Yetki sözleşmesinde yabancı mahkemenin belirli olması şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1057 E. 2021/1114 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Bir sözleşmede uyuşmazlıkların önce arkadaşça müzakere ile, çözülemezse belirli bir kurum hakemlerince çözüleceği düzenlenmişse, bu düzenleme yetki şartı değil tahkim şartıdır ve tahkim ilk itirazı olarak ileri sürülmemişse yetki itirazı olarak yorumlanamaz. Yabancı devlet mahkemesini yetkili kılan bir yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, MÖHUK 47. madde yönünden de HMK 17-18'e paralel olarak yetkili mahkemenin ismen zikredilerek belirli veya belirlenebilir olması gerekir; bu şart sağlanmazsa geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsedilemez. Ayrıca, kendi ülkesinde ikamet eden ve o mahkemede kendisini daha iyi savunabilecek tarafın yabancı mahkemenin yetkili olduğu yönündeki itirazı MK 2 dürüstlük kuralına aykırı olabilir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmedeki hükmün tahkim şartı mı yetki şartı mı olduğu → kabul
İddia: Davacı vekili, sözleşmede yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin maddenin açık olarak düzenlenmediğini, davalının usule uygun bir tahkim/yetki itirazında bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmenin Farsça metninden Türkçe'ye çevrili hâlinde tahkim şartı bulunduğu, İran mahkemelerinin yetkisine ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği anlaşılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde sadece yetkiye yönelik itirazda bulunmuş, tahkim ilk itirazında bulunmamıştır. Tahkim ilk itirazında bulunulmadığından, ileri sürülen yetki itirazı tahkim ilk itirazı olarak yorumlanamaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yetki sözleşmesinin belirlilik şartını taşıyıp taşımadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, sözleşmede yetkili mahkemenin açıkça gösterilmediğini, sözleşmenin İngilizce orijinalinde yalnızca 'İran Mahkemeleri' ibaresinin yer aldığını, her iki hâlde de yasaya uygun düzenlenmiş bir yetki anlaşması bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: MÖHUK 47. madde uyarınca, yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler; ancak yetki sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmesi, en azından belirlenebilir olması gerekir. Yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak 'belirli' olması şartı MÖHUK 47. madde yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Somut olayda yetki sözleşmesi, yetkili mahkemenin belirlenmesine imkân verecek bilgileri içermediğinden geçerli bir yetki şartından bahsetmek mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yetki itirazının dürüstlük kuralına (MK 2) aykırılığı → kabul
Gerekçe: Yetki itirazında bulunan davalının Türk uyruklu olduğu, ülkesindeki ikametgahı mahkemesinde kendisini daha iyi savunabileceği hâlde, yabancı bir mahkemenin yetkili olduğu yönündeki itirazının Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırı bulunduğu değerlendirilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İlk derece mahkemesinin yetki itirazını kabul ederek davayı usulden reddetmesinin hukuka aykırılığı → kabul
İddia: Davacı vekili, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Davalının tahkim ilk itirazında bulunmadığı, yetki itirazının tahkim ilk itirazı olarak yorumlanamayacağı, sözleşmede yabancı mahkemeyi yetkili kılan iç hukuka göre geçerli bir yetki sözleşmesinin mevcut olmadığı, olsa dahi davalı tarafça yetki itirazının ileri sürülmesinin MK 2'ye aykırı olacağı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, yabancı unsurlu sözleşmelerde yer alan uyuşmazlık çözüm hükümlerinin tahkim şartı mı yetki şartı mı olduğunun tespiti ile yabancı mahkemeyi yetkili kılan yetki sözleşmelerinin MÖHUK 47 yönünden 'belirlilik' şartına ilişkin ilke niteliğinde tespitler içermektedir; bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancı devlet mahkemesini yetkili kılan bir yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, MÖHUK 47. madde yönünden HMK 17 ve 18. maddelerdeki düzenlemeye paralel olarak yetkili kılınan mahkemenin ismen belirli veya belirlenebilir olması şarttır; bu şart sağlanmazsa geçerli bir yetki sözleşmesinden bahsedilemez.
- Dava şartı
- yetki (milletlerarası yetki itirazı - dava şartı olarak değerlendirilmiştir)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi↗ tahkim ilk itirazı↗ MÖHUK 47↗ belirlilik şartı↗ dürüstlük kuralı (MK 2)↗ dava şartı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1057
KARAR NO 2021/1114
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2021
NUMARASI 2019/1028 Esas 2021/237 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2021
Milletler arası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilin İran vatandaşı olduğunu, 2017 yılında İran'da bir maden şirketinde hissedar bulunduğunu, davalın kendilerine ait hisseleri satın almak istediğini,hisse devri yapıldığını, davalının ilk ödemeyi gerçekleştirdiğini, ancak son ödeme zamanı olan 14.11.2017 tarihinde çek verilerek yapılması planlanan ödemeyi yapmadığını, o dönem şirket yetkilisinin vefat etmesi nedeni ile ödemenin bir süre yapılmayacağının ifade edildiğini, müvekkilinin ibraz süresini kaçırdığını, 05.03.2018 tarihinde, yeni yetkili ile davacı ödeme planına ilişkin bir protokol düzenlendiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, beyan ederek borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına,borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasındaki ihtilafta İran mahkemelerinin yetkili olduğunu, hisse devir sözleşmesinin 7. Maddesinde, İran yasalarının uygulanacağının ve adli makamlarının İran Adli Makamları olduğunun düzenlendiğini,davacıya belirlenecek gerekli teminatı yatırması için kesin süre verilmesi ve teminat yatırılmaz ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini,ayrıca husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu hisse devir sözleşmesinin 7. Maddesinde İran Yasalarının uygulanacağı, Adli Makamlarının İran Adli Makamları olduğu ve konunun İran Ticaret Odası Hakemlerinde icra edileceğinin düzenlendiği, davacı tarafından delil olarak sunulan sözleşmenin, davalının muvafakati olmadan geri alamayacağından (HMK.196/1 md.) uyuşmazlığın, sözleşmenin 7. Maddesinde belirtilen konunun İran Ticaret Odası Hakemlerinde icra edileceği düzenlemesinin tahkim şartı olarak yorumlanması gerektiği gerekçesiyle yetki yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; İran ülkesinin eyalet sistemi ile yönetildiğini ve ülkede 31 eyalet bulunduğunu, yetki şartının geçerli olması için uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin açıkça gösterilmesi gerektiğini, oysa sözleşmede yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin maddenin açık olarak düzenlenmediğini, davalı tarafın usule uygun bir yetki itirazında bulunmadığını, yetkili mahkemenin açıkça belirtilmediğini, her ne kadar sözleşmenin Türkçe çevirisinde İran Ticaret Odası hakimleri ibaresi yer almış ise de, sözleşmenin orjinalinde yer alan İngilizce ibareye bakıldığında yalnızca İran Mahkemeleri ibaresinin yer aldığını, her iki halde de yasaya uygun olarak düzenlenmiş yetki anlaşması bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. MÖHUK’nın 47. maddesinde de yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşabilecekleri düzenlenmiştir.Ancak, yetki sözleşmesi düzenlenirken, yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmesi, en azından belirlenebilir olması gerekmektedir. Somut olayda, dosyada mübrez sözleşmenin Türkçe'ye çevrilen 7. Maddesi; "işbu sözleşmede hisse kesin devrinde İran Yasaları geçerlidir, oluşabilir uyuşmazlıklar ve sözleşme açıklamaları veya taraflarca uygulanmasına, öncelikle taraflarca uyuşmazlık konusunu arkadaşça müzakere ile gidersinler, arkadaşça uyuşmazlık giderilmediği durumda konu İran ticaret odası hakemlerince irca edilecektir." şeklindedir.
Buna karşılık davalı taraf; uyuşmazlıkta İran yasalarının uygulanacağını ve ihtilafta İran mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Sözleşmenin Farsça metninden Türkçe'ye çevrili halinde tahkim şartı bulunduğu, İran mahkemelerinin yetkisine ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği, davalının cevap dilekçesinde ise sadece yetkiye yönelik itirazda bulunduğu, tahkim ilk itirazında bulunmadığı,yetki sözleşmesinin varlığı kabul edilse dahi belirlilik şartı taşımadığından davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Buna karşılık davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere, sözleşmenin İngilizce metninde, farsça metninden farklı olarak, uyuşmazlık halinde İran mahkemelerinin yetkili kılındığı kabul edilse dahi, yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18.
maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Somut olayda yetki sözleşmesinin yetkili mahkemenin belirlenmesine imkan verecek bilgileri içermemiş olması nedeniyle geçerli bir yetki şartından bahsetmek de mümkün olmayacaktır. Öte yandan yetki itirazında bulunan davalının Türk uyruklu bulunduğu ,ülkesinde ikametgahı mahkemesinde kendisini daha iyi savunabileceği halde ,yabancı bir mahkemenin yetkili olduğu yolunda ki itirazı MK 2.ye de aykırı bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esası incelenmesi gerekirken kabulune karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalının tahkim ilk itirazında bulunmadığı ,yetki itirazının tahkim ilk itirazı olarak yorumlanamayacağı ,sözleşme de yabancı mahkemeyi yetkili kılan iç hukukumuza göre geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut olmadığı,olsa dahi davalı tarafça yetki itirazının ileri sürülmesi MK 2 ye aykırı olacağından davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmüş,hukuka aykırı kararın kaldırılmasına,dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 Tarih 2019/1028 Esas 2021/237 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137527 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi