Hissedarlığın Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/510 E. 2021/4467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ hamil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin hamiline hisse senedi niteliği taşımadığı, nama yazılı yada çıplak pay olarak düşünüldüğünde ise, pay defterlerinde davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuşur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5428 E. 2016/6806 K.
Ortak:çıplak pay · hisse senedi · pay defteri · hamil · e-defter
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin «hamiline» «hisse senedi» niteliği taşımadığı, nama yazılı yada «çıplak pay» olarak düşünüldüğünde ise, «pay defterlerinde» davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafı …
Benzer bu kararda… u ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin «hamiline» «hisse senedi» niteliği taşımadığı, nama yazılı yada «çıplak pay» olarak düşünüldüğünde ise, bilirkişiler tarafından «pay defteri» incelendiğinde davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · mirasçılık · kâr payı
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirkette hissedar olunduğunun tespiti ile «kar payı alacağının» belirlenmesi istemine ilişkindir.
Bu durumda, vefat eden davacı ... «mirasçılarından» vekalet alınmaksızın ve taraf teşkili tamamlanmadan yargılamaya devam olunarak davanın sonuçlandırılması nedeniyle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5676 E. 2013/5391 K.
Ortak:çıplak pay · hisse senedi · pay defteri · hamil · e-defter
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin «hamiline» «hisse senedi» niteliği taşımadığı, nama yazılı yada «çıplak pay» olarak düşünüldüğünde ise, «pay defterlerinde» davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafı …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama, «hamiline» «hisse senedi» çıkarmadığı, hisselerin «çıplak pay» niteliğinde bulunduğu, bunların devrinin özel bir şekle tabi olmadığı, davalı şirket yönetim kurulunun devrin «pay defterine» işlenmesine yönelik karar aldığı, ancak karar gereğinin yerine getirmediği, davalı ...'in 450.000 çıplak payını davacıya devrettiği, devrin geçerli olup pay defterine işlenmesi gerektiği, «anonim şirketlerde» «hisse devrinin» tescil ve «ilanını» engelleyen hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'in paylarını davacıya devrettiğinin tespitine, pay defterine yazılmasına, «ticaret sicile tescil» ve ilanına karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesi ve «ticaret sicilde» «ilanı» istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı şirketin ortağı olduğunu, ayrıca davalı ...’nın da hisselerini kendisine devrettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, dosyada mevcut ticaret sicil «kaydına» göre davalı «şirketin merkezi» .../... olmakla, gerek karar tarihinde yürürlükte olan HUMK ...., gerekse temyiz aşamasında yürürlüğe giren HMK’nın 14. maddesi uyarınca şirketle ortakları arasınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · hisse devri · anonim şirket · ticaret sicili · yetkisizlik kararı · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda1-Dava, «anonim şirket» «hisse devrinin» «pay defterine» işlenmesi ve «ticaret sicilde» «ilanı» istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı şirketin ortağı olduğunu, ayrıca davalı ...’nın da hisselerini kendisine devrettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, dosyada mevcut ticaret sicil «kaydına» göre davalı «şirketin merkezi» .../... olmakla, gerek karar tarihinde yürürlükte olan HUMK ...., gerekse temyiz aşamasında yürürlüğe giren HMK’nın 14. maddesi uyarınca şirketle ortakları arasınd …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin nama, «hamiline» «hisse senedi» çıkarmadığı, hisselerin «çıplak pay» niteliğinde bulunduğu, bunların devrinin özel bir şekle tabi olmadığı, davalı şirket yönetim kurulunun devrin «pay defterine» işlenmesine yönelik karar aldığı, ancak karar gereğinin yerine getirmediği, davalı ...'in 450.000 çıplak payını davacıya devrettiği, devrin geçerli olup pay defterine işlenmesi gerektiği, «anonim şirketlerde» «hisse devrinin» tescil ve «ilanını» engelleyen hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ...'in paylarını davacıya devrettiğinin tespitine, pay defterine yazılmasına, «ticaret sicile tescil» ve ilanına karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’ne «yetkisizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/510 E. , 2021/4467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2016 gün ve 2016/962 - 2016/764 sayılı kararı bozan Daire'nin 23.10.2019 gün ve 2018/5193 - 2019/6632 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1974-1976 yıllarında aynı zamanda yetkili bayiliğini yaptığı, davalı şirkete ortak olduğunu, fakat davalı şirketin işleyişi ile ilgili toplantılar ve toplantılarda alınan kararların müvekkiline bildirilmemesinden dolayı, müvekkilinin ortak olduğu dönemdeki hisse adedinin bu gün itibariyle kaç adet hisse ve sermaye payına tekabül ettiğinin tespit edilemediğini, şirkete ait karar ve pay defterinin incelenmesi için talepte bulunulmuş ise de, şirket kayıtlarının incelenmesi için izin verilmediğini, davalı şirketin 06.05.1994 tarihinde şirket antetli kağıdı ile şirket kaşe ve imzası altında gönderdiği belgede, müvekkilinin 4 hisseye sahip olduğunun aynı zamanda kârdan payına düşen miktarın cari hesaba alacak olarak işlendiğini belirten belge verdiğini ileri sürerek davacının davalı şirkette bulunan hisselerinin durumunun ve bu hisseler için davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu kâr payının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının elindeki belge şirket yetkilisi olmayan kişilerce düzenlendiğinden belgenin bağlayıcı olmadığı, davacının elindeki belgenin hamiline hisse senedi niteliği taşımadığı, nama yazılı yada çıplak pay olarak düşünüldüğünde ise, pay defterlerinde davacının ismine rastlanmaması nedeniyle davalı şirkette ortak olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuşur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663339500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz