6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bankacılık işleminden doğan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/703 E. 2021/639 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev itirazı (bankacılık işlemi - tüketici işlemi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin gerçek kişi tüketici, diğerinin ticari/mesleki amaçla hareket eden banka olduğu bankacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işlem TTK 4/1-f bendi kapsamında mutlak ticari dava niteliği taşısa da, TKHK 83/2. maddesindeki açık hüküm nedeniyle bu işlemin tüketici işlemi sayılması ve görev hükümlerinin uygulanması engellenmez; dolayısıyla görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Davanın tüketici mahkemesinde görülmesi, davanın ticari dava olma niteliğini ortadan kaldırmaz; bu durum yalnızca görev tayinini etkiler.

Ele alınan sorunlar

Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasında görevli mahkemenin tespiti → ret

İddia: Davalı vekili, davacının kâr elde etme amacıyla hareket ettiğini, tüketici sıfatının bulunmadığını, dolayısıyla tüketici mahkemesinin görevli olamayacağını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi uyarınca bankacılık sözleşmeleri dahil her türlü sözleşme ve işlem tüketici işlemi sayılır; davalı ticari ve mesleki amaçla hareket eden banka, davacı ise gerçek kişi mevduat sahibi tüketicidir. TKHK'nın 73. maddesi tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görüleceğini, 83/2. maddesi ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemlerde diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve görev hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini öngörür. Ticari davalar mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır; mutlak ticari davalar TTK 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır ve TTK 4/1-f bendi uyarınca bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Ticari dava niteliğindeki bir davanın taraflarından birinin tüketici olması halinde TKHK 83/2. maddesindeki açık hüküm nedeniyle davaya tüketici mahkemesinde bakılması gerekir; davanın tüketici mahkemesinde görülmesi, davanın ticari dava olma niteliğini değiştirmez. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, mutlak veya nispi ticari dava söz konusu olmadığına ilişkin gerekçesi hukuka uygun değildir; ancak davaya tüketici mahkemesi tarafından bakılması gerektiği sonucu doğru olduğundan, kararda sonuç itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Banka ile gerçek kişi mevduat sahibi arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın, TTK 4/1-f bendi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olsa da TKHK 83/2. maddesi gereği tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin ilke, benzer bankacılık uyuşmazlıklarında görev tespiti için ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Banka ile gerçek kişi tüketici arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işlem TTK 4/1-f bendi kapsamında mutlak ticari dava niteliği taşısa da, TKHK 83/2. maddesi gereği görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi mutlak ticari dava görev usulden ret bankacılık işlemi

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Kanun 26502 sayılı Kanun 36502 sayılı Kanun 3/1-l6502 sayılı Kanun 736502 sayılı Kanun 83/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1TTK 4/1-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/703

KARAR NO 2021/639

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2020

NUMARASI 2020/414 Esas-2020/177 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2021

Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine yönelik kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 7 Ekim 2015 tarihinde ... Kaynarca Şubesi ... numaralı USD mevduat hesabında bulunan 122903,64-USD parasını TL'ye çevirmek için işlem yapmak istediğini, 'internet limitiniz 150.000-TL'dir uyarısı üzerine ev telefonundan şube müdürünü aradığını,personelin düşük şeklinde yorumlayıp işlemini yapmadığını, 2 Kasım 2015'te aynı yöntemle 9.30'da ev telefonuyla şubeyi aradığını, ... Beyle muhatap olduğunu, USD parasının TL ye çevrilmesi talimatını verdiğini, 11.30'da yapılan işlemin 9.30'da döviz kuruyla 120.903,64-USD kısmının yapıldığını 15.30'da dekontunu imzalamak üzere şubeye gittiğinde öğrendiğini,geciktirilen işlemin tamamlanmadığını,kararının sorgulanması sebebiyle, 21.400-TL zarar ettiğini, bankaya olan güveninin sarsılmasıyla kullandığı ev kredisini erken kapattığını,bilgilendirmenin zamanında yapılmaması nedeniyle zararının arttığını,21.400-TL zararının yasal katılım oranıyla karşılanması hususnda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, dava konusu işlemin, davacının açık talep, talimat ve kabulüne,bankacılık uygulamalarına uygun olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili banka tarafından gerçekleştirilmiş usulsüz bir işlem bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Banka ile imzalanmış olan sözleşmelerin, hesabın işleyişi ve bankacılık uygulamaları çerçevesinde olmak üzere; davacının, 02.11.2019 tarihinde Müvekkili Banka'ya döviz alış işlemi ile ilgili talimat verdiğini, verilen talimata istinaden döviz alış işlem kuru Şubenin yetkilisi tarafından talimatın gönderildiği anda rezervlendiğini ve daha sonra rezervlenen kur üzerinden döviz alış işlemi gerçekleştirildiğini, davacının, talep ve talimatına uygun gerçekleşen işlemle ilgili dekontu da bizzat Şube'ye gelmek suretiyle imzaladığını, davacının yapmış olduğu işlemleri gelir elde etme amacıyla yaptığını, tüketici sıfatıyla hareket edilmemesi sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 138. maddesinin ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' şeklinde düzenlendiğini, davacının kişisel şahsi hesabının başka para cinsine çevrilirken zarar meydana geldiği iddiasıyla açılan davada söz konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, mevduat hesabının USD/TL olmasının söz konusu işlemin tüketici işlemi olması vasfını etkilemeyeceği, dava türü bakımından TTK'da sayılan mutlak ve nispi ticari davanın şartlarının oluşmadığı, tüketici işleminden kaynaklanan hukuki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekeceği gerekçesiyle görev yönünden davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin sunduğu konuşma kayıtları da incelendiğinde davacının İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi'nde yürümekte olan yargılamada yapmış olduğu ikrarlardan da anlaşılacağı üzere davacının kar elde etme amacıyla hareket ettiğini ve tüketici sıfatıyla hareket etmediğinin açıkça ortaya çıktığını, tüketici kavramının dar yorumlandığını, yatırım ve kar amacıyla yapılan işlemlerin tüketici işlemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının tüketici sıfatı bulunmadığından bu davaya mahkemenin bakmasının mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "bu kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” denilmekte, aynı Kanunun 3. maddesinde “tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 3/1. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukukî işlemin kanun kapsamına (m.2) alınmış olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden banka, davacı ise gerçek kişi mevduat sahibi tüketicidir. 6502 sayılı Kanunun; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini” düzenleyen 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır.

Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. TTK 4.(1) f.maddesi uyarınca "bankalara ,diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğindedir.Ticari dava niteliğindeki bir davanın taraflarından birinin tüketici olması halinde 6502 sayılı kanunun 83/2.maddesindeki açık hüküm nedeniyle davaya tüketici mahkemesinde bakılması gerekmektedir.Davanın tüketici mahkemesinde bakılması davanın ticari dava olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesinin mutlak veya nispi ticari dava sözkonusu olmadığına ilişkin gerekçesi doğru olmamıştır. Ancak, davaya tüketici mahkemesi tarafından bakılması gerekmekle sonuç itibariyle kararda isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 29/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140254 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.