6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest davanın taraf teşkili için terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1382 E. 2021/1227 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkin tarihinden önce açılmış ve halen derdest olan bir davada taraf teşkilinin sağlanması gerekiyorsa, TTK 547 uyarınca şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasında hukuki yarar bulunur; derdest dava mevcutken tasfiyenin usulen sonlandırıldığı kabul edilemez. Ek tasfiye/ihya talepleri, TTK 1521 kapsamında basit yargılama usulüne tabi ve çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu konudaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı temyiz yolu kapalıdır ve karar kesindir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, davacının şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığını, tasfiyeden haberdar olduğu halde alacak iddiasında bulunmayan davacının kötü niyetle dava açtığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Dosyada, şirketin davalı olarak bulunduğu bir iş mahkemesi davasının derdest olduğu ve bu davanın tasfiye kararından önce açıldığı, davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin davacıya bir borcu olup olmadığı, ihya davasının konusunu oluşturmayıp derdest davada incelenecektir; derdest bir dava mevcut iken tasfiyenin usulen sonlandırıldığının kabulü mümkün değildir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya/ek tasfiye talebinin çekişmesiz yargı işi olması ve kanun yolu → kabul

Gerekçe: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilmiş bir şirketin, derdest bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihyasında hukuki yarar bulunduğuna ve ek tasfiye/ihya talebinin çekişmesiz yargı işi sayılarak bu konudaki istinaf kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin tespitler bakımından emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru hukuki yarar taraf teşkili çekişmesiz yargı işi derdestlik

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1382

KARAR NO 2021/1227

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/03/2021

NUMARASI 2021/147 Esas 2021/303 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili ...'ün, işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy 43. İş Mahkemesi'nin 2021/279 Esas (Eski Esas: Bakırköy 31. İş Mahkemesi'nin 2018/490 Esas) sayılı dosyası ile davalı ... AŞ aleyhine alacak davası ikame ettiğini,Mahkemece, 15.01.2021 tarihli celsede davalı şirketin ihyası için dava açılmak üzere yetki verildiğini, İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil numaralı, ... oda sicil numaralı ... A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili ; Ticaret Sicil Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı tasfiye memuru; davacının tasfiyesi tamamlanan ... A.Ş.'den herhangi bir hak veya alacağının bulunmadığını, davacının alacaklı olması durumunda tasfiye sırasında bunu ileri süreceğinin açık olduğunu, davacı tamamen kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının Bakırköy 43. Mahkemesi'nin 2021/279 esas sayılı dosyası ile açtığı davada taraf teşkili sağlanması ve davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, bu davada davalı olan Tasfiye Halinde ... AŞ'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...(...ı)'ün şirketin tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru; davacının şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığını, alacaklı olması durumunda bunu tasfiye sırasında ileri süreceğinin açık olduğunu, tasfiyeden haberdar olduğu halde alacak iddiasında bulunmayan davacının kötü niyetle işbu davayı açtığını, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ...Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin son tescilini 20/06/2019 tarihinde yaptırdığı, tasfiyesinin sona erdiği 20/06/2019 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, davalının da tasfiye memuru olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin Bakırköy 43. İş Mahkemesi'nin 2021/279 Esas (Eski Esas: Bakırköy 31. İş Mahkemesi'nin 2018/490 Esas) sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, davanın 18/10/2018 tarihinde açıldığı, 01/10/2018 tarihinde tasfiye kararı alındığı ve dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin davacıya bir borcu olup olmadığının açılmış bulunan derdest dava da inceleneceği, bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava mevcut iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin usulen sonlandırıldığı kabul edilemeyecektir.

Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi nedeniyle, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 44,10-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136609 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.