Halefiyet ile rücu takibinde seçimlik yetki: üst taşıyıcı yerleşim yeri de yetkilidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/670 E. 2021/971 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Sigortacının sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet yoluyla açtığı rücu davasında/takibinde, sigortalının davalıya karşı dava açabileceği yerlerde sigortacı da dava açabilir. Taşıma işinde asıl taşıyıcı ile fiili taşıyıcı arasındaki ilişkide, fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğinden (TTK 890/2), bu durumda davacı/alacaklının asıl taşıyıcının yerleşim yeri veya borçlunun yerleşim yeri arasında seçimlik yetkisi vardır; seçim hakkı davacıya aittir.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinde yetkili icra dairesinin tespiti (halefiyet ve fiili taşıyıcıya karşı rücu) → kabul
İddia: Davacı vekili, sigortalısı asıl taşıyıcının yerleşim yerinin Ataşehir/İstanbul olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince sigortalının dava açabileceği yerde kendisinin de dava açabileceğini, TTK m.890/2 uyarınca asıl taşıyıcının yerleşim yeri icra dairesinin de yetkili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 1472/1 uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde sigortalısının yerine halef olarak geçer ve sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı, ödediği bedel kadar kendisine intikal eder; sigortalı nerede davalıya karşı dava açabilecekse, halefiyete binaen sigortacı da orada dava açabilir. TTK m.890/2 hükmüne göre fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava ise fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir. Somut olayda, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı, taşıma işini alt taşıyıcı sıfatıyla davalıya devretmiştir; bu düzenleme uyarınca fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilecektir. Buna göre davacı alacaklı, halef sıfatıyla üst taşıyıcının yerleşim yerinde veya borçlunun yerleşim yerinde dava açabilecek, icra takibi başlatabilecektir. Seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklıya aittir ve davacı bu hakkını İstanbul Anadolu İcra Daireleri yönünde kullanmıştır. Bu nedenle takibin başlatıldığı İstanbul Anadolu icra dairesi yetkilidir; ilk derece mahkemesinin icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davayı reddetmesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu takiplerinde, TTK 890/2 uyarınca fiili taşıyıcıya karşı asıl taşıyıcının yerleşim yerinde de takip yapılabileceğine ve bu durumda seçimlik yetkinin davacıya ait olduğuna ilişkin somut ve uygulanabilir bir kural içermesi nedeniyle emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu davasında/takibinde, sigortalının davalıya karşı dava açabileceği yer mahkemesi/icra dairesi yetkilidir; taşıma ilişkisinde fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (TTK 890/2) ve birden fazla yetkili yer bulunması halinde seçim hakkı davacı alacaklıya aittir.
- Dava şartı
- yetkili icra dairesinde takip başlatılmış olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ rücu↗ yetkili icra dairesi↗ seçimlik yetki↗ asıl taşıyıcı↗ fiili taşıyıcı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/670
KARAR NO 2021/971
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/01/2021
NUMARASI 2020/426 Esas - 2021/7 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021
Yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, ...Ltd. Şti.'nin yürüttüğü taşıma işleri kapsamında doğabilecek olası rizikoları Nakliyat Aracısının Yasal Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, dava dışı ... A.Ş., firmasının "84 kap kondenser ve evoparatör" cinsi emtianın, Türkiye'den Azerbeycan'a taşınmak üzere 16/08/2018 tarihinde ... plakalı ve ... plakalı tıra yüklendiğini, taşıma işinin, navlun faturasını düzenleyen müvekkilinin sigortalısı ... şirketi tarafından üstlenildiğini, ancak taşıma işi bizzat yerine getirilmeyip taşıma yapılan aracın maliki davalı ... ltd.Şti.'ne devredildiğini, dava dışı sürücü .. sevk ve idaresindeki ... plakalı ve ... plakalı tırın Dilucu Gümrük Kapısı civarında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek trafik kazası meydana geldiğini ve taşınan emtianın hasara uğradığını, zarar tutarının 24.862,61-Euro olarak tespit edildiğini, davalının aracın maliki olduğunu, oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek İst.
Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;yetkili mahkemenin Iğdır mahkemelerinin olduğunu ve yetki itirazında bulunduklarını, hasarın ödemesinin ... Sigorta tarafından karşılanacağını, firmalarının taşıyıcı olarak yer aldığını, yüklemenin sağlıklı yapılmadığını, şoförün bu şekilde yapılan yüklemenin kazaya sebebiyet vereceğini yetkililere söylediğini,paketleme ve istif hatası ile oluşan hasarlarda yük taşıma kanunları gereğince firmalarının sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,davacının alacaklı olup olmadığının tespitinden sonra nihayetinde bir paraya hükmedilecek olmasının uyuşmazlığın esasının para borcu olduğu sonucunu doğurmayacağı, davanın halefiyet ilkesi gereğince taşınan emtiaya zarar verildiği sebeplerine dayalı olarak dava açtığı, taraflar arasında doğrudan sözleşme olmadığı hususuyla birlikte, taşıma sözleşmesinin ifa yerinin yetkili olduğunun düşünülmesi halinde dahi ifa yerinin taşınan emtianın götürüldüğü yer veya taşıma sözleşmesi gereğince alacaklı konumuna geçen taşıyıcının yerleşim yeri olacağını, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili sigortalısı ...'un asıl taşıyıcı olduğu şirketin merkezinin Ataşehir-İst.da bulunduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince müvekkilinin sigortalısının nerede dava açabilecekse müvekkilinin de orada dava açabileceğini, TTK m.890/2 uyarınca asıl taşıyıcı tarafından fiili taşıyıcıya karşı açılacak davaların asıl taşıyıcıların yerleşim yerinde açılabileceğini, sigortalının yerleşim yeri icra dairesi olan İstanbul Anadolu İcra dairelerinin yetkili olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sigortalı üst taşıyıcıya ödenen hasar bedelinin fiili taşıyıcıdan rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK nun 1472-(1)maddesi; "Sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlululara karşı dava hakkı var ise bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış ise, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek ,dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindedir. Sigortalı nerede davalıya karşı dava açabilecekse davacı sigortacı da halefiyete binaen orada dava açabilecektir.
TTK m.890/2 hükmüne göre" fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir.Somut olayda, dava dışı sigortalı üst taşıyıcı Baytur şirketi taşıma işini alt taşıyıcı sıfatıyla davalıya devretmiştir. Bahsi geçen yasal düzenleme uyarınca fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilecektir.Buna göre; davacı alacaklı halef sıfatıyla üst taşıyıcının yerleşim yerinde veya borçlunun yerleşim yerinde dava açabilecek ,icra takibi başlatabilecektir.Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklıda olup davacı alacaklı seçim hakkını yetkili İstanbul Anadolu İcra Daireleri yönünde kullanmıştır.
Buna göre takibin başlatıldığı İstanbul Anadolu icra dairesinin de yetkili bulunduğu anlaşılmakla davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddi yönünde verdiği karar yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulune ,kararın kaldırılmasına, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının reddi ile davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/426 Esas-2021/7 Karar sayılı ve 08/01/2021 tarihli kararının HMK.'nun 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144641 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi