6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari nitelikli tazminat davasında arabuluculuğa başvurmadan dava açılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1644 E. 2021/1373 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebine ilişkin bir uyuşmazlıkta, tarafların her ikisinin tacir olması nedeniyle dava haksız fiile dayandırılmış olsa dahi bu husus ticari dava niteliğini ortadan kaldırmaz; TTK 5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Haksız fiile dayalı tazminat talebinin ticari dava kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davanın haksız fiile dayalı zarara ilişkin olduğunu, TTK 5/A'da belirtilen arabuluculuk şartı taşıyan dava niteliğinde bulunmadığını, zarar miktarına ilişkin herhangi bir tespit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 114/1 tüm davalar için geçerli dava şartlarını düzenlemekte, HMK 114/2 ise diğer kanunlardaki dava şartı hükümlerini saklı tutmaktadır. TTK'nın 7155 sayılı Kanun ile eklenen 5/A maddesi uyarınca, TTK 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilir. Somut olayda davanın konusu bir miktar tazminata ilişkindir, tarafların her ikisi de tacirdir; dava haksız fiile dayalı olarak kabul edilse dahi, ticari dava niteliği taşıdığından zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğunun kabulü gerekir. Dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tarafların tacir olduğu ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebinin, haksız fiile dayandırılmış olsa dahi ticari dava sayılarak zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğuna ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
TTK 5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk dava şartı ticari dava haksız fiil usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1HMK 114/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1644

KARAR NO 2021/1373

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/04/2021

NUMARASI 2020/721 Esas - 2021/375 Karar

DAVA

Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/09/2021

Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile 24.09.2008 tarihinde taşıma işi yapmak üzere anlaştığını, bu anlaşmaya göre davalıya ait bir vinç taşıma işinin yapılacağı yerde bulunacak ve taşımaya konu ekipmanların TIR'a yüklenilmesi işini gerçekleştireceğini, davalıya ait vincin belirtilen tarihte taşıma işini yapmak üzere müvekkile ait ekipmanın bulunduğu antrepoya geldiğini, vincin ekipmanı yüklemek üzere kaldırdıktan sonra taşıyıcı halatların çıkması sonucu müvekkile ait ekipmanların yere düştüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL'lik alacağın işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,müvekkili şirketin 24.09.2008 tarihinde davacı şirketle yapmış olduğu bir anlaşma bulunmadığını, davacının iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gereken iddialardan olduğunu, davanın süresinde açılmadığından iddiayı kesinlikle kabul etmemekle birlikte zamanaşımına uğradığını, ayıp iddiasına ilişkin ihtarın söz konusu olmadığını, davalının davacı antreposuna gitmediğinden taşıyıcı halatın kopması gibi bir durumda da söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dilekçesinden davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı, ayrıca davacıya Mahkememizce 22/12/2020 tarihli tensip tutanağının (19) numaralı ara kararı ile arabulucuk tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, tensip tutanağının davacı vekiline 28/12/2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın davacı vekilinin ara kararı yerine getirmediğinin anlaşıldığı ve dava konusu tazminat talebi bakımından zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu , bu husus dava şartı olup, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava, haksız fiile dayalı uğramış oldukları zarara ilişkin olduğu, 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A belirtilmiş olan arabuluculuk şartı taşıyan dava niteliğinde olmadığı, zararın miktarı bakımından herhangi tespit bulunmadığı, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.

Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Somut olayda; tarafların 24.09.2008 tarihinde yaptıkları anlaşma ile taşıma işi yapmak üzere anlaştıkları, bu anlaşmaya göre davalıya ait vincin taşıma işinin yapılacağı yerde bulunacağı ve taşımaya konu ekipmanların tıra yüklenmesi işini gerçekleştireceği,davalıya ait vincin belirtilen tarihte taşıma işini yapmak üzere müvekkile ait ekipmanın bulunduğu antrepoya geldiği, vincin ekipmanı yüklemek üzere kaldırdıktan sonra taşıyıcı halatların çıkması sonucu müvekkile ait ekipmanların yere düşmesi ve kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle 10.000-TL tazminatın davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Buna göre eldeki davanın konusunun bir miktar tazminata ilişkin olduğu ,davanın her iki tarafının tacir olduğu ,davanın haksız fiile dayalı olduğu kabul edilse dahi davanın ticari dava olduğu gözetildiğinde arabuluculuğa tabii davalardan olduğunun kabulü gerekmektedir.O halde, dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmemiş olup,davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137219 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.