6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16303 E. 2015/6368 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
portföy tazminatı komisyon alacağı acentelik sözleşmesi acente sözleşmenin feshi acentelik komisyon feragat ıslah maddi tazminat zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 126BK 133

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının komisyon alacağı tutarının 77.357,03 TL olduğu, davalının zamanışımı definde bulunduğu, bu nedenle 818 Sayılı BK'nın 126/4. maddesine göre son 5 yıllık tutarın istenebileceği, manevi tazminat şartlarını oluşmadığı, portföy tazminatına yönelik istemden feragat edildiği gerekçesiyle, portföy tazminatına yönelik istemin feragat nedeniyle, manevi tazminat talebinin yerinde görülmediğinden reddine, komisyon alacağına yönelik talep yönünden davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL maddi tazminatın ve ıslahla artırılan kısım yönünden 9.500,55 TL'nin davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının yaptığı komisyon ödemelerinin 818 sayılı BK'nın 133/1. maddesi uyarınca mahsuben yapılmış ödeme kapsamında olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının komisyon alacağı hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinde, acente için sabit bir komisyon oranı benimsenmeyip, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi, davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon oranlarına ve bu oranlar üzerinden yapılan ödemelere 12 yıl boyunca itiraz edilmeyerek, bir başka deyişle uzun süre uygulanan komisyon oranları benimsendikten sonra, sözleşmenin feshi ile birlikte eksik ödeme yapıldığından bahisle talepte bulunulması mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan husus nazara alınmadan, davacı yararına komisyon alacağına hükmedilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 122

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11631 E. 2014/20304 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ttk 122

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14742 E. 2015/1224 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/16303 E.  ,  2015/6368 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2013 tarih ve 2011/77-2013/163 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15.05.1997 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, 04.03.2009 tarihinde sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, görevde bulunduğu dönem içindeki komisyon alacaklarının ödenmediğini, fesihte kusuru bulunmayan davacının akdin hükümsüzlüğünden dolayı oluşan zararın tazminini talep edebileceğini, olay nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 5.000 TL komisyon alacağının, 5.000 TL portföy tazminatının, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan portföy tazminatına yönelik istemi konusunda feragat dilekçesi vermiş, diğer maddi tazminat talebini ıslah dilekçesiyle yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, fesihte haklı olduklarını, davacının 12 yıl sonra komisyon ücretinin eksik ödendiğini iddia edemeyeceğini, ödenmemiş komisyon tutarı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının komisyon alacağı tutarının 77.357,03 TL olduğu, davalının zamanışımı definde bulunduğu, bu nedenle 818 Sayılı BK'nın 126/4. maddesine göre son 5 yıllık tutarın istenebileceği, manevi tazminat şartlarını oluşmadığı, portföy tazminatına yönelik istemden feragat edildiği gerekçesiyle, portföy tazminatına yönelik istemin feragat nedeniyle, manevi tazminat talebinin yerinde görülmediğinden reddine, komisyon alacağına yönelik talep yönünden davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL maddi tazminatın ve ıslahla artırılan kısım yönünden 9.500,55 TL'nin davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının yaptığı komisyon ödemelerinin 818 sayılı BK'nın 133/1. maddesi uyarınca mahsuben yapılmış ödeme kapsamında olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının komisyon alacağı hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinde, acente için sabit bir komisyon oranı benimsenmeyip, yasada belirtilen oranlara atıf yapılmış olduğu gibi, davacı tarafça, davalı tarafından yapılan komisyon oranlarına ve bu oranlar üzerinden yapılan ödemelere 12 yıl boyunca itiraz edilmeyerek, bir başka deyişle uzun süre uygulanan komisyon oranları benimsendikten sonra, sözleşmenin feshi ile birlikte eksik ödeme yapıldığından bahisle talepte bulunulması mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan husus nazara alınmadan, davacı yararına komisyon alacağına hükmedilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136682800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.