6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konkordatoda çekişmeli alacağın tespiti davası arabuluculuğa tabidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1219 E. 2021/1348 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Konkordato nisabına alacak kaydı talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konkordato sürecinde itiraza uğrayan ve çekişmeli hale gelen alacağın İİK 308/b uyarınca tespiti istemiyle açılan dava, adı 'tespit' olsa da hukuki niteliği itibariyle alacak talebine ilişkindir; taraflar tacir ve dayanılan alacak ticari nitelikli ise dava mutlak ticari dava sayılır ve TTK 5/A ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır; başvuru yapılmamışsa dava usulden reddedilir. Ayrıca usulden ret kararlarında AAÜT 7/2 uyarınca davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir; bu husus ihmal edilmişse yeniden yargılama gerektirmeyen bir hata olarak istinaf aşamasında düzeltilir.

Ele alınan sorunlar

Konkordato nisabına itiraz edilen alacağın tespiti davasının hukuki niteliği ve arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davanın tespit davası olması nedeniyle dava açılmadan önce arabulucuya gidilme zorunluluğu bulunmadığını, mahkemenin davayı alacak davası olarak nitelendirip arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 308/b maddesine göre alacakları itiraza uğrayan alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilir. Eldeki dava, davacı tarafça konkordato komiserliğine başvuru sonucu alacağın talep edilenden eksik tespit edildiği iddiasıyla alacağın tespit ve tahsilini içermekte olup, hukuki niteliği itibariyle alacak istemine ilişkindir; salt 'tespit' adıyla açılmış olması bu niteliği değiştirmez. Tarafların tacir olması ve dayanılan alacağın ticari nitelikli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle dava, genel hükümlere tabi mutlak ticari davadır. TTK 5/A ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Usulden ret kararında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi → kabul

İddia: Davalı vekili, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi halinde, tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davalı lehine 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi isabetsizdir. Bu hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak hüküm aynen tekrar edilmiş ve davalı lehine 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Konkordato nisabına itiraz edilen alacağın İİK 308/b uyarınca tespiti davasının, adı 'tespit' olsa da hukuki niteliği itibariyle alacak davası sayılacağı ve tarafların tacir, alacağın ticari nitelikli olması halinde mutlak ticari dava kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi olacağı yönündeki tespit, benzer konkordato-alacak tespiti davalarında yol gösterici niteliktedir; ayrıca usulden ret kararlarında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT 7/2 gereği zorunlu olduğu ve bu hatanın istinafta yeniden yargılama gerektirmeden düzeltilebileceği tespiti de bölgesel ikna edici emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, TTK 5/A ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca dava şartıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Konkordato Çekişmeli alacak Dava şartı Arabuluculuk Mutlak ticari dava İİK 308/b TTK 5/A Vekalet ücreti AAÜT 7/2

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/A · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Kanun 18/A · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 308/b · AAÜT — AAÜT 7/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1219

KARAR NO 2021/1348

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/02/2021

NUMARASI 2020/551 Esas- 2021/112 Karar

DAVA

Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirket ile davacı arasında 13/03/2018 tarihinde genel kredi sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşmeye ilişkin olarak davalıya kredi kullandırıldığını, ayrıca çek hesabı açılarak çek defteri teslim edildiğini, davalı firmanın kredi borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından Üsküdar ... Noterliğinin 08/02/2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini,ancak davalının çek sorumluluk tutarını depo etmediğini, çek yapraklarının iade edilmediğini ve 9 adet çekin nakte döndüğünü, davalı tarafından Bakırköy 1. ATM nin 2019/61 esas sayılı dosya ile konkordato talep edildiğini, müvekkili banka tarafından ilgili davaya müdahil olduğunu, taraflarınca alacak kaydı yapılması üzerine konkordato komiser heyeti tarafından alacaklarının 8.000-TL'lik kısmının kabul edildiğini,nakit alacakları 26.270-TL olup nakte dönen çek taahhüt kredisinin hesaplamaya dahil edilmediğini, davalı şirketin nakde dönen 9 çek yaprağı bedelinden kaynaklanan 18.270-TL borcu bulunduğunu, ayrıca davalının iadesi yapılmamış çek yapraklarından kaynaklı 16.825-TL gayri nakit borcu bulunduğunu, bu tutarın da nisaba dahil edilmesi gerektiğini belirterek, çekişmeli hale genel müvekkili bankanın alacağının tespiti ile konkordato nisabına kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato isteyen müvekkili hakkında 3 ay süreli geçici mühlet, akabinde de 1 yıl kesin mühlet verildiğini, müvekkilinin tüm mali ve hukuki işlemlerinin mahkeme ve konkordato komiserlerinin denetimine tabi tutulduğunu, konkordato gereğince mahkemenin verdiği tedbir kararı doğrultusunda çeklerde karşılıksız işlemi uygulanmayacağından bir sorumluluk bedelinin de söz konusu olmadığını, dava konusu çeklerin ödeme tarihlerinin tedbir kararı sonrasına tekabül ettiğini, hal böyle olunca günü gelen borçların ödenmesinin mahkeme ve komiser heyeti kararına bağlı olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın İİK'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato dosyası kapsamında çekişmeli alacaklar için açılmış bulunan dava olduğu, davanın hukuki niteliği itibariyle alacak davasının hüküm ve sonuçlarını haiz olduğu, davanın para alacağı talebini içermesi nedeni ile 6102 sayılı TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesi uyarınca dava şartı olarak arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olduğu gerekçesiyle, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili; işbu davanın tespit davası olması nedeniyle dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesi zorunluluğu bulunmadığını, açılan tespit davası süresinde ve dava şartlarına uygun olarak riayet edilerek açıldığını,mahkemenin davayı alacak davası olarak nitelendirerek arabuluculuk dava şartı nedeniyle usulden ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmetmediğini ileri sürerek, müvekkili lehine AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, konkordato davasında borçlu tarafından itiraz edilen ve çekişmeli hale dönüşen alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi istemine ilişkindir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen "Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvuru dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.

İİK'nın 308/b maddesine göre "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler, bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." Yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında eldeki dava alacak istemine ilişkin olup, davacı tarafça, konkordato komiserliğine başvuru sonucu alacağın talep edilen miktardan eksik olarak tespit edildiği iddiasıyla alacağın tespit ve tahsilini içermektedir.

Davanın tarafları tacir olup, kayıt altına alınması talep edilen alacağın dayanağı da ticari nitelikli genel kredi sözleşmesidir. Bu durumda açılan dava, genel hükümlere tabi mutlak ticari dava olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılması zorunludur. Ancak davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığı anlaşılmakla, davanın bu gerekçeyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Diğer yandan ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Oysa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde, tarifenin 2.

kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda da davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davalı lehine 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "ilk derece mahkemesi hükmünün aynen tekrarı ile davalı lehine 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/551 Esas- 2021/112 Karar sayılı 08/02/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın arabuluculuğa başvuru dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE," İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 54,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile, HMK’nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.23/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136460 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.