Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11644 E. 2015/13893 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif dava ehliyeti (husumet)↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu bilgisayar yazılım programının davacı tarafından üretildiği, anılan programın ilim eseri niteliğinde olduğu, davacı şirketin ortağı olan davalı E.E.davalı şirketlerin de ortağı olduğu, davaya konu bilgisayar yazılımınınE. markası ile piyasaya sürüldüğünü bildiği, E. ibaresi ve sair alt markalar üzerinde davacı şirketi bertaraf ederek hak sahibi olmak maksadıyla hareket ettiği, bu durumun kötüniyet göstergesi olduğu, davaya konu iki markanın davacı tarafından önceye dayalı kullanımının ispat edilemediği, diğer markalar yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davacı Laktif dava ehliyetinin bulunmadığından açtığı davanın reddine, davalı pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı E pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davacı adlı yazılım program paketinin davacı şirkete ait olduğunun tesbitine, asıl davada ise davanın kısmen kabulü ile davalı . adına tescilli, 2009/05572 sayılı PACS, 2010/07855 sayılı HBYS, 2010/7856 sayılı LBYS 2006/29157 sayılı “Ci” ibareli markaların ve davalı E adına tescilli 2008/59348 sayılı E, 2009/55793 sayılı E, 2009/56013 sayılı Eroğlu, 2008/59349 sayılı “EŞirketi" ibareli markaların kötüniyetli tescil edildiklerinden hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddine dair verilen karar davacı Lütfi Eroğlu vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, işbu dava ile birleşen Eskişehir 3. Asliye Hukuk 2011/402-2013/75 Karar sayılı dosyada, E adlı yazılım program paketinin müvekkili şirkete aidiyetinin ve bu program paketinin davalılar tarafından çeşitli markalarla izinsiz ve hukuka aykırı olarak güncelleştirildiği, değiştirme yoluyla çoğaltılan kopyalarının satışının yapıldığının ve kullanıldığının tesbitine, bunların hukuka aykırı olarak sahiplenildiğine dair belge var ise iptaline, davalılar tarafından kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... Bilgisayar ve Yazılım Hizmetleri adlı yazılım program paketinin davacı ait olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın bu yöndende davalılar tarafından temyiz edilmesine rağmen Dairemizin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı kararında bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı kullanmış olduğu bilgisayar programının dava konusu "i" adlı bilgisayar programından farklı olduğunu savunmuştur. Bu durumda, her iki tarafın kullandıkları bilgisayar programının kaynak ve nesne kodları karşılaştırılmak suretiyle davalı yazılımının davacı tarafça kullanılan yazılımın kopyası veya farklı nitelikte olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususta sadece davacıya ait bilgisayar programı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı programının daha önceden meydana getirildiğinden bahisle yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi görülmediğinden . vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-/-
Ayrıca kabule göre de, tüzel kişiliğin eser sahipliği sözkonusu olamayacağından uyuşmazlığın bilgisayar programı üzerindeki mali hak sahipliğinin tesbitine yönelik olarak nitelendirilmesi ve bu hukuki nitelik uyarınca hüküm tesisi gerektiği halde mahkemece yazılı şekilde"dava konusu E adlı yazılım program paketinin davacı ye ait olduğunun tespitine" şeklinde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı bozma kararına bir bent daha eklenerek kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… zılımın birden fazla bilgisayarda kullanımının serbest olup olmadığının incelenmesi gerektiğini bildirdiği, davacının da bu incelemenin yapılması için yazılım CD’si «ibraz» ettiği, mahkemece bu CD üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, davalı kullanımında olduğu anlaşılan bir adet yazılımın birden faz …
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11395 E. 2015/5621 K.
Ortak:taraf ehliyeti · kötüniyet · Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ası ile piyasaya sürüldüğünü bildiği, E. ibaresi ve sair alt markalar üzerinde davacı şirketi bertaraf ederek hak sahibi olmak maksadıyla hareket ettiği, bu durumun «kötüniyet» göstergesi olduğu, davaya konu iki markanın davacı tarafından önceye dayalı kullanımının ispat edilemediği, diğer markalar yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davacı Laktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından açtığı davanın reddine, davalı pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı E pasif dava ehliyetinin bulunmadığın …
Benzer bu kararda… sı ile piyasaya sürüldüğünü bildiği, ... ibaresi ve sair alt markalar üzerinde davacı şirketi bertaraf ederek hak sahibi olmak maksadıyla hareket ettiği, bu durumun «kötüniyet» göstergesi olduğu, davaya konu iki markanın davacı tarafından önceye dayalı kullanımının ispat edilemediği, diğer markalar yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davacı...’nun aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından açtığı davanın reddine, davalı ...'nun pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı şirketler yönünden davanın kı …
Bilişim Teknolojileri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" ibareli markaların «kötüniyetli» tescil edildiklerinden hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… hak sahipliğinin davacı şirkete ait olduğu ileri sürülmüş ve mahkemece, anılan ibareler üzerinde davacı şirketin öncelik hakkına sahip olduğu ve davalı şirketlerin «kötüniyetli» olarak bu ibareleri marka olarak tescil ettirdikleri kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · yenileme · uyuşmazlık konusu · hukuki yarar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda556 sayılı KHK’nın Marka Tescilinde Red için Nisbi Nedenlere ilişkin 8. maddenin «son» bendi “Bir markanın «yenilenmeme» nedeniyle koruma süresinin dolmasından sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz ü …
Öte yandan, bir markanın «kötüniyetli» olarak tescil edildiği gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilebilmesi için de hükümsüzlük davası açan kişinin dava tarihinde korunmaya değer «hukuki menfaatinin», başka bir deyişle dava açmada «hukuki yararının» bulunması gerekmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere davacı şirket adına tescilli bulunan “...” asıl unsurlu marka yasal süre sonunda «yenilenmemesi» nedeniyle 20.04.2009 tarihinde sona ermiş olup işbu dava 15.02.2010 tarihinde yani 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin «son» bendinde belirtilen 2 yıllık süre içinde açılmıştır.
Bilgisayar ve Yazılım Hizmetleri” ibareli marka 10 yıllık koruma süresi sonunda «yenilenmeyerek» 20.04.2000 tarihinde sona ermiştir.
-
Şirkete şirketlerin tasfiyesine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10781 E. 2012/2696 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda… ası ile piyasaya sürüldüğünü bildiği, E. ibaresi ve sair alt markalar üzerinde davacı şirketi bertaraf ederek hak sahibi olmak maksadıyla hareket ettiği, bu durumun «kötüniyet» göstergesi olduğu, davaya konu iki markanın davacı tarafından önceye dayalı kullanımının ispat edilemediği, diğer markalar yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davacı Laktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından açtığı davanın reddine, davalı pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı E pasif dava ehliyetinin bulunmadığın …
Benzer bu kararda… davanın reddine, davacı ...’in imzaları bulunan kararlarla şirketin sermayesinin 500 TL’den 100.000 TL’ye bundan da 500.000 TL’ye yükseltilmiş olması ve kararlarda «taahhüt» edilen sermayenin ödediğinin belirtilmiş olması gerekçesiyle, usulsüz «sermaye artırımı» kararının iptali talebinin reddine, benimsenen bilirkişi raporuna göre, Ekrem'in kendi eyleminden dolayı «şirkete zarar» vermesi nedeniyle, kendi kusuruna dayanarak şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteyemeyeceği gerekçesi ile, Ekrem'in «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin davasının reddine, davada pasif taraf «ehliyeti» bulunmayan ... ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · ispat külfeti · sahtecilik · sermaye artırımı · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · fesih · ek tasfiye
Benzer bu kararda… davanın reddine, davacı ...’in imzaları bulunan kararlarla şirketin sermayesinin 500 TL’den 100.000 TL’ye bundan da 500.000 TL’ye yükseltilmiş olması ve kararlarda «taahhüt» edilen sermayenin ödediğinin belirtilmiş olması gerekçesiyle, usulsüz «sermaye artırımı» kararının iptali talebinin reddine, benimsenen bilirkişi raporuna göre, Ekrem'in kendi eyleminden dolayı «şirkete zarar» vermesi nedeniyle, kendi kusuruna dayanarak şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteyemeyeceği gerekçesi ile, Ekrem'in «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin davasının reddine, davada pasif taraf «ehliyeti» bulunmayan ... ve ... hakkındaki davaların reddine karar verilmiştir.
Şti'nin tasfiyesine ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu» kararının, «sahtecilik» yoluyla aynı tarafların ortak oldukları, Eskişehir'de bulunan Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
Şti. için alındığı hususundaki «ispat külfetinin» davalı ...'na düştüğü ve davalı tarafından da bu iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, iş bu davada söz konusu «ortaklar kurulu» kararının Eskişehir'de bulunan Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
Mahkemece, dava konusu «tasfiye» kararının Eroğlu Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2568 E. 2010/8999 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · haksız rekabet · temerrüt
Benzer bu kararda… muş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının yazılım programının eser niteliğinde bulunmadığı, ancak, TERCİH ROBOTU ibaresinin davalı tarafından kullanılmasının «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.000 YTL maddi ve 3.000 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11644 E. , 2015/13893 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/04/2014
NUMARASI 2010/643-2014/175
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2014 gün ve 2010/643-2014/175 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı kararı aleyhinde davalılar tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı şirket vekili, birleşen davada davacı Lvekili, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun her türlü bilgisayar yazılım programı, destek hizmetleri ve ana sözleşmede yazılı diğer işler olduğunu, şirket ortağı ve aynı zamanda müdürü olan davalı 2006 yılında davalı C 2007 yılında ise diğer davalı şirketi kurduğunu, bu şirketlerin kurulmasından sonra müvekkiline ait E isimli bilgisayar yazılım programının izinsiz olarak kullanılarak piyasaya sürüldüğünü, bu yazılıma ilişkin davalı şirketlerin kendi adlarına markalar tescil ettirdiklerini ileri sürerek, müvekkiline ait markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbit ve meni ile davalılar adına tescilli 9 markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
İşbu dava ile birleşen Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/402-2013/75 karar sayılı dosyada, davada davacı şirket vekili, E. adlı yazılım program paketinin müvekkiline ait olduğunu, bilgisayar yazılım programının davalılar tarafından izinsiz çoğaltılarak piyasaya sürüldüğünü ileri sürerek, müvekkiline ait E.Bilgisayar Yazılım Hizm. adlı yazılım programın müvekkiline ait olduğunun tesbitine, programın davalılar tarafından "E" markaları veya değişik markalar adı altında kullanılmasının ve kullandırılmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
-/-
Asıl ve birleşen davanın davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu bilgisayar yazılım programının davacı tarafından üretildiği, anılan programın ilim eseri niteliğinde olduğu, davacı şirketin ortağı olan davalı E.E.davalı şirketlerin de ortağı olduğu, davaya konu bilgisayar yazılımınınE. markası ile piyasaya sürüldüğünü bildiği, E. ibaresi ve sair alt markalar üzerinde davacı şirketi bertaraf ederek hak sahibi olmak maksadıyla hareket ettiği, bu durumun kötüniyet göstergesi olduğu, davaya konu iki markanın davacı tarafından önceye dayalı kullanımının ispat edilemediği, diğer markalar yönünden davacının öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davacı Laktif dava ehliyetinin bulunmadığından açtığı davanın reddine, davalı pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalı E pasif dava ehliyetinin bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine, davacı adlı yazılım program paketinin davacı şirkete ait olduğunun tesbitine, asıl davada ise davanın kısmen kabulü ile davalı .
adına tescilli, 2009/05572 sayılı PACS, 2010/07855 sayılı HBYS, 2010/7856 sayılı LBYS 2006/29157 sayılı “Ci” ibareli markaların ve davalı E adına tescilli 2008/59348 sayılı E, 2009/55793 sayılı E, 2009/56013 sayılı Eroğlu, 2008/59349 sayılı “EŞirketi" ibareli markaların kötüniyetli tescil edildiklerinden hükümsüzlüğüne, diğer istemlerin reddine dair verilen karar davacı Lütfi Eroğlu vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, işbu dava ile birleşen Eskişehir 3. Asliye Hukuk 2011/402-2013/75 Karar sayılı dosyada, E adlı yazılım program paketinin müvekkili şirkete aidiyetinin ve bu program paketinin davalılar tarafından çeşitli markalarla izinsiz ve hukuka aykırı olarak güncelleştirildiği, değiştirme yoluyla çoğaltılan kopyalarının satışının yapıldığının ve kullanıldığının tesbitine, bunların hukuka aykırı olarak sahiplenildiğine dair belge var ise iptaline, davalılar tarafından kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... Bilgisayar ve Yazılım Hizmetleri adlı yazılım program paketinin davacı ait olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın bu yöndende davalılar tarafından temyiz edilmesine rağmen Dairemizin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı kararında bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı kullanmış olduğu bilgisayar programının dava konusu "i" adlı bilgisayar programından farklı olduğunu savunmuştur. Bu durumda, her iki tarafın kullandıkları bilgisayar programının kaynak ve nesne kodları karşılaştırılmak suretiyle davalı yazılımının davacı tarafça kullanılan yazılımın kopyası veya farklı nitelikte olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususta sadece davacıya ait bilgisayar programı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı programının daha önceden meydana getirildiğinden bahisle yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi görülmediğinden . vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-/-
Ayrıca kabule göre de, tüzel kişiliğin eser sahipliği sözkonusu olamayacağından uyuşmazlığın bilgisayar programı üzerindeki mali hak sahipliğinin tesbitine yönelik olarak nitelendirilmesi ve bu hukuki nitelik uyarınca hüküm tesisi gerektiği halde mahkemece yazılı şekilde"dava konusu E adlı yazılım program paketinin davacı ye ait olduğunun tespitine" şeklinde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı bozma kararına bir bent daha eklenerek kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442.maddesi gereğince REDDİNE,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile mümeyyiz davalının işbu dava dosyası ile birleşen Eskişehir 3. Asliye Hukuk 2011/402-2013/75 Karar sayılı dosyası yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemizin 22.04.2015 gün ve 2014/11395-2015/5621 sayılı bozma kararına bir bent daha eklenerek kararın bu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı iadesine, alınmadığı anlaşılan 57,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3.
maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147813300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz