Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10680 E. 2015/7226 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ hizmet alım sözleşmesi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ teminat mektubu↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ kâr kaybı↗ fatura↗ dosya masrafı↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğuna ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının sözleşme hükümlerine göre işyerini süresi içinde boşaltmaması nedeni ile davalı idarenin liman sahası içinde çalışmasına engel olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 3 adet fatura karşılığı davacı tarafın hak ediş ve teminatından yapmış olduğu kesinti tutarının 137.712,74 TL olduğu, davalı idarenin uğramış olduğu gelir kaybı ile masrafları bedelinin 121.401,33 TL olacağı, davacı tarafa sözleşme süresi içinde fiyat farkı olarak 217.717,65 TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle işçi ücreti ile SSK taban fiyat artışından kaynaklanan fiyat farkı talebinin yersiz olduğu, davacı tarafın davalı idareden yersiz kesinti nedeni ile asıl alacağın 16.311,41 TL, reeskont faiz hesabına göre faiz alacağının 1.889,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı hak ediş bedeli, teminat mektubu alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu alacak kalemlerinin miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek rapor hükme esas alınmış ise de, ek raporda 1 Ocak 2006 günü limanda tatil nedeniyle çalışma yapılmadığına, limanda günlük çalışma saatinin 18 saat değil 24 saat olduğuna, işçilik fiyat farkı alacağının sözleşme hükümleri çerçevesinde doğduğuna ilişkin hususlar başta olmak üzere davacı vekilinin, yine iki gemiye yapılan yükleme miktarı başta olmak üzere davalı vekilinin itirazları yeterince karşılanmadığı gibi gibi, değerlendirilen bir kısım itiraz noktaları üzerinde denetim yapılamamakta olup, bildirilen görüş hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte değildir.
O halde,mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda içinde kaptan bir bilirkişinin de bulunduğu başka uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması,hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan ek rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Tazminat | Temel uyuşmazlığın
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4842 E. 2023/5098 K.
Ortak:hak ediş · hizmet alım sözleşmesi · teminat mektubu · denetime elverişlilik · reeskont faizi · kâr kaybı · fatura · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, «görevli» mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğuna ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının sözleşme hükümlerine göre işyerini süresi içinde boşaltmaması nedeni ile davalı idarenin liman sahası içinde çalışmasına engel olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 3 adet «fatura» karşılığı davacı tarafın «hak ediş» ve «teminatından» yapmış olduğu kesinti tutarının 137.712,74 TL olduğu, davalı idarenin uğramış olduğu gelir «kaybı» ile «masrafları» bedelinin 121.401,33 TL olacağı, davacı tarafa sözleşme süresi içinde fiyat farkı olarak 217.717,65 TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle işçi ücreti ile SSK taban fiyat artışından kaynaklanan fiyat farkı talebinin yersiz olduğu, davacı tarafın davalı idareden yersiz kesinti nedeni ile asıl alacağın 16.311,41 TL, «reeskont faiz» hesabına göre faiz alacağının 1.889,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesine» dayalı «hak ediş» bedeli, «teminat mektubu» alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu alacak kalemlerinin miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi rapor …
… ası,hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan ek ra …
Benzer bu kararda… şme hükümlerine göre işyerini süresi içinde boşaltmaması nedeni ile davalı idarenin liman sahası içinde çalışmasına engel olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 3 adet «fatura» karşılığı davacı tarafın «hak ediş» ve «teminatından» yapmış olduğu kesinti tutarının 137.712,74 TL olduğu, davalı idarenin uğramış olduğu gelir «kaybı» ile «masrafları» bedelinin 121.401,33 TL olacağı, davacı tarafa sözleşme süresi içinde fiyat farkı olarak 217.717,65 TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle işçi ücreti ile SSK taban fiyat artışından kaynaklanan fiyat farkı talebinin yersiz olduğu, davacı tarafın davalı idareden yersiz kesinti nedeni ile asıl alacağın 16.311,41 TL, «reeskont faiz» hesabına göre faiz alacağının 1.889,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2014/10680 E. ve 2015/7226 K. sayılı kararı ile davanın, «hizmet alım sözleşmesine» dayalı «hak ediş» bedeli, «teminat mektubu» alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, Mahkemece, dava konusu alacak kalemlerinin miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek rapor hükme esas alınmış ise de, ek raporda 1 Ocak 2006 günü limanda tatil nedeniyle çalışma yapılmadığına, limanda günlük çalışma saatinin 18 saat değil 24 saat olduğuna, işçilik fiyat farkı alacağının sözleşme hükümleri çerçevesinde doğduğuna ilişkin hususlar başta olmak üzere davacı vekilinin, yine iki gemiye yapılan yükleme miktarı başta olmak üzere davalı vekilinin itirazları yeterince karşılanmadığı gibi değerlendirilen bir kısım itiraz noktaları üzerinde denetim yapılamadığı, bildirilen görüşün hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte olmadığı, içinde kaptan bir bilirkişinin de bulunduğu başka uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «hizmet alım sözleşmesine» dayalı «hak ediş» bedeli, «teminat mektubu» alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakediş alacağı · teslim tutanağı · hakediş · teamül · iş bölümü · ispat yükü · mahsup · komisyon
Benzer bu kararda… ünen tonajların kalan bakiye yükleme tonajları olduğunu, davalının bildirdiği tonaj miktarları ise gemilerin tamamının yükleme miktarı olduğunu, gemilerin büyük bir «bölümü» müvekkilince yüklendiğinden liman kayıtlarındaki tonaj miktarlarının doğru olduğu, denizcilik «teamüllerine» veya hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadığı, böylesi yüksek tonajlarda gemilerin düşük yükleme yapmasının mümkün olmadığını, tonaj miktarları, doğrudan hesaplamayı etkilediğinden, bu hususta mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılması gerekirken bu itirazlarının değerlendirilmediğini, gümrük müdürlüğünce gümrük idarelerinde idarenin uygun görmesi halinde 24 saat çalışma yapılabileceği belirtilmesine rağmen davalının yükleme «kaybı» hesaplamasının, günlük 18 saat çalışma üzerinden yapıldığını, kılavuzluk hizmetinin müvekkilin sözleşme kapsamında üstlendiği işe «dahil» olduğunu ispata yarar bir herhangi bir delilin davalı tarafca sunulmamasına rağmen bilirkişi raporunda 4.630,44 TL tutarında davalı taraf kılavuzluk gelir kaybı hesabı yapıldığını, müvekkilinin sözleşmesi ve verdiği hizmetin 31.12.2005 tarihinde sonlandığını, ancak, davalı tarafca konveyör ve jeneratör arızasına ilişkin düzenlenen faturaların, 01.05.2006, 11.05.2006 ve 07.04.2006 tarihli olduğunu, bu faturaların, müvekkilinin limandan ayrıldıktan 5 ay sonra düzenlendiğini, «fatura» içeriği arızaya kimin sebebiyet verdiğine ilişkin dosyada tek bir delilin dahi bulunmadığını, bilirkişi raporunda, davalının, konteyner kirasına karşılık, davacıdan 4.475,24 TL tutarında alacağı olduğunun belirtildiğini, söz konusu konteynerın davacıya ait olduğunu, yere ilişkin davalı tarafca kira bedeli alınmayacağının taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 8 inci maddesinde açıkça düzenlendiğini, devir-«teslim» için ayrıca personel, yol ve güvenlik için ve de limana gönderilen araçların yakıt bedeli için davalının davacıya düzenlediği faturaların kabul edilerek, davalının alacağına dahil edildiğini, fatura ve davacının imzası bulunmayan devir «teslim tutanakları» dışında başkaca bir delil olmadığı gibi, dava konusu olay olmasaydı da davalı devir teslim yapacağından, devir teslime ilişkin ayrıca davacıya bir faturalandırmada bulunmasının hukuki olmadığını, 8 adet aracın fuzuli işgal ücreti ve iş makinelerini çekmek için kiralanan vinç ve işçilik bedelinin de diğer tüm zarar iddiaları gibi sadece davalının beyanına ve her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek fatura ve de davacının imzası olmayan, davalı tarafca tek taraflı olarak düzenlenen devir teslim tutanaklarına dayandığından «ispat yükü» kendinde olan davalı iddiasını başkaca bir delille kanıtlayamadığından bu kalemlerin de davalı zararına dahil edilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözl …
… le işletmesini üstlendiği liman sahasını işletme döneminin sona ermesinden sonra süresinde boşaltmaması nedeniyle davalı tarafça geç boşaltmadan kaynaklanan zararın «hakediş» alacaklarından mahsubunun yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının süresinde liman sahasını boşaltmaması nedeniyle davalı tarafça yapılan zarar hesabında 01.01.2006 tarihinin iş günü olarak hesaplandığı fakat dava sırasında bu tarihte liman sahasında salt davacının liman sahasını boşaltmaması nedeniyle çalışma yapılamadığını kanıtlar bir delil sunulmadığı, Liman Başkanlığı'na ve Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere belirtilen resmi tatil gününde liman sahasında çalışma yapılmasını gerektirecek bir talep veya «görevlendirmeyi» gösterir cevap sunulmadığı, bu haliyle 01.01.2006 günü davacının liman sahasını boşaltmamasının davalıyı tek başına zarara uğratmadığının değerlendirildiği, işçilik ücretleri yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasında imzalanan 07.11.2003 tarihli sözleşmede yalnızca belirli kalemler yönünden fiyat farkı verileceğinin düzenlendiği, bu kalemler arasında işçilikten doğan «masrafların» yer almadığı bu nedenle fiyat farkı alacağı talebinin yerinde olmadığı, davacının «hakediş alacağından» ve «teminat mektubundan» alacağından haksız yere 66.824,21 TL «mahsup» edildiği 04.09.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, 66.824,21TL «asıl alacak» ve 11.645,13TL «işlemiş faiz» alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl alacağa dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
… ltma hizmetlerinin davacı şirket tarafından yapılacağının belirlendiğini, söz konusu sözleşmenin 31.12.2005 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen davacı şirket devir «teslim» işlemlerinden imtina ederek, iş makinelerini Liman sahasından çekmediğinden 02.01.2006 tarihi saat 20:00'ye kadar limanda yükleme-boşaltma işlemi yapılamadığını, 02.01.2006 tarihinde saat 20:00'da iskelenin teslim edildiğini, müvekkili davalı kuruluşun uğramış olduğu gelir kayıpları ve diğer tüm zarar ve ziyanlar için «komisyon» marifetiyle tespit tutanağı hazırlandığını, söz konusu tespitte toplam gelir «kaybı» ve diğer «masraflar» olarak 139.707,31 TL davacı şirketten alacaklı oldukları tespit edilerek bu tutarın davacının hak edişinden «mahsup» edildiğini, mahkeme dosyasına sunulan raporlarda saatlik yükleme miktarının 484,9 Ton/ saat olduğu ve 13 saatlik bir yükleme gelir kaybı oluştuğu tespit edilerek yükleme gelir kaybı hesaplaması yapıldığını, ancak dosyada mübrez devir «teslim tutanağının» incelenmesi neticesinde tespit edileceği üzere söz konusu tutanağın 01.01.2006 tarihli olup, bilirkişiler tarafından söz konusu tarihin tatil olarak değerlendirilm …
Eksik ve kullanılamaz durumda «teslimi» halinde faal hale getirilmesi için idare tarafından yapılacak harcama bedeli yüklenicinin «kesin» «teminatından» karşılanacaktır." hükmü gereği, 27.01.2006 tarihli gelir kayıpları tespit tutanağında belirtilmekte olduğu gibi yüklenici firma tarafından müvekkili davalı kuruluşa teslim edilmeyen ancak liman hizmetlerinin devam ettirilmesi için yeni dönem müteahhidine arızalı olarak teslim edilen konveyörün arızalarının giderilmesi için alınan fiyat 14.691,00 TL olduğundan mahkeme tarafından karar tesisinde esas alınan raporlarda tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığı, aynı şekilde sözleşmenin 34 üncü maddesinde yer alan hüküm gereği, 27.01.2006 tarihli gelir kayıpları tespit tutanağında belirtilmekte olduğu gibi yüklenici firma tarafından müvekkili davalı kuruluşa teslim edilmeyen ancak liman hizmetlerinin devam ettirilmesi için yeni dönem müteahhidine arızalı olarak teslim edilen jeneratörün arızalarının giderilmesi için alınan fiyat 7.365,29 TL olduğundan raporlarda tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişilerce müvekkili davalı kuruluş tarafından davacı şirket adına liman sahası kira ücretinin tahsili için tanzim edilen 4.231,00 TL bedelli faturanın hesaplamada hiç dikkate alınmadığını, Aralık 2015 elektrik borcu olan 4.208,88 TL'nin davacı tarafın alacağından 26.01.2006 tarihinde «mahsup» edildiğini, «eksik inceleme» neticesinde tanzim edilen raporlar esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16940 E. 2015/4442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1104 E. 2013/746 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… ası,hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan ek ra …
Benzer bu kararda… nusunda uzman başka bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırtılması, hükme esas alınan ek raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itiraz noktalarını uzmanlık alanı itibariyle yeterince aydınlatmayan, denetime elverişli bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · şirketin tasfiyesi · fesih · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «şirketin tasfiyesine» ilişkin «organsızlık» nedeni ile sona erdirme isteminin şirkete yöneltilmesinin gerekli olduğu, dolaylı sorumluluk bakımından zarara yol açan maddi olgular ile hukuki olgular arasındaki bağlantının saptanamadığı, TTK'nun 336'ncı maddesi uyarınca zarar unsurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, dava dışı şirketin «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan davalıların dava dışı şirkete vermiş olduğu zararın tahsili, dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10680 E. , 2015/7226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2013 tarih ve 2012/264-2013/240 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ihale ile...Limanı yükleme boşaltma hizmet alanı sözleşmesini yüklendiğini, 31.12.2005 tarihinde sona eren sözleşmeyle ilgili olarak alacağı bulunduğunu ileri sürerek, davacının 128.827,53 TL hakediş alacağının fatura tarihlerinden, 8.885,21 TL teminat mektubu alacağının 27.09.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ve fiyat farkından kaynaklanan alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin haklarını saklı turarak 10.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hakedişin haklı sebeplerle ödenmediğini, davacının iş sahasını süresinde terketmemesi nedeniyle komisyon marifetiyle belirlendiği üzere 139.707,31 TL alacakları olduğunu, fiyat farkı hakedişlerinin yapıldığını, işçilikten kaynaklanan fiyat farkı alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, görevli mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğuna ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının sözleşme hükümlerine göre işyerini süresi içinde boşaltmaması nedeni ile davalı idarenin liman sahası içinde çalışmasına engel olduğu, davalının düzenlemiş olduğu 3 adet fatura karşılığı davacı tarafın hak ediş ve teminatından yapmış olduğu kesinti tutarının 137.712,74 TL olduğu, davalı idarenin uğramış olduğu gelir kaybı ile masrafları bedelinin 121.401,33 TL olacağı, davacı tarafa sözleşme süresi içinde fiyat farkı olarak 217.717,65 TL ödemede bulunulduğu, bu nedenle işçi ücreti ile SSK taban fiyat artışından kaynaklanan fiyat farkı talebinin yersiz olduğu, davacı tarafın davalı idareden yersiz kesinti nedeni ile asıl alacağın 16.311,41 TL, reeskont faiz hesabına göre faiz alacağının 1.889,86 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı hak ediş bedeli, teminat mektubu alacağı ve işçilik fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, dava konusu alacak kalemlerinin miktarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek rapor hükme esas alınmış ise de, ek raporda 1 Ocak 2006 günü limanda tatil nedeniyle çalışma yapılmadığına, limanda günlük çalışma saatinin 18 saat değil 24 saat olduğuna, işçilik fiyat farkı alacağının sözleşme hükümleri çerçevesinde doğduğuna ilişkin hususlar başta olmak üzere davacı vekilinin, yine iki gemiye yapılan yükleme miktarı başta olmak üzere davalı vekilinin itirazları yeterince karşılanmadığı gibi gibi, değerlendirilen bir kısım itiraz noktaları üzerinde denetim yapılamamakta olup, bildirilen görüş hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte değildir.
O halde,mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda içinde kaptan bir bilirkişinin de bulunduğu başka uzman bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması,hükme esas ek raporu değerlendiren, tartışan, taraf vekillerinin 11.01.2010 ve 25.01.2010 tarihli ek rapora yönelik itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan ek rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138093000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz