Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7029 E. 2015/13779 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 16.02.2015 gün 2014/17080 Esas, 2015/2046 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3719 E. 2020/486 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · ilan · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… ları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli bulunan 2004/17080 sayılı markanın tescilli olduğu 29. sınıftaki süt ürünleri bakımından davalı kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, 2010/02908 nolu endüstriyel tasarımın davacının tesciliyle birebir benzerlik içerisinde olduğu, 2010/01252 nolu endüstriyel «tescil tasarım» belgesine yönelik davanın kabul şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı adına tescilli 2004/17080 sayılı markanın tescilli olduğu, 29. sınıftaki süt ürünü bakımından davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, dava konusu "GÖYNÜK" adı altındaki süt ürünlerine yönelik olarak ürün ambalajı, kutu, display v.s. tanıtım malzemelerinin imalinin, satışını ve «dağıtımının», ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında internet de «dahil» olmak üzere satışa sunulmasının önlenmesine, ambalajlar, kutular ve tanıtım malzemelerinin, bulundukları yerlerden toplanmasına ve imhasına, kararın «ilanına», yoğurt ürünü bakımından marka tecavüzü ve haksız rekabet isteminin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalı adına tescilli 2010/02908 sa …
2- Davalı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesine gelince; Asıl dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, durdurulması ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Bu durumda, «tescilli tasarım» sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanımın tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı, davalının tescilli tasarımına dayalı kullanımı yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağından, 554 sayılı KHK'nın 45. madde koşulları da tartı …
Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davacı adına tescilli 2004/17080 sayılı markanın tescilli olduğu 29. sınıftaki süt ürünleri bakımından davalı kullanımın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalının kullandığı dava konusu ambalaj deseninin davalı adına TPMK nezdinde 2010/ …
-
Genel Kurul Kararının Butlanı/İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/762 E. 2019/2046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · kayyım atanması · butlan · kayyım · davadan feragat · feragat · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMümeyyiz davacıların «davadan feragate» ilişkin beyanları davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup usulen tevsik olunduğu da gözetildiğinde «kesin» sonuç doğurucudur.
HUKUK DAİRESİ Dava, davalı şirketin 28.9.2014 ve 13.12.2014 tarihli genel kurul toplantılarında alınan sermayenin artırılmasına dair kararların «butlanına» hükmedilmesi ve şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Hukuk Dairesi, yukarda tarih ve numarası yazılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş olup, bu kararın da davacı vekilince temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup bu aşamada Bölge Adliye Mahkemesince 22.2.2019 tarihli yazı ekinde gönderilen dilekçe ile mümeyyiz davacı asillerin «davadan feragat» ettiklerini bildirdikleri anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan «feragat» hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği gibi karşı tarafın kabulüne bağlı olmayıp yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18159 E. 2013/2046 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:demuraj bedeli · demuraj · navlun alacağı · navlun
Benzer bu karardaSomut olayda ise 28.06.2012 tarihinde temyiz incelemesi yapılan asıl ve birleşen davalarda, toplam (11.790,50) TL alacağın, karşı davada ise toplam (....040) USD «navlun» ve «demuraj bedelinin» tahsili istenmiş, mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine, karşı davanın (....000) TL «navlun alacağı» yönünden kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı davada davalı vekili ile asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7029 E. , 2015/13779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ B
TARİHİ 29/05/2014
NUMARASI 2013/882-2014/266
DAVACI K.. A..
DAVALI M.. A..
Taraflar arasında görülen davada ... A verilen 29.05.2014 gün ve 2013/882-2014/266 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.02.2015 gün ve 2014/17080-2015/2046 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine açtığı ve verilen hükmün kesinleştiği Frankfurt Am Main Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2-10 O 441/09 sayılı dava dosyasına ilişkin ilamın ve masraf tayini ile ilgili hükmün onaylanmış tercümesinin tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yabancı mahkemedeki davadan haberinin olmadığını, Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, zira anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için adres kayıt sisteminde kişinin adresinin tespit edilememiş olması gerektiğini, oysa tebliğ tarihinde ve halen müvekkilinin adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunduğunu, tebliğ evrakının kapıya yapıştırılmadığını, sunulan evraklarda tebliğin kime yapıldığının belli olmadığını, yabancı mahkeme ilamının Türk kamu düzenine aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 16.02.2015 gün 2014/17080 Esas, 2015/2046 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/157949400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz