Çekle ödeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/432 E. 2015/6736 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekle ödeme↗ muhatap banka↗ kusursuz sorumluluk↗ tahkikat↗ keşideci↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalı banka tarafından kendisine teslim edilen çek karnesini saklama ve yetkisiz kişilere teslim etmeme yükümlülüğüne riayet etmeyerek çekleri kaybetmesi ve çeklerin kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemesi sebebiyle, davacının yasanın öngördüğü sorumluluğu yerine getirmediği, davacının tam kusurlu olması sebebiyle TTK'nın 812. maddesi uyarınca davalı bankanın zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 724. maddesinde gösterilen sahte çekin muhatabı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin olup, bu madde gereğince muhatap banka kusurlu olsun olmasın sahte çeki ödemekten dolayı sorumlu sayılmıştır. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluktur. Dairemizin yerleşik kararları gereğince, çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşması yapan bir bankanın, gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde keşideciden tahkik edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir. Somut olayda, dosya ekinde bulunan sahte çekteki bazı imzalar ile keşideci imzasının hiç benzemediği sabit olup, davalı banka kendisinde mevcut bulunan keşideci imzası ile çeklerdeki imzaları neden karşılaştırmadığı hususunda da bir beyanda bulunmamaktadır. Ancak, davacı tarafta çek
defterini iyi saklamaması halinde doğan zarardan müterafik kusurludur. Bu durumda, mahkemece öncelikle davalının kusursuz sorumlu olduğu kabul edilerek, bunun yanında davacıya da atfı kabul bir kusurunun bulunduğu dikkate alınarak gerektiğinde bu konuda bankacı bilirkişiden bir rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/192 E. 2013/669 K.
Ortak:çekle ödeme · muhatap banka · tahkikat · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşik kararları gereğince, «çekle ödeme» yapmayı kabul eden ve müşterileri ile «çek» anlaşması yapan bir bankanın, gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde «keşideciden» «tahkik» edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalı banka tarafından kendisine «teslim» edilen «çek» karnesini saklama ve «yetkisiz» kişilere teslim etmeme yükümlülüğüne riayet etmeyerek çekleri kaybetmesi ve çeklerin kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemesi sebebiyle, davacının yasanın öngördüğ …
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 724. maddesinde gösterilen sahte çekin muhatabı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin olup, bu madde gereğince «muhatap banka» kusurlu olsun olmasın sahte çeki ödemekten dolayı sorumlu sayılmıştır.
Benzer bu karardaAncak, «çekle ödeme» yapmayı kabul eden ve müşterileri ile «çek» anlaşması yapan bankanın herşeyden önce basiretli bir işadamı gibi hareket ederek gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi ve gerektiğinde «keşideciden» «tahkik» edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir.
Dava, «muhatap banka» tarafından «garanti» edilen «çek» bedelinin tahsiline ilişkin olup, davalı banka çek üzerindeki imzasının «keşideciye» ait olmadığı gerekçesiyle çeki ödememiş, mahkemece çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığı incelenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yoksa «keşideci» imzası sahte olan bir çekin bankaca ödenmesini gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · garantörlük
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, çekin davalı banka «garantisinde» olduğu, herhangi bir iptal işleminin olmadığı, bankanın çeki ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle, 6.750 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «muhatap banka» tarafından «garanti» edilen «çek» bedelinin tahsiline ilişkin olup, davalı banka çek üzerindeki imzasının «keşideciye» ait olmadığı gerekçesiyle çeki ödememiş, mahkemece çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığı incelenmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zira TTK'nın 724. maddesi gereğince sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhatabına ait olur.
Çekin üzerinde “iş bu çekin karşılığı 10.000 TL'ye kadar Türkiye İş Bankası tarafından «garanti» edilmiştir” ibaresi çekin sadece karşılığının bulunmaması halinde dahi bu miktar için banka tarafından garanti verildiğini gösterir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/432 E. , 2015/6736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2011/247-2013/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan aldığı çek karnesini, ortağı olduğu dava dışı şirketin kasasına koyduğunu, şirketin diğer ortağının sahte imzalarla çekleri piyasaya sürdüğünü, çekler ödenmek üzere bankaya ibraz edildiğinde müvekkilinin imza sirkülerinin davalı bankada bulunmasına rağmen davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek çekteki imzaları karşılaştırmadığını, çok sayıda ve yüksek miktarda çekler ibraz edilmesine rağmen bankanın müvekkiline haber vermediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 8000 TL'nin davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının basiretsiz davranışları nedeniyle çeklerin üçüncü kişilerin eline geçtiğini, davacının bankaya ödemeden men talimatı vermediğini, hesaplarını düzenli kontrol etmediğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalı banka tarafından kendisine teslim edilen çek karnesini saklama ve yetkisiz kişilere teslim etmeme yükümlülüğüne riayet etmeyerek çekleri kaybetmesi ve çeklerin kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemesi sebebiyle, davacının yasanın öngördüğü sorumluluğu yerine getirmediği, davacının tam kusurlu olması sebebiyle TTK'nın 812. maddesi uyarınca davalı bankanın zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 724. maddesinde gösterilen sahte çekin muhatabı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin olup, bu madde gereğince muhatap banka kusurlu olsun olmasın sahte çeki ödemekten dolayı sorumlu sayılmıştır. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluktur. Dairemizin yerleşik kararları gereğince, çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşması yapan bir bankanın, gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde keşideciden tahkik edip alacağı cevaba göre hareket etmesi lazım gelir. Somut olayda, dosya ekinde bulunan sahte çekteki bazı imzalar ile keşideci imzasının hiç benzemediği sabit olup, davalı banka kendisinde mevcut bulunan keşideci imzası ile çeklerdeki imzaları neden karşılaştırmadığı hususunda da bir beyanda bulunmamaktadır.
Ancak, davacı tarafta çek
defterini iyi saklamaması halinde doğan zarardan müterafik kusurludur. Bu durumda, mahkemece öncelikle davalının kusursuz sorumlu olduğu kabul edilerek, bunun yanında davacıya da atfı kabul bir kusurunun bulunduğu dikkate alınarak gerektiğinde bu konuda bankacı bilirkişiden bir rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137043300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz