Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1311 E. 2024/5007 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat çeki↗ hak ediş↗ ciro silsilesi↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ delil değerlendirmesi↗ karine↗ kar payı↗ alacağın temliki↗ bedelsizlik↗ ciro↗ kefalet↗ temlik↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ esastan ret↗ sulh↗ çek↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2014/683 E- 2019/312 K
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, alınan borç karşılığında teminat çeki düzenlediklerini ve ciro edilerek davalı Erkaylar Petrol İnş. Nak.Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. onun tarafından da diğer davalı ...'a çekin ciro ile devir edildiğini, müvekkili tarafından bedeli ödendiği halde çeke dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek, çek nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu çek üzerinde, çekin teminat çeki olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi davacı tarafından da buna ilişkin bir delilin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, davacının çek bedelini diğer davalı şirket hesabından müvekkili tarafından tahsil edildiğine ilişkin iddianın doğru olmadığını, bu şirketten yapılan tahsilatın dava konusu çek ile bir ilgisi bulunmayıp şirketten doğrudan doğruya olan alacaklarının tahsiline ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket temsilcisi, dava konusu çekin şirkete ait borcun teminatı olarak diğer davalı ...' de durmakta iken çek bedelinin şirket banka hesabından diğer davalıya ödendiğini, ayrıca şirketin Devlet Demiryolları Sivas İşletmesindeki hak edişlerinden de alacağın temliki suretiyle çeke karşılık ödeme yapıldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, çekin keşide tarihinde yapılan tahrifat nedeniyle adi yazılı belgeye dönüştüğünü belirtmişse de imzasını inkar etmemekle ödeme yönündeki savunmasını bu halde de kanıtlamak zorunda olup, davalı şirket temsilcisi davacı ile paralel biçimde dava konusu çek bedelinin diğer davalıya gerek hak ediş alacaklarını temlik ederek gerekse banka hesabı ile ödediğini belirtmiş ise de; bu yöndeki iddia ve savunma Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesi, rapor ve ek raporu ve dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde kanıtlanamadığının tespit edildiği, ayrıca 15.11.2009 tarihi itibariyle davalılar arasında ticari alışverişten ötürü alacak borç ilişkisi kalmadığı, bu protokolün dava konusu çeki kapsadığı iddia edilmekte ise de; protokolde bu yönde bir açıklık bulunmadığı gibi, bir senet ödenmiş ise, aslının ödeyen kişi de bulunması gerekmekte olup, senet aslının davalılardan Bahattin'de bulunmasının dahi bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiği ve aynı nedenle verildiği belirtilen diğer 152.500,00 TL'lik çek ile ilgili Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada davanın reddine dair Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen kararda dikkate alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen çekin arka yüzünde imzası bulunan ... Ltd. Şti. yetkilisinin cevap dilekçesinde, icra takibi konusu borcun tamamının ödendiğini belirttiği, dava konusu edilen çek ile ilgili olarak Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/827 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda çekin tahrif edilmiş olduğu ve iğfal kabiliyeti oluşturacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının ceza dosyasına verdiği ifadesinde; yaklaşık olarak 2 yıl önce ... Ltd. Şti. isimli firma ile akraba dediği davacı müvekkilinin ihalelere girmek için paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine de kar payı vermek koşulu ile kendisinden 152,500,00 TL ve 190.300,00 TL tutarında para verdiğini ve müvekkiline ait çekin arka yüzüne ... ve ... isimli kişilerin kefaletini aldığını belirttiği, çeklerin üzerinde tahrifat yapıldığı belirtilmiş olmasına ve çeklerin gerçek keşide tarihi 27.05.2009 olması neticesinde tahrifat yapılarak 20.12.2009 haline getirilmesi karşısında dava dosyası içerisinde bulunan protokol başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere tahrif edilen bu çek nedeniyle borcunun bulunmadığının ortada olduğunu, çek üzerinde tahrifat yapılmasıyla birlikte çekin kambiyo vasfınının ortadan kalktığını, adi belgeye dayanarak alacağın kanıtlanamayacağını ve bu nedenle de davalıya borçlu bulunmadığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, icra takibi konusu yapılan çekin arka yüzündeki ciro silsilesinin de kopuk olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı yanın bedelsizlik iddiasının kesin delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, istinaf nedenlerinin incelenmediğini, gerekçe oluşturulmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6569 E. 2015/13908 K.
Ortak:tahrifat · bedelsizlik
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, çekin keşide tarihinde yapılan «tahrifat» nedeniyle adi yazılı belgeye dönüştüğünü belirtmişse de imzasını inkar etmemekle ödeme yönündeki savunmasını bu halde de kanıtlamak zorunda olup, davalı şirket «temsilcisi» davacı ile paralel biçimde dava konusu «çek» bedelinin diğer davalıya gerek «hak ediş» alacaklarını «temlik» ederek gerekse banka hesabı ile ödediğini belirtmiş ise de; bu yöndeki iddia ve savunma Ankara 2.
Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/827 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda çekin «tahrif» edilmiş olduğu ve iğfal kabiliyeti oluşturacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının ceza dosyasına verdiği ifadesinde; yaklaşık olarak 2 yıl önce ...
Şti. isimli firma ile akraba dediği davacı müvekkilinin ihalelere girmek için paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine de «kar payı» vermek koşulu ile kendisinden 152,500,00 TL ve 190.300,00 TL tutarında para verdiğini ve müvekkiline ait çekin arka yüzüne ... ve ... isimli kişilerin «kefaletini» aldığını belirttiği, çeklerin üzerinde «tahrifat» yapıldığı belirtilmiş olmasına ve çeklerin gerçek «keşide tarihi» 27.05.2009 olması neticesinde tahrifat yapılarak 20.12.2009 haline getirilmesi karşısında dava dosyası içerisinde bulunan «protokol» başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere tahrif edilen bu «çek» nedeniyle borcunun bulunmadığının ortada olduğunu, çek üzerinde tahrifat yapılmasıyla birlikte çekin kambiyo vasfınının ortadan kalktığını, adi belgeye dayanarak alacağın kanıtlanamayacağını ve bu nedenle de davalıya borçlu bulunmadığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, icra takibi konusu yapılan çekin arka yüzündeki «ciro silsilesinin» de kopuk olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Benzer bu karardaS..'ya «bedelsiz» olarak verildiğini, dava konusu senedin de zorla imzalatılarak alındığını, bedelsiz olduğunu savunmuştur.
Mahkeme gerekçesinde “dava konusu «bononun» «vade tarihinin» bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde «tahrifat» olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık «ibraz» süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç ikrarı · vade tarihi · ikrar · hisse devir sözleşmesi · bono · vade · limited şirket · ibraz
Benzer bu karardaMahkeme gerekçesinde “dava konusu «bononun» «vade tarihinin» bulunmaması” ve “düzenlenme tarihinde «tahrifat» olması” nedeniyle bono niteliğinde bulunmadığı kabul edilmiş ise de dava konusu bononun 1 yıllık «ibraz» süresinin geçirildiği sabit olmakla birlikte düzenleme tarihinde tahrifat olduğu hususu yargılamanın hiç bir aşamasında taraflarca ileri sürülmemiştir.
Yine davacının «ibraz» ettiği senedin arka yüzündeki yazının davalıdan sadır olması halinde senet açıkça davalının «borç ikrarını» içerdiğinden ayrıca başka delillerle borcun varlığının ispatı da da gerekmeyecektir.
Noterliği'nin 23.02.2010 tarih 02408 yevmiye nolu «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» incelendiğinde davacı B..
Dava, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak açılmış olup davacı vekili 26.07.2012 tarihli dilekçesinde dava konusu «bononun» davacının dava Şti'deki hisselerinin bir kısmının davalıya devri karşılığında verildiğini belirtmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1311 E. , 2024/5007 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/255 Esas, 2022/1649 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/683 E- 2019/312 K
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, alınan borç karşılığında teminat çeki düzenlediklerini ve ciro edilerek davalı Erkaylar Petrol İnş. Nak.Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. onun tarafından da diğer davalı ...'a çekin ciro ile devir edildiğini, müvekkili tarafından bedeli ödendiği halde çeke dayalı icra takibi başlatıldığını belirterek, çek nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu çek üzerinde, çekin teminat çeki olduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi davacı tarafından da buna ilişkin bir delilin dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, davacının çek bedelini diğer davalı şirket hesabından müvekkili tarafından tahsil edildiğine ilişkin iddianın doğru olmadığını, bu şirketten yapılan tahsilatın dava konusu çek ile bir ilgisi bulunmayıp şirketten doğrudan doğruya olan alacaklarının tahsiline ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket temsilcisi, dava konusu çekin şirkete ait borcun teminatı olarak diğer davalı ...' de durmakta iken çek bedelinin şirket banka hesabından diğer davalıya ödendiğini, ayrıca şirketin Devlet Demiryolları Sivas İşletmesindeki hak edişlerinden de alacağın temliki suretiyle çeke karşılık ödeme yapıldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı, çekin keşide tarihinde yapılan tahrifat nedeniyle adi yazılı belgeye dönüştüğünü belirtmişse de imzasını inkar etmemekle ödeme yönündeki savunmasını bu halde de kanıtlamak zorunda olup, davalı şirket temsilcisi davacı ile paralel biçimde dava konusu çek bedelinin diğer davalıya gerek hak ediş alacaklarını temlik ederek gerekse banka hesabı ile ödediğini belirtmiş ise de; bu yöndeki iddia ve savunma Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesi, rapor ve ek raporu ve dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde kanıtlanamadığının tespit edildiği, ayrıca 15.11.2009 tarihi itibariyle davalılar arasında ticari alışverişten ötürü alacak borç ilişkisi kalmadığı, bu protokolün dava konusu çeki kapsadığı iddia edilmekte ise de;
protokolde bu yönde bir açıklık bulunmadığı gibi, bir senet ödenmiş ise, aslının ödeyen kişi de bulunması gerekmekte olup, senet aslının davalılardan Bahattin'de bulunmasının dahi bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiği ve aynı nedenle verildiği belirtilen diğer 152.500,00 TL'lik çek ile ilgili Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada davanın reddine dair Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen kararda dikkate alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu edilen çekin arka yüzünde imzası bulunan ... Ltd. Şti. yetkilisinin cevap dilekçesinde, icra takibi konusu borcun tamamının ödendiğini belirttiği, dava konusu edilen çek ile ilgili olarak Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/827 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda çekin tahrif edilmiş olduğu ve iğfal kabiliyeti oluşturacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, davalının ceza dosyasına verdiği ifadesinde; yaklaşık olarak 2 yıl önce ... Ltd. Şti. isimli firma ile akraba dediği davacı müvekkilinin ihalelere girmek için paraya ihtiyacı olduğunu ve kendisine de kar payı vermek koşulu ile kendisinden 152,500,00 TL ve 190.300,00 TL tutarında para verdiğini ve müvekkiline ait çekin arka yüzüne ...
ve ... isimli kişilerin kefaletini aldığını belirttiği, çeklerin üzerinde tahrifat yapıldığı belirtilmiş olmasına ve çeklerin gerçek keşide tarihi 27.05.2009 olması neticesinde tahrifat yapılarak 20.12.2009 haline getirilmesi karşısında dava dosyası içerisinde bulunan protokol başlıklı belgeden de anlaşılacağı üzere tahrif edilen bu çek nedeniyle borcunun bulunmadığının ortada olduğunu, çek üzerinde tahrifat yapılmasıyla birlikte çekin kambiyo vasfınının ortadan kalktığını, adi belgeye dayanarak alacağın kanıtlanamayacağını ve bu nedenle de davalıya borçlu bulunmadığının tespitine de karar verilmesi gerektiğini, icra takibi konusu yapılan çekin arka yüzündeki ciro silsilesinin de kopuk olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı yanın bedelsizlik iddiasının kesin delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, istinaf nedenlerinin incelenmediğini, gerekçe oluşturulmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1076288100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz