Sözleşmenin Geçersizliğinin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7226 E. 2015/13780 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı M.. T.. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 09.03.2015 gün 2014/16387 E, 2015/3212 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davalı şirketler vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirketler vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12890 E. 2018/6976 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2471 E. 2023/3212 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3636 E. 2012/10599 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · karine · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · hile
Benzer bu karardaBu «kusur» ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen «ağır kusur» ve «hile» kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile «taşıyıcının» bu hallerde «sınırlı sorumluluktan» yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır.
Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin «karine» olarak «hasarın» oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile «sorumluluğunu sınırlama» hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının «gerçek zararını» karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (Y.11.HD, T.04.04.2005, E.
CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer «kusuru» ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır.
Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde «taşıyıcının sorumluluğu sınırlı» olmayıp, zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/185 E. 2019/2208 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu davası · temyiz kanun yolu · mazeret dilekçesi · istinaf kanun yolu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · dosyanın gönderilmesi · mazeret · yönetici sorumluluğu
Benzer bu kararda3- Dava, «limited şirket yöneticisinin sorumluluğu davası» olup, somut olaya davalının sorumlu tutulduğu dönem itibariyle 6762 sayılı Yasanın uygulanması gerekmektedir.
… hkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacı vekili her ne kadar bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde «ticari defter kayıtlarına» dayanak olarak «ibraz» edilen hesap hareketlerinin sehven 2010 tarihli olduğunu beyan etmiş ise de karara kadar asıl dayanak olduğunu iddia ettiği belgelerinde ibraz edemediği ve «son» celsede «mazeret dilekçesi» ibraz etmesine rağmen bunun dikkate alınmadığı iddiasını da ispatlayamadığı, yapılan takipte «kötüniyetin» de davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 2016 tarihli karar evvelce Dairemizin 18.04.2016 tarih, 2016/3212 esas 2016/4279 karar sayılı ilamıyla incelemeden geçmiş olup, anılan Kanun maddesi uyarınca hükmün «temyiz kanun yolu» incelemesine tabi olduğu açıktır.
Bu meyanda, ilk derece mahkemesince kararın hüküm kısmında «istinaf kanun yolunun» gösterilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7265 E. 2024/3212 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · fatura · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkra …
… tırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile «iltibasa» neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanı …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, markalar arasında «iltibas» oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsuru cepte ibaresi olan dava konusu başvuruda hepsi ibaresinin herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, müvekkili markası kullanım ile ayırt edici hale geldiğinden davalı markasının, tüketiciler tarafından müvekkilinin seri markalarının devamı ve yeni bi …
… 2002/08806, 2000/19683, 2000/26089, 2000/19679, 2000/19682, 2013/32512, 2014/05584 sayılı "...", "... alışveriş", ".", "... ....", "...", "... ...", "... not", "... «fatura»+şekil", "cepbakiye" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7226 E. , 2015/13780 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ A
TARİHİ 04/06/2014
NUMARASI 2013/707-2014/583
Taraflar arasında görülen davada A verilen 04/06/2014 gün ve 2013/707-2014/583 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/03/2015 gün ve 2014/16387-2015/3212 sayılı kararı aleyhinde davalı şirketler vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı E’nin ortağı olduğunu, davalı şirketler arasında akdedilen 09.07.2007 tarihli kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davalı gerçek kişilerin de ilgili şirketlerin yönetim kurulu üyeleri olduklarını ve hukuka aykırı işlemlere doğrudan katılmış bulunmaları nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, 09.07.2007 tarihli davalı şirketler arasında akdedilmiş kira sözleşmesi ile işletme ruhsatının devrine ilişkin işlemler ve varsa dayanağını oluşturan işlemlerin geçersizliğinin tespiti ile davalı Enin 08.05.2009 tarih, 2009/03 ve davalı MA.Ş'nin 09.05.2009 tarih, 2009/04 sayılı yönetim kurulu kararlarının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı M.. T.. vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 09.03.2015 gün 2014/16387 E, 2015/3212 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez davalı şirketler vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirketler vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirketler vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/157942000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz