6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabette ihtiyati tedbir talebinin dilekçeler teatisi aşamasında reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1679 E. 2021/1451 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir talebi, TTK 61/1 hükmü kapsamında HMK 389 ve 390. maddeleri tamamlayıcı hukuk kuralı olarak uygulanmak suretiyle değerlendirilir; bu düzenleme, dava sonunda elde edilecek hukuki durumun tedbirle sağlanamayacağına ilişkin genel kuralın istisnasını oluşturur. Ancak dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasındaysa ve haksız rekabetin varlığı toplanacak delillere bağlıysa, yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından tedbir talebinin reddi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddetme gerekçesinin doğruluğu → ret

İddia: Davacı vekili, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, davalıların içeriklerinin müvekkilinin ticari itibarına telafisi imkansız zararlar verdiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

Gerekçe: Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK 61/1 hükmü, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağına dair genel kuralın istisnasını oluşturur. Bu madde uyarınca hakime tanınan takdir yetkisi HMK 389 vd. hükümlerine uygun kullanılmalıdır; diğer bir ifadeyle HMK 389 ve 390. maddeleri tamamlayıcı hukuk kuralı olarak uygulanır. Bu çerçevede, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin dava sonunda elde edilecek sonuca yönelik olduğu gerekçesi yerinde değildir; TTK 61/1 bu tür tedbirlere izin vermektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Yaklaşık ispat şartının sağlanıp sağlanmadığı ve tedbir talebinin esası → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların yayınladığı içeriklerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasında olup, davalının açıklamalarının haksız rekabet teşkil edip etmediği hususu toplanacak deliller kapsamında yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Bu nedenle, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbirin TTK 61/1 ile HMK 389-390 hükümlerinin birlikte, HMK hükümlerinin tamamlayıcı nitelikte uygulanması suretiyle değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir; ilk derece mahkemesinin gerekçesi yanlış bulunmakla birlikte sonucun (dilekçeler teatisi aşamasında yaklaşık ispatın sağlanmadığı) korunması yönünden de yol göstericidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir haksız rekabet yaklaşık ispat tamamlayıcı hukuk kuralı erişimin engellenmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 61/1TTK 56/1-bTTK 56/1-cTTK 54 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389/1HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1679

KARAR NO 2021/1451

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/05/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2021/128 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2021

İlk derece mahkemesince verilen 21/05/2021 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; davalıların, dava dilekçesinde gösterilen alan adları üzerinden yayınladıkları basın açıklamasında; "Ülkemizde son dönemlerde tescilli markamızın yoğun bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanıldığı görülmektedir. ‘’...‘’ markası şirketimizin tescilli markası olmasına rağmen, başta ... A.Ş olmak üzere ‘’...‘’ markası bilinçli bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanılmaktadır. Bahsi geçen şirkete ait marka ‘...’ olmasına rağmen, tüketiciler nezdinde karışıklığa ve iltibasa neden olacak biçimde, bilinçli olarak sadece ‘’...’’ olarak kullanılmakta, kamuoyunda yanlış algı oluşturulmaktadır." şeklinde beyanları ile müvekkili şirketi "..." markasını bilinçli bir şekilde hukuka aykırı olarak kullanmakla itham ettiğini, davalıların basın açıklamasında müvekkili şirketin kendi markalarına tecavüz ettiği yönünde beyanlarla TTK m.

55/1(a,1) uyarınca Müvekkil Şirket faaliyetlerini kötüleyerek ve TTK m. 55/1(a,2) uyarınca ... markasının gerçek hak sahipleri olduğunu iddia etmek suretiyle kendi faaliyetleri ve işletme işaretleri hakkında yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak haksız rekabet yarattıklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini ve ilgili açıklamaların kalıcı olarak yayından kaldırılmasını ilgili içeriklerin erişime engellenmesini, manevi zararın tazminini talep ettiği davada davalıların ihtiyati tedbir yoluyla müvekkili şirket’in ticari itibarına zarar veren, faaliyetlerini kötüleyen ve gereksiz yere inciten içeriklerin yayınlandığı ilgili alan adlarına erişimin engellemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin dava sonucunda elde edilecek hukuki yararın tedbir suretiyle yargılama başında elde edilmesine yönelik olduğu, verilecek ihtiyati tedbir kararının davalının faaliyetini sonlandırılacak nitelikte olduğu, tarafların marka üzerindeki üstün hakkının ancak yaptırılacak inceleme sonucu ortaya çıkabileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yaklaşık ispat koşululun sağlandığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, davalıların alan adları üzerinde yayınladıkları hukuka aykırı içeriklerin müvekkili şirketin ticari itibarına zarar vermeye devam ettiğini ve bu açıklamaların müvekkili şirket açısından telafisi imkansız zararlar doğurduğunu belirterek karar karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

GEREKÇE

Talep, ihtiyati tedbir yoluyla URL adresine erişimin engellenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin dava sonunda elde edilebilecek hukuki yararın yargılamanın başına elde edilmesine yönelik ve davalının faaliyetlerini sona erdirecek nitelikte olduğunu, davacının iddia ettiği üstün hakkının ancak yargılama sırasında yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet davasında ihtiyati tedbiri düzenleyen TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır.

İhtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağına dair kuralın istisnasını teşkil etmektedir. TTK’nun 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de, anılan hükümde bu yetkinin HMK 389 vd. maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır. HMK'nın 389/1. maddesi ise, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.

Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davacının talebinin dayanağı haksız rekabete ilişkin TTK m.54 ve devamı hükümler olup, davacının tedbir talebi TTK'nın 61. maddesi kapsamında, HMK'nın tedbire ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözümlenmelidir. Diğer bir ifadeyle, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 ve 390. maddelerinden yararlanmak gerekmektedir. Bu haliyle mahkemenin, ihtiyati tedbir talebinin dava sonunda elde edilecek sonuca yönelik olduğu gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, dava henüz dilekçelerin teatisi aşamasında olup, davalının açıklamalarının haksız rekabet teşkil edip etmediği hususları, toplanacak deliller kapsamında yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136026 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.