İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5781 E. 2015/13179 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 17.12.2014 gün 2014/11806 Esas, 2014/19991 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3432 E. 2012/9249 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece ilk bozma ilamına uyulduktan sonra,davalı şirketin 1998/1 sayılı «ortaklar kurulu» kararının tescil ve «ilanına», 1999/2 sayılı «ortaklar kurulu kararının iptaline», 19991/1 sayılı kararın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiş, bu karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Daire'mizin 03.12.2009 tarihli kararı ile mümeyyiz davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, bozma ilamındaki gerekçelerle 1998/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın reddine, bozma konusu yapılmayan hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14896 E. 2017/65 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11046 E. 2014/11935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · itirazın iptali davası · navlun · kâr mahrumiyeti · ticari faiz · iptal davası · işlemiş faiz · kâr kaybı
Benzer bu kararda2) Asıl dava, havayolu taşımasında meydana gelen gecikmeden kaynaklanan «masrafların» tahsiline ve uğranılan itibar «kaybı» ile kâr «mahrumiyetine» ilişkin olup, davacı vekili ayrıca davalı tarafça müvekkili adına kesilen «navlun faturasındaki» 1.987.02 TL'lik kısım bakımından borçlu olmadığının tespiti ile faturanın bu miktara yönelik kısmının iptalini de talep etmiş; mahkemece hükme esas alman 13.09.2012 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda «menfi tespit» ve faturanın iptaline ilişkin davacı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; davalı D.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde «itirazın iptali davası» açtığı, anılan mahkemenin 2007/1082 Esas, 2010/1316 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.987,02 TL «asıl alacak», 1.088,72 TL «işlemiş faiz» üzerinden takibin devamına karar verildiği ve kararın Dairemizin 05.12.2012 tarihli 2011/7630 Esas, 2012/19991 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmış olmakla, Bakırköy 6.
… yol ve konaklama, harcırah bedeli ile davacı tarafından fuar düzenleme komitesine ve tercümana ödenen ücret nedeniyle uğranılan zarar ile davacının uğradığı itibar «kaybı» ve kâr kaybı nedeniyle uğranılan zararların Varşova Konvansiyonu ile öngörülen sorumluluk kapsamında (azami 4352 çekme hakkı) davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiği, davacının davalı tarafından düzenlenen 18/02/2005 tarihli ve ... seri numaralı faturanın, 1.973,89+13,13 TL'si tutarındaki kısmı için borcu bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 4.352 SDR'nin dava tarihindeki karşılığı olan 8.996,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise davacının taşıma edimi sebebiyle davalıdan 2.000,00 TL talep edebileceği gerekçesi ile 2.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2462 E. 2024/2121 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal tedarik sözleşmesi · tedarik sözleşmesi · seçim hakkı · zararın ispatı · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · delil tespiti · tasdik kararı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açılmadan önce «delil tespiti» amacı ile müvekkil şirketin iş yerinde tespit yaptırılmış olup yaptırılan tespitte müvekkil şirketin fason üretim için yaptırdığı toplam 6.052 kg ambalaj malzemesinin tamamının müvekkile ait iş yerinde bulunduğu tespit edildiğini, yaptırılan ambalaj malzemesinin tamamının müvekkilinin iş yerinde mevcut olması müvekkili tarafından henüz üzerinde “new santa lucia" yazılı ambalaj malzemesini kullanmak sureti ile ihracat yapılmadığını ispatladığını, davacı tarafından yargılama sırasında, dava açılmadan önce müvekkili tarafından “new santa lucia" markası adı altında makarna ihracatı yapıldığına ilişkin tek bir delilin «ibraz» edilemediğini, davacının tek delili, müvekkilinin iş yerindeki tespit tutanağı olduğunu, Mahkemece gerek Mersin Gümrük Müdürlüğü’ne yazdığı müzekkereye verilen cevapta ve gerekse yapılan «bilirkişi incelemesi» ile “new santa lucia" markası adı altında müvekkili tarafından makarna ihracatı yapıldığının tespit edilediğini, müvekkil tarafından ihracat yapılmadığı için davacının bir «kazanç kaybı» söz konusu olmadığını, davacı taraf 2007 yılında Tanzanya ülkesine makarna satışının durduğunu iddia ederek dava açmış olmasına rağmen bilirkişiler müvekkili tarafından 2006 yılında yapılan tüm ihracatları da hesaplamada nazara alarak tazminat hesabı yaptığını, yine tazminat hesabında 2007 yılında Tanzanya dışında diğer ülkelere müvekkil firma tarafından kendi markası adı altında yaptığı ihracatlar da mevcut tazminat hesabında nazara alınmadığını, bilirkişi raporlarına bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen bu itirazlar incelenmeden Mahkemece tarafından reddedildiğini, Yargıtay Genel Hukuk Kurulu tarafından verilen 18.04.2019 tarihli, 2017/11-66 E., 2019/480 K. sayılı kararda göre özetle; davacının yoksun kalan kazancının uzman hesap bilirkişileri vasıtasıyla 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi maddesi gereğince hesaplatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi maddesinde «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre hesaplama yapılmasının düzenlendiğini, ancak dosya kapsamında yapılan tüm hesaplamalar 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine istinaden hesaplama yapıldığını dolayısıyla zarara uğradığını iddia eden davalı taraf uğradığı «zararı ispat» etmesi gerektiğini, bu hesaplamamanın yapılabilmesi ise ancak davacı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarını ibraz etmesi ile mümkün olacağını, davacı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarına dayanmamış olduğu gibi bunları da mahkemeye ibraz etmemiş olduğundan bunların delil olma niteliği de bulunmadığını, bilirkişiler tarafından tanzim edilen 28.01.2022 tarihli rapor müvekkil firmanın Tanzanya ülkesine yaptığı tüm satışlarının “New Santa Lucıa” markalı ürün gibi değerlendirilmiş hiçbir hesaplama ve değerlendirme yapılmadan 04.05.2010 tarihinde bilirkişi rapordaki hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle 66.256,40 USD «yoksun kalınan» zarar hesaplandığını, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde açıkça belirtildiği üzere yapılan hesaplamaların davacı firmanın defter k …
Davalı vekili, müvekkilinin «mal tedarik sözleşmesi» yaptığı Tanzanya firmasına fason üretim yaptığını, üretimin ilgili firmanın tescilli markasına dayalı olarak gerçekleştirildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, «mal tedarik sözleşmesi» yaptığı şirkete ait marka «kaydı» örnekleri sunulmuşsa da buna ilişkin geçerli bir belgenin «ibraz» edilmediği, davalı tarafça yapılan üretime ilişkin olarak ele geçirilen ambalajlar üzerinde davacıya ait markanın çok benzerinin kullanıldığı ve bu hali ile davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» mahiyetinde olduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından davacı tarafça talep edilen tazminata yönelik hesaplamalar yapılmışsa da «maddi tazminata» ilişkin olarak net bir tespitin yapılamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… İhracat değeri (USD), İhracat değeri (Türk Lirası), Miktar (ton), Davacının 1 ton satış kârı üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının 2006 ve 2007 yevmiye envanter «defterinde» kapanış «tasdikleri» bulunmaması nedeniyle ispat yükümünü yitirmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüzden doğan «yoksun kalınan» kazanç tutarının 64.256,40 USD olduğunun tespit edildiği, «ıslah» ile talep edilen «maddi tazminat» miktarının kabul edildiği, toplanan delillere göre aynı alanda faaliyet gösteren davacının da Afrika kıtası ve Tanzanya ülkesine ihracat yaptığı, davalının davacı adına tescilli "SANTA LUCİA + ŞEKİL" markasını, hiçbir tescilli hakka dayanmaksızın, aynı emtia (makarna) ürünleri üzerinde "NEW SANTA LUCIA" ibaresi ile kullandığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma safhasında iş yerinde ele geçirilen makarna ambalajlarının da aynı markanın ele geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmesi nedeniyle eylemin tespiti ile men ve re'fine, "Santa Lucia" markasını «taşıyan» ürünlerin satışının, «dağıtımının», ihracatının ve ithalatının engellenmesine, "Santa Lucia" ibaresi ile üretilen taklit makarna ambalajı bulunduğu taktirde bu ürünler ile varsa tanıtım araçlarının toplatılarak imhasına, 64.256.40 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihininden itibaren işletilecek işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatta fazlaya dair talep ile ticaretten men talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez «ilanına» karar karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5781 E. , 2015/13179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2014
NUMARASI 2011/19-2014/18
Taraflar arasında görülen davada .....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2014 gün ve 2011/19-2014/18 sayılı kararı bozan Daire’nin 17.12.2014 gün ve 2014/11806-2014/19991 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde yatırım hesabı bulunduğunu ve en son 06.02.2002 tarihinde hesap mutabakatı yapıldığını, davalının müvekkilinin yatırım hesabında talimat olmadan işlem yaptığının tespit edilmesi üzerine davalıya ihtarname göndererek hesap özetleri istediğini, gönderilen ekstre ve hesap özetlerine itiraz ettiğini ayrıca, talimatı olmadan işlem yapılmamasının ihtar edildiğini, hesap ekstreleri incelendiğinde talimatsız işlemler yapıldığının ve davalı tarafın müşteriye ait sermaye piyasası araçları ve nakit üzerinde hak ve yetkisi bulunmaksızın kendisi veya üçüncü şahıslar yararına tasarrufta bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 53.300.000.000 (eski) TL'nin davalı şirketten faiziyle birlikte tahsiline, 323 lot Gentaş, 230 lot Sapaz, 1.000 lot İzmir demir çelik, 1000 lot Garanti, 100 lot Eczacı yatırım, 100 lot Metaş, 1.000 lot GSD holding, 100 lot Raks elektronik hisse senedinin iadesine, 06.02.2002 tarihinden sonra yapılan veya yapılacak hisse senetlerinin de işbu senetlerin tahsil tarihine kadar olan miktarının aynen iadesi ile bunlara terettüp eden kar paylarının faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilinin yatırım hesabının dışına usul ve yasaya aykırı olarak çıkarılan başka hisse senetleri var ise bunların tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 17.12.2014 gün 2014/11806 Esas, 2014/19991 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/153918500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz