Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10209 E. 2015/6772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikrah↗ ciro ve teslim↗ irade fesadı↗ yönetim kurulu üyeliği↗ pay devri↗ istifa↗ alacağın temliki↗ hile↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ eş rızası↗ ciro↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ tbk 99↗ temlik↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı hisse senedi bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi ciro ve teslim ile değil, BK’nundaki alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi ibraz etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı yönetim kurulu kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, hisse devrinin, yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, irade fesadı hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, hile, ikrah yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, anonim şirkette çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, pay devrinin yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket pay defterine işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının yönetim kurulu üyeliğinden kendi rızası ile istifa ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, hisse devir sözleşmesinin bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirketin yönetim kurulunun 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı kararıyla davacı ...’ın davalı şirketteki hissesini dava dışı ...’a devrettiğine dair kararın geçersizliğinin ve davacının davalı şirketin halen ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 14.11.2011 tarih, 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararı ile “.....’ın şirketteki 35.577 hisse karşılığı 1.778.850,00 TL’nı...’a devrettiği”ne dair karar alınmıştır. Davacı vekilince hisse devrinin geçersizliği ve devir konusu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti talep edilmiş olmasına göre bu davada verilecek olan hüküm hisseleri devraldığı iddia edilen dava dışı ...’ın hukuki durumunu ve haklarını etkileyecektir. Bu durumda, dava dışı ...’ın da davada taraf olarak yer alması gerekli olup işbu davanın ...’ın yokluğunda görülerek sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafa hisselerin devredildiği iddia olunan ...a karşı dava açması için uygun bir süre verilmesi, dava açılması halinde açılan davanın eldeki bu dava ile birleştirilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra yargılamaya devam olunması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5676 E. 2013/5391 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · pay defteri · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı «hisse senedi» bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi «ciro» ve «teslim» ile değil, BK’nundaki «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi «ibraz» etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı «yönetim kurulu» kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, «hisse devrinin», yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, «irade fesadı» hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» kendi «rızası» ile «istifa» ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince «hisse devrinin» «geçersizliği» ve devir konusu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti talep edilmiş olmasına göre bu davada verilecek olan hüküm hisseleri devraldığı iddia edilen dava dışı ...’ın hukuki durumunu ve haklarını etkileyecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama, «hamiline» «hisse senedi» çıkarmadığı, hisselerin «çıplak pay» niteliğinde bulunduğu, bunların devrinin özel bir şekle tabi olmadığı, davalı şirket yönetim kurulunun devrin «pay defterine» işlenmesine yönelik karar aldığı, ancak karar gereğinin yerine getirmediği, davalı ...'in 450.000 çıplak payını davacıya devrettiği, devrin geçerli olup pay defterine işlenmesi gerektiği, «anonim şirketlerde» «hisse devrinin» tescil ve «ilanını» engelleyen hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'in paylarını davacıya devrettiğinin tespitine, pay defterine yazılmasına, «ticaret sicile tescil» ve ilanına karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesi ve «ticaret sicilde» «ilanı» istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı şirketin ortağı olduğunu, ayrıca davalı ...’nın da hisselerini kendisine devrettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, dosyada mevcut ticaret sicil «kaydına» göre davalı «şirketin merkezi» .../... olmakla, gerek karar tarihinde yürürlükte olan HUMK ...., gerekse temyiz aşamasında yürürlüğe giren HMK’nın 14. maddesi uyarınca şirketle ortakları arasınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · hamil · ticaret sicili · yetkisizlik kararı · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama, «hamiline» «hisse senedi» çıkarmadığı, hisselerin «çıplak pay» niteliğinde bulunduğu, bunların devrinin özel bir şekle tabi olmadığı, davalı şirket yönetim kurulunun devrin «pay defterine» işlenmesine yönelik karar aldığı, ancak karar gereğinin yerine getirmediği, davalı ...'in 450.000 çıplak payını davacıya devrettiği, devrin geçerli olup pay defterine işlenmesi gerektiği, «anonim şirketlerde» «hisse devrinin» tescil ve «ilanını» engelleyen hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'in paylarını davacıya devrettiğinin tespitine, pay defterine yazılmasına, «ticaret sicile tescil» ve ilanına karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesi ve «ticaret sicilde» «ilanı» istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı şirketin ortağı olduğunu, ayrıca davalı ...’nın da hisselerini kendisine devrettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, dosyada mevcut ticaret sicil «kaydına» göre davalı «şirketin merkezi» .../... olmakla, gerek karar tarihinde yürürlükte olan HUMK ...., gerekse temyiz aşamasında yürürlüğe giren HMK’nın 14. maddesi uyarınca şirketle ortakları arasınd …
Asliye Hukuk Mahkemesi’ne «yetkisizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/617 E. 2021/7147 K.
Ortak:ikrah · irade fesadı · pay devri · alacağın temliki · hile · hisse senedi · hisse devri · ciro · Tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı «hisse senedi» bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi «ciro» ve «teslim» ile değil, BK’nundaki «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi «ibraz» etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı «yönetim kurulu» kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, «hisse devrinin», yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, «irade fesadı» hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» kendi «rızası» ile «istifa» ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince «hisse devrinin» «geçersizliği» ve devir konusu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti talep edilmiş olmasına göre bu davada verilecek olan hüküm hisseleri devraldığı iddia edilen dava dışı ...’ın hukuki durumunu ve haklarını etkileyecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hisse devrinin», kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken «irade fesadına» uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer «yönetim kurulu» üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın r …
Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket «yönetim kurulu» kararlarının ve «ticaret sicil» «kaydının» eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa «çıplak pay» niteliğinde mi olduğu, «hisse devrine» dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını «taşıyıp» taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının «ibraz» ettiği ilmuhaber ve «hisse senedi» ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle «alacağın temliki» yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Devir «ciro» edilmiş senedin devralana «teslimi» ile olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · ilmühaber · alacağın devri · zilyetlik · esas sözleşme · üçüncü kişi · hamil · taşıyıcı
Benzer bu karardaHamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve «üçüncü kişiler» arasında «zilyetliğin» geçirilmesi ile hüküm ifade eder.
Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket «yönetim kurulu» kararlarının ve «ticaret sicil» «kaydının» eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa «çıplak pay» niteliğinde mi olduğu, «hisse devrine» dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını «taşıyıp» taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının «ibraz» ettiği ilmuhaber ve «hisse senedi» ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle «alacağın temliki» yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. -/- Anonim Şirketlerde pay senetleri «hamiline» veya nama yazılı olabilir.
Devir, ancak kanunla veya «esas sözleşme» ile sınırlandırılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5969 E. 2011/9337 K.
Ortak:pay devri · alacağın temliki · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · temlik · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı «hisse senedi» bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi «ciro» ve «teslim» ile değil, BK’nundaki «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi «ibraz» etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı «yönetim kurulu» kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, «hisse devrinin», yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, «irade fesadı» hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» kendi «rızası» ile «istifa» ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «anonim şirket» anasözleşmesinin 6. maddesine göre şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, TTK'da «kıymetli evrak» niteliğinde bir senede bağlanmayan çıplak payların devrine ilişkin bir hükme yer verilmediği, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, BK'nun 162. maddesine göre «alacağın temliki» suretiyle de mümkün olduğu, 23.05.2000 ve 30.10.2003 tarihli sözleşmelerin de alacağın temlikine ilişkin olduğu, payların devrine ilişkin sözleşmelerde kararlaştırılan hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğinin işbu davada tartışılamayacağı, davalı şirket anasözleşmesinde «pay devrini» «kısıtlayıcı» bir hüküm bulunmadığı, dava ve karar tarihi itibariyle «hisse devir sözleşmelerinin» feshedilmeyip geçerli olduğu sonucuna varılarak, davacının anonim şirket nezdinde % 25 oranında pay sahibi olduğunun tespitine ve bu durumun şirket «pay defterine tesciline» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar 23.09.2010 tarihli karardan yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · kıymetli evrak · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «anonim şirket» anasözleşmesinin 6. maddesine göre şirket hisselerinin nama yazılı olduğu, TTK'da «kıymetli evrak» niteliğinde bir senede bağlanmayan çıplak payların devrine ilişkin bir hükme yer verilmediği, anonim ortaklığın çıplak paylarının devrinin biçime bağlı olmayıp, BK'nun 162. maddesine göre «alacağın temliki» suretiyle de mümkün olduğu, 23.05.2000 ve 30.10.2003 tarihli sözleşmelerin de alacağın temlikine ilişkin olduğu, payların devrine ilişkin sözleşmelerde kararlaştırılan hisse devir bedelinin ödenip ödenmediğinin işbu davada tartışılamayacağı, davalı şirket anasözleşmesinde «pay devrini» «kısıtlayıcı» bir hüküm bulunmadığı, dava ve karar tarihi itibariyle «hisse devir sözleşmelerinin» feshedilmeyip geçerli olduğu sonucuna varılarak, davacının anonim şirket nezdinde % 25 oranında pay sahibi olduğunun tespitine ve bu durumun şirket «pay defterine tesciline» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar 23.09.2010 tarihli karardan yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/510 E. 2021/4467 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı «hisse senedi» bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi «ciro» ve «teslim» ile değil, BK’nundaki «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi «ibraz» etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı «yönetim kurulu» kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, «hisse devrinin», yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, «irade fesadı» hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, «hile», «ikrah» yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, «anonim şirkette» çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, «pay devrinin» yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket «pay defterine» işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» kendi «rızası» ile «istifa» ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin «hamiline» «hisse senedi» niteliği taşımadığı, nama yazılı yada «çıplak pay» olarak düşünüldüğünde ise, «pay defterlerinde» davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · hamil
Benzer bu kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin «hamiline» «hisse senedi» niteliği taşımadığı, nama yazılı yada «çıplak pay» olarak düşünüldüğünde ise, «pay defterlerinde» davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10209 E. , 2015/6772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2012/67-2014/52 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararı gereğince şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı ...'ın şirketteki 35.577 hisse karşılığı 1.778.850,00 TL'sini şirketin yönetim kurulu başkanı ...'a devrettiğini, bu kararın ...Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün 18.12.1998 tarih ve TSM-001-231 sayılı iç genelgesinin ikinci maddesinde öngörülen hisse devir sözleşmesinin noterce tasdiki şartının yerine getirilmemesi ve ödeme-hisse devirleri hususunda mutabakat sağlanamaması nedeniyle hukuka aykırılık teşkil ettiğini, TTK’da öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde alınmadığından yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 14.11.2011 tarih ve 2011/69 nolu ve 2011/70 numaralı yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile...Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/46 E.
sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına aykırı davranmaktan müvekkili ve diğer yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan davada müvekkilinin hisselerini devretmediği, hisselerin aynen korunduğunun beyan edildiğini, davalı şirket anasözleşmesinin 7. maddesinde hisse devri konusunda TTK’nun 416. maddesinin uygulanacağı düzenlenmiş olup 28.10.2010 tarih 44 nolu ve 25.03.2010 tarih 63 nolu yönetim kurulu kararlarında belirtildiği üzere nama yazılı şirket hisseleriyle ilgili muvakkat ilmühaber bastırılmış olduğundan bastırılan ilmühaberlerin ciro edilmesi gerektiğini belirterek, 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararında bahsedilen ...’ın tüm hissesini dava dışı ...’a devrettiğine dair ibarelerin geçersizliğinin ve müvekkilin davalı şirketin halen 1.778.850 TL karşılığı olan 35.577 adet hissesinin sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yönetim kurulu kararının oy birliği ile alındığını, davacının muhalefeti ya da olumsuz oyu olmadığını, davacı imza inkarında bulunmadığı gibi irade fesadına da dayanmadığını, şirketin bastırılmış nama yazılı hisse senedi bulunmadığını, çıplak payın da alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceğini savunarak ıslah edilen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin basılı nama yazılı hisse senedi bulunmadığı, çıplak payın devrinin bastırılmış nama yazılı hisse senedi gibi ciro ve teslim ile değil, BK’nundaki alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, davacının, nama yazılı bir hisse senedi ibraz etmediği, dava konusu 14.11.2011 tarihli ve 2011/70 karar numaralı yönetim kurulu kararında TBK’nun 184. maddesi uyarınca payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanı bulunduğu, alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için bununla çıplak payın devralana geçeceği, hisse devrinin, yasa ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığı, davacının, irade fesadı hallerine dayanmadığı, hisselerin hata, hile, ikrah yolu ile devredildiği iddia ve ispat edilemediği, anonim şirkette çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ispat için yazılı düzenlenmesinde yarar bulunduğu, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, pay devrinin yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket pay defterine işlenip işlenmediği hususunun bir önemi kalmadığı, davacının yönetim kurulu üyeliğinden kendi rızası ile istifa ettiği, hisselerini de kendi rızası ile devrettiği, hisse devir sözleşmesinin bu nedenlerle geçerli bulunduğu, dava konusu yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirketin yönetim kurulunun 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı kararıyla davacı ...’ın davalı şirketteki hissesini dava dışı ...’a devrettiğine dair kararın geçersizliğinin ve davacının davalı şirketin halen ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 14.11.2011 tarih, 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararı ile “.....’ın şirketteki 35.577 hisse karşılığı 1.778.850,00 TL’nı...’a devrettiği”ne dair karar alınmıştır. Davacı vekilince hisse devrinin geçersizliği ve devir konusu hisselerin davacıya ait olduğunun tespiti talep edilmiş olmasına göre bu davada verilecek olan hüküm hisseleri devraldığı iddia edilen dava dışı ...’ın hukuki durumunu ve haklarını etkileyecektir. Bu durumda, dava dışı ...’ın da davada taraf olarak yer alması gerekli olup işbu davanın ...’ın yokluğunda görülerek sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafa hisselerin devredildiği iddia olunan ...a karşı dava açması için uygun bir süre verilmesi, dava açılması halinde açılan davanın eldeki bu dava ile birleştirilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra yargılamaya devam olunması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137536900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz