sigorta brokeri, sigorta ettireni temsil etmektedir.
Dava konusu olayda da, davalı adına uygun sigorta şirketini temin bakımından taraflar arasında 16.01.2003 tarihli protokol, 20.03.2003 tarihli ek protokol imzalanmıştır. Ancak davalı, 16.04.2003 tarih ve 9446 yevmiye numaralı ihtarname ile "...gerek görülen lüzum üzerine, gerekse daha ehven şartların tarafımızca oluşturulması gerekçesiyle" diyerek, sözleşmeyi feshetmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, taraflar arasındaki ilişki, BK'nun 404-409. maddelerinde düzenlenen tellallık sözleşmesinden değil. Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37.maddesinde düzenlenen sigorta brokerliği sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişkidir. Sözleşmenin haksız feshi halinde ise, davacı, genel hükümlere göre talepte bulunabilecektir. Davalı taraf, 16.04.2003 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğine göre, sözleşmenin feshinde kusursuz olduğunu kanıt yükü de davalıdadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olup olmadığı değerlendirilerek, davalının kusurlu olması halinde davacının talep hakkının ne olacağının araştırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12729 E. 2010/4484 K.
Ortak:brokerlik · sigorta sözleşmesi · temsil
İncelediğiniz karardaMevzuatımızda ilk kez 539 sayılı KHK ile değiştirilen Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37. maddesinde diğer sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri», "Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı «temsil» ederek ve sigorta şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikenin sigorta edilmesi için «sigorta sözleşmesi» yapmak isteyenlerle, sigorta şirketini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önceki gerekli hazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaları …
Başka bir değişle, sigorta «brokeri», «sigorta ettireni» «temsil» etmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 16.04.2003 tarihli «fesih» «ihbar» mektubu ile daha ehven şartlar oluşturulması nedeniyle «protokolü» feshettiğini davacı şirkete bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ücret veya tazminat istemine ilişkin hüküm bulunmadığı, doktrinde sigorta «brokerlerinin» hukuki açıdan ticari işler tellalı olarak belirtildiği, bunun neticesinde de TTK'nun ticari işler tellallığına ilişkini00. madde ile BK'nun 404-409. madde hükümler …
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, taraflar arasında ticari işler tellallığı niteliğinde «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, davacının «prim alacağının» doğması için davalının, davacının aracılığı ile düşük primle sözleşme yapma avantajının sağlaması gerektiği, davacının temin ettiği firma ile «sigorta sözleşmesi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri» 5684 sayılı Kanunun 2/1-d maddesinde “Sigorta veya «reasürans sözleşmesi» yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davaranarak ve «teminat» almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında …
… talımatıyla Banka Özel Sigortası (Bankers Blanket Bond) için fiyat değerlendirilmesi için davacı tarafından fiyat çalışması yapılarak, davalıya sunulması nedeniyle «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu ancak davacının hazırladığı teklifle ve bulduğu sigorta şirketiyle «sigorta sözleşmesinin» kurulmaması nedeniyle davacı yanın ücrete hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reasürans sözleşmesi · prim alacağı · tacir sıfatı · ticari işletme · münhasırlık · ek prim · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaBelirtilen yasal olgular karşısında, «broker», «münhasıran» brokerlik işleriyle uğraşın «tacir sıfatını» haiz kişidir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve mübrez belgelere göre, taraflar arasında ticari işler tellallığı niteliğinde «brokerlik» sözleşmesinin kurulduğu, davacının «prim alacağının» doğması için davalının, davacının aracılığı ile düşük primle sözleşme yapma avantajının sağlaması gerektiği, davacının temin ettiği firma ile «sigorta sözleşmesi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 22. maddesine göre, «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Hatta, aralarında ücret karalaştırılmasa bile «tacir», «ticari işletmesiyle» ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep etme hakkına sahiptir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 16.04.2003 tarihli «fesih» «ihbar» mektubu ile daha ehven şartlar oluşturulması nedeniyle «protokolü» feshettiğini davacı şirkete bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ücret veya tazminat istemine ilişkin hüküm bulunmadığı, doktrinde sigorta «brokerlerinin» hukuki açıdan ticari işler tellalı olarak belirtildiği, bunun neticesinde de TTK'nun ticari işler tellallığına ilişkini00. madde ile BK'nun 404-409. madde hükümler …
Dava, taraflar arasındaki sigorta «brokerliği» sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mevzuatımızda ilk kez 539 sayılı KHK ile değiştirilen Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37. maddesinde diğer sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri», "Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı «temsil» ederek ve sigorta şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikenin sigorta edilmesi için «sigorta sözleşmesi» yapmak isteyenlerle, sigorta şirketini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önceki gerekli hazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaları …
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18605 E. 2015/808 K.
Ortak:brokerlik · sigorta sözleşmesi · temsil
İncelediğiniz karardaMevzuatımızda ilk kez 539 sayılı KHK ile değiştirilen Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37. maddesinde diğer sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta «brokeri», "Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı «temsil» ederek ve sigorta şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikenin sigorta edilmesi için «sigorta sözleşmesi» yapmak isteyenlerle, sigorta şirketini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önceki gerekli hazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaları …
Başka bir değişle, sigorta «brokeri», «sigorta ettireni» «temsil» etmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 16.04.2003 tarihli «fesih» «ihbar» mektubu ile daha ehven şartlar oluşturulması nedeniyle «protokolü» feshettiğini davacı şirkete bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ücret veya tazminat istemine ilişkin hüküm bulunmadığı, doktrinde sigorta «brokerlerinin» hukuki açıdan ticari işler tellalı olarak belirtildiği, bunun neticesinde de TTK'nun ticari işler tellallığına ilişkini00. madde ile BK'nun 404-409. madde hükümler …
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücu hakkı · kusur oranı · rücu · bilirkişi incelemesi · sigorta poliçesi · kusur
Benzer bu karardaBrokerliği hakkında asli kusuruyla «hasara» sebebiyet verdiği aracın sigortacısı olduğu belirtilerek dava açılmış ise de, buna ilişkin olarak «sigorta poliçesi» «ibraz» edilemediği gibi, bu şirketin sigorta ve reasürans «brokeri» olduğu, sigorta ve reasürans brokerlerinin sigorta ve reüsürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri «temsil» ederek «sigorta sözleşmelerinin» akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürüten ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi olup, «sigorta tazminatı» ödemesinin yasak olduğu gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine, davalılardan ... hakkındaki davanın ise, olayın meydana gelmesindeki tarafların ayrı ayrı tespit edilen «kusur oranlarına» göre asli kusurlu olup, kusur oranına karşılık gelen hasar miktarının 13.407,77 Euro olarak tespit edildiği gerekçesiyle, kabulü ile, 31.618,20 TL'nin (13.407,77 Euro karşılığı ) ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, yapılan yargılama sırasında zararın belirlenmesi bakımından «bilirkişi incelemeleri» yaptırılarak kök ve ek raporlar alınması yoluna gidilmesine rağmen, ilk bilirkişi raporuna dönülerek, hem de anılan hususta uzman olmayan nakliyeci bilirkişi görüşüne itibar edilip, esas alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulamadığı halde, raporların birbirini doğruladığı da kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, taşınan emtia konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yükteki «hasar» tutarının belirlenmesi ve ...'nin 23. maddesinde hükme bağlanan «sınırlı sorumluluk» esas ve kuralları da gözetilerek bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/1159 E., 2006/795 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/1159 E., 2006/795 K.
SİGORTA BROKERLİĞİ
7397 S. SİGORTA MURAKABE KANUNU( MÜLGA) [ Madde 37 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 404 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 409 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (K... Asliye Üçüncü Ticaret Mahkemesince verilen 19.03.2004 tarih ve 2003/1041-2004/236 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan, tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001 yılından itibaren davalı şirketin sigorta brokerliğini yürüttüğünü, davalı tarafın 16.04.2003 tarihinde dolacak olan personeline ait Grup Sağlık Sigortasının yenilenmesi ve yeni dönem poliçe şartlarının oluşturması için tek yetkili broker tayin edilen müvekkilinin 3 ay boyunca bir ekiple çalışmalarını sürdürüp sonuna geldiğinde davalı şirketin 16.04.2003 tarihinde çektiği ihtarname ile akdi feshettiğini bildirdiğini, davalının tüm çalışmaları müvekkili şirkete yaptırdıktan sonra bir başka broke-re yetki mektubu verip poliçe tanzim ettirdiğinin anlaşıldığını, davalının sözleşmeyi haksız olarak sona erdirmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı brokerlik komisyonu karşılığı olan tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda davacı brokerin, müvekkilinin menfaatlerini gereği gibi korumadığını ve avantajlı teklif getiremediğini, davalının da bu durum üzerine davacının yetkisini kaldırmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacının hak ettiği ücrete mani olmak gibi bir gaye takip etmediğini, davalının sadece kendisini korumak ve aşırı ücret ödeyerek zarara uğramamak için davacının önerdiği sözleşmeyi yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin 16.04.2003 tarihli fesih ihbar mektubu ile daha ehven şartlar oluşturulması nedeniyle protokolü feshettiğini davacı şirkete bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde ücret veya tazminat istemine ilişkin hüküm bulunmadığı, doktrinde sigorta brokerlerinin hukuki açıdan ticari işler tellalı olarak belirtildiği, bunun neticesinde de TTK'nun ticari işler tellallığına ilişkini00. madde ile BK'nun 404-409. madde hükümlerine tabi olacağı, Yargıtay Onü-çüncü Hukuk Dairesi'nin 2002/9047-12046 sayılı kararında "tellalın ücret talep etme hakkı, taraflar arasında sözleşmenin yapılması ve bordronun verilmesiyle meydana geleceği, aksi takdirde ticari işler tellalının ücret isteminin, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasına bağlı olduğunun" belirtildiği, dava konusu olayda davalı şirketin protokolü feshettiği, protokolde ise ayrı bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sigorta brokerliği sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, sözleşme nedeniyle ücret alacağını değil, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek, tazminat alacağının tahsilini istemiştir.
Mevzuatımızda ilk kez 539 sayılı KHK ile değiştirilen Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37. maddesinde diğer sigorta ve reasürans aracıları arasında sayılan sigorta brokeri, "Sigorta sözleşmelerinde sigortalıyı temsil ederek ve sigorta şirketinin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak, tehlikenin sigorta edilmesi için sigorta sözleşmesi yapmak isteyenlerle, sigorta şirketini bir araya getiren, sigorta sözleşmesinin akdinden önceki gerekli hazırlık çalışmalarını yapan ve gerektiğinde bu anlaşmaların uygulanmasında, özellikle tazminatın ödenmesinde yardımcı olan gerçek veya tüzel kişilerdir." şeklinde tanımlanmış bulunmaktadır. Aynı tanıma, Sigorta ve Reasürans Brokerleri Yönetmeliği'nin 4.
maddesinde de yer verilmiştir.
Sigorta brokerliğinin görevi, sigorta ettirenin gereksinmelerini değerlendirerek hangi sigortacının bunları en iyi bir şekilde karşılayabileceğini saptayıp, bunu sigorta ettirene bildirmektir. Başka bir değişle, sigorta brokeri, sigorta ettireni temsil etmektedir.
Dava konusu olayda da, davalı adına uygun sigorta şirketini temin bakımından taraflar arasında 16.01.2003 tarihli protokol, 20.03.2003 tarihli ek protokol imzalanmıştır. Ancak davalı, 16.04.2003 tarih ve 9446 yevmiye numaralı ihtarname ile "...gerek görülen lüzum üzerine, gerekse daha ehven şartların tarafımızca oluşturulması gerekçesiyle" diyerek, sözleşmeyi feshetmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, taraflar arasındaki ilişki, BK'nun 404-409. maddelerinde düzenlenen tellallık sözleşmesinden değil. Sigorta Murakabe Kanunu'nun 37.maddesinde düzenlenen sigorta brokerliği sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişkidir. Sözleşmenin haksız feshi halinde ise, davacı, genel hükümlere göre talepte bulunabilecektir. Davalı taraf, 16.04.2003 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğine göre, sözleşmenin feshinde kusursuz olduğunu kanıt yükü de davalıdadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olup olmadığı değerlendirilerek, davalının kusurlu olması halinde davacının talep hakkının ne olacağının araştırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16206000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz