Şirketin İhyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13822 E. 2015/13462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ şirketin tasfiyesi↗ emredici hüküm↗ şirketin ihyası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ protokol↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında protokol ve taahhütname sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında tasfiye sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı şirketin tasfiyesinin tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin ihya edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan şirketin ihya olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı tasfiye memuru için yargılama gideri ve vekalet ücreti verilemeyeceğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. maddesi uyarınca kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ayrıca, davalı tasfiye memuru şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15389 E. 2016/432 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu şirketin «tasfiye memuru» ve ortağına İİK 89/1 ve 89/2 maddelerine göre birinci ve ikinci «haciz ihbarnameleri» gönderildiği ancak, tasfiye memurunun davacı şirketin alacaklarını tasfiye işlemlerine «dahil» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı Davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · haciz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu şirketin «tasfiye memuru» ve ortağına İİK 89/1 ve 89/2 maddelerine göre birinci ve ikinci «haciz ihbarnameleri» gönderildiği ancak, tasfiye memurunun davacı şirketin alacaklarını tasfiye işlemlerine «dahil» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10184 E. 2016/7655 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken «terkin» edilen Tasfiye Halinde ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8018 E. 2016/2482 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · hukuki yarar · ek tasfiye · ilan · dava şartı · Şirketin İhyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hakkındaki davalar devam ederken «limited şirketin» «ticaret sicilinden terkini» usul ve yasaya uygun olmadığı, davacıların davayı açmasında «hukuki yararlarının» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · limited şirket · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hakkındaki davalar devam ederken «limited şirketin» «ticaret sicilinden terkini» usul ve yasaya uygun olmadığı, davacıların davayı açmasında «hukuki yararlarının» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7446 E. 2015/9165 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin İhyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; SS İl-Ya Kent S.Konut Yapı Kooperatifi'nin «tasfiye» edilerek «sicilden terkin» edildiği, davacı tarafça kooperatife karşı açılan «genel kurul kararlarının iptali» davasında davacıya kooperatifin «ihyası» için dava açma yetkisi verildiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı «tasfiye memuru» vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · sicilden terkin · yönetim kurulu kararı · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; SS İl-Ya Kent S.Konut Yapı Kooperatifi'nin «tasfiye» edilerek «sicilden terkin» edildiği, davacı tarafça kooperatife karşı açılan «genel kurul kararlarının iptali» davasında davacıya kooperatifin «ihyası» için dava açma yetkisi verildiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «yönetim kurulu» «tasfiye» memurları temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6366 E. 2014/12382 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · alacak davası · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/25 E. 2016/712 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin İhyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» memurunun şirketin tüm alacak ve borçlarını araştırmakla yükümlü olması nedeniyle eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığının kabul edilemeyeceği, davacı Belediyenin tasfiye edilen şirketten alacağının olması nedeniyle «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nin ihyasına ve «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» memurunun şirketin tüm alacak ve borçlarını araştırmakla yükümlü olması nedeniyle eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığının kabul edilemeyeceği, davacı Belediyenin tasfiye edilen şirketten alacağının olması nedeniyle «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'nin ihyasına ve «ticaret siciline tesciline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2773 E. 2016/3056 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin İhyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8311 E. 2015/9187 K.
Ortak:yeniden tescil · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · Şirketin İhyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. mad …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında «protokol» ve «taahhütname» sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında «tasfiye» sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı «şirketin tasfiyesinin» tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin «ihya» edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan «şirketin ihya» olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı «tasfiye memuru» için «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» verilemeyeceğine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, davalı «tasfiye memuru» şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket
Benzer bu kararda2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13822 E. , 2015/13462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2014
NUMARASI 2013/234-2014/80
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/234-2014/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili tarafından sağlanan eleman desteğini amacına uygun kullanmadığını, kaynakların etkin ve yerinde kullanılmamasına sebep olduğunu,kamu zararına sebebiyet verdiğini,kötüniyetli olarak tasfiye edildiğini ileri sürerek, Atılım Tekstil San. ve Tic.A.Ş'nin tüzel kişiliğinin yeniden ihya edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, müvekkilinin davaya konu olayın cerayan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.m.34 ve Ticaret sicil tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını,tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu,müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını,bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru, şirketin ihyasını gerektirecek yasal koşulların mevcut olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacı kurumun davalıya kullanılan krediden dolayı alacak durumu söz konusu olup taraflar arasında protokol ve taahhütname sözleşmeleri bulunduğu buna göre bu işlemlerin taraflar arasında tasfiye sürecinde halledilmesi gerektiği ancak davacı şirketin tasfiyesinin tescil edilmiş olması karşısında bu tasfiye işlemlerinin ihya edilmeden mümkün olmadığı bu bakımdan davacı tarafın herhangi bir talebi yada takibi konusunda tasfiye olan şirketin ihya olması da ve durumun buna göre belirlenmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle sadece bu durumla sınırlı olmak üzere davacı şirketin ihyasına, dava açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği ve bu nedenle davalı tasfiye memuru için yargılama gideri ve vekalet ücreti verilemeyeceğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirketin ihyasına ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, bu husus 1086 sayılı Hukuk Usulü Mukameleri Kanunu'nun 439/2. maddesi uyarınca kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Ayrıca, davalı tasfiye memuru şirketi usulsüz olarak tasfiye edip ilk celsede gelip davayı kabül etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/155699100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz