Esastan ret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7265 E. 2024/3212 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ fatura↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/406 E., 2020/130 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2000/17287, 2000/19681, 2002/08806, 2000/19683, 2000/26089, 2000/19679, 2000/19682, 2013/32512, 2014/05584 sayılı "...", "... alışveriş", ".", "... ....", "...", "... ...", "... not", "... fatura+şekil", "cepbakiye" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/103489 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-8577 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/103489 sayılı "...+şekil" ibareli davalı ... başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, ... ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının "..." markasının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların benzerliği incelemesinde, müvekkili markasının zayıf marka olduğu gerekçesi ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile iltibasa neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı dolayısıyla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, markalar arasında iltibas oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsuru cepte ibaresi olan dava konusu başvuruda hepsi ibaresinin herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, müvekkili markası kullanım ile ayırt edici hale geldiğinden davalı markasının, tüketiciler tarafından müvekkilinin seri markalarının devamı ve yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, müvekkilinin ... ibareli markalarının seri marka niteliğinde olduğu, seri markaların ise tanınmış marka gibi korumadan faydalanacağını, kaldı ki müvekkilinin kullanım ile ayırt edicili hale gelen ... seri markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını ve kullanım ile tanındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı yanın "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı yanın ... ve ... asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-8577 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/281 E. 2023/4152 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… tırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile «iltibasa» neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanı …
… dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkra …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, markalar arasında «iltibas» oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsuru cepte ibaresi olan dava konusu başvuruda hepsi ibaresinin herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, müvekkili markası kullanım ile ayırt edici hale geldiğinden davalı markasının, tüketiciler tarafından müvekkilinin seri markalarının devamı ve yeni bi …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "BİGCEP" markasının, müvekkilinin "cep" markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, "BİG" ibaresinin başvuruya «ayırt edicilik» katmadığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik bulunduğunu, başvurunun müvekkili markalarının bir serisi gibi algılanacağını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince «iltibas» değerlendirmesinde müvekkiline ait “cep” seri markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunun kabul edildiği, ancak müvekkiline ait “cep” ibareli markaların ayırt ediciliğinin düşük olduğu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, “cep” ibareli …
… benzerliğinin bulunmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bakımından «iltibas» ihtimalinin olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına dair dosya kapsamınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · temsil
Benzer bu karardaDiğer davalı şirket «temsilcisi» davaya cevap vermemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu "BİGCEP" markasının, müvekkilinin "cep" markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, "BİG" ibaresinin başvuruya «ayırt edicilik» katmadığını, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca benzerlik bulunduğunu, başvurunun müvekkili markalarının bir serisi gibi algılanacağını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3054 E. 2022/7137 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ebebiyle 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının "..." markasının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olmadığı, davalı başvurusunun kötü …
… tırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile «iltibasa» neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanı …
… dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkra …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre davaya konu başvuru markasının davalı markalarıyla 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, marka başvurusunun nispi nedenlerle kısmen reddine dair YİDK Kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece davaya konu başvuru markasının davalı markalarıyla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu ve markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1223 E. 2023/4688 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkra …
… tırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile «iltibasa» neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanı …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, markalar arasında «iltibas» oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsuru cepte ibaresi olan dava konusu başvuruda hepsi ibaresinin herhangi bir «ayırt edicilik» katmadığını, müvekkili markası kullanım ile ayırt edici hale geldiğinden davalı markasının, tüketiciler tarafından müvekkilinin seri markalarının devamı ve yeni bi …
Benzer bu kararda… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
CEVAP 1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet
Benzer bu kararda… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7212 E. 2023/1469 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ebebiyle 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacının "..." markasının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olmadığı, davalı başvurusunun kötü …
… tırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile «iltibasa» neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanı …
… dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkra …
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu “ceptest” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile «iltibas» yaratan davalı markasının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · taşıyan
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu “ceptest” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile «iltibas» yaratan davalı markasının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını i …
… ve yeni bir versiyonu olarak algılanabileceğini, davalı başvurusunda yer alan “test” ibaresinin de zayıf bir ibare olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7265 E. , 2024/3212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/155 Esas, 2022/1035 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/406 E., 2020/130 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2000/17287, 2000/19681, 2002/08806, 2000/19683, 2000/26089, 2000/19679, 2000/19682, 2013/32512, 2014/05584 sayılı "...", "... alışveriş", ".", "... ....", "...", "... ...", "... not", "... fatura+şekil", "cepbakiye" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/103489 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2016-M-8577 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2015/103489 sayılı "...+şekil" ibareli davalı ... başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, ... ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının "..." markasının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların benzerliği incelemesinde, müvekkili markasının zayıf marka olduğu gerekçesi ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına karar verilmiş olup, bu kararın hatalı olduğunu, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin “...” ve “cepte” ibareli markaları ile iltibasa neden olacağını, Yerel Mahkeme kararında, başvuru konusu markanın müvekkili markalarının seri markası olarak algılanma ihtimalinin göz ardı edildiğini, bilirkişi heyetince, müvekkili markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu ve bu kabulün Mahkemeyi yanlış sonuca sevk ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının da somut olayda bulunmadığı dolayısıyla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki nedenlerle, markalar arasında iltibas oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsuru cepte ibaresi olan dava konusu başvuruda hepsi ibaresinin herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, müvekkili markası kullanım ile ayırt edici hale geldiğinden davalı markasının, tüketiciler tarafından müvekkilinin seri markalarının devamı ve yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, müvekkilinin ... ibareli markalarının seri marka niteliğinde olduğu, seri markaların ise tanınmış marka gibi korumadan faydalanacağını, kaldı ki müvekkilinin kullanım ile ayırt edicili hale gelen ... seri markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını ve kullanım ile tanındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı yanın "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacı yanın ... ve ... asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-8577 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132550900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz