Kar Kaybı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/527 E. 2015/8662 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ iş bölümü↗ mahsup↗ kâr dağıtımı↗ taşıyıcı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının baskı ve satışlarının taraflar arasındaki 15/09/2009 tarihli sözleşme kapsamında olduğu, kitapların baskı ve satışı konusunda davacının davalıya verdiği açık yazılı izin karşısında dava konusu kitapların, 107.000 TL lik alacağı mahsup için bu rakam aşılmadığı sürece, davalı tarafça basılıp dağıtımının sözleşme kapsamında ve verilen basit ruhsata dayalı olduğu, herhangi bir telif hakkı meydana getirmediği, davalının yatırdığı bandrol ücretinden hareketle ve bu ücretin bandrol fiyatlarına bölünmesi suretiyle davalının belli bir miktar baskı yaptığı ve sattığı biçimindeki varsayımın hukuka, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyeceği, davacının 15/09/2009 tarihli sözleşmede belirlenen 107.000 TL'lik mahsup rakamı aşan bir alacağının tespit edilemediği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davacı borç ödeme amacıyla hazırlanan 15/09/2009 tarihli sözleşme gereğince asıl borçlu Öz Yayınları Ltd Şti'nin borcuna karşılık olarak davalıya 110.000 TL bedelli senet verildiğini, 107.000 TL'lik borç bölümü için kabul edilen ödeme planı çerçevesinde her iki kitap serisinden yapılan basım ve çoğaltma ile borcun 75.000 TL'lik kısmının ödendiğini, sözleşmede beyan edilen bakiye 32.000TL'lik bölümün ödenmesinin ise müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9584 E ve 2009/7515E sayılı dosyalarına toplamda 43.929 TL olarak yani 11.929 TL fazla ödeme yapılmak suretiyle tahsil edildiğini dolayısıyla kendisinin sözleşmede yazılı olduğu şekilde dava konusu
kitapların basım ve yayınına izin verme mükellefiyetinin bulunmadığını ileri sürerek icra takip dosya suretlerini dosyaya sunmuştur. Bu durumda, yapılan ödemelerin 15.09.2009 tarihli borç ödeme amaçlı sözleşmeye konu dava dışı Ö.Yayıncılık Ltd. Şti'nin borcunun ödenmesi niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde tartışılmaması suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4073 E. 2019/2768 K.
Ortak:ödeme planı · iş bölümü · mahsup · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… 5/09/2009 tarihli sözleşme gereğince asıl borçlu Öz Yayınları Ltd Şti'nin borcuna karşılık olarak davalıya 110.000 TL bedelli senet verildiğini, 107.000 TL'lik borç «bölümü» için kabul edilen «ödeme planı» çerçevesinde her iki kitap serisinden yapılan basım ve çoğaltma ile borcun 75.000 TL'lik kısmının ödendiğini, sözleşmede beyan edilen bakiye 32.000TL'lik bölümün ö …
… zleşme kapsamında olduğu, kitapların baskı ve satışı konusunda davacının davalıya verdiği açık yazılı izin karşısında dava konusu kitapların, 107.000 TL lik alacağı «mahsup» için bu rakam aşılmadığı sürece, davalı tarafça basılıp «dağıtımının» sözleşme kapsamında ve verilen basit ruhsata dayalı olduğu, herhangi bir telif hakkı meydana getirmediği, davalının yatırdığı bandrol ücretinden hareketle ve bu üc …
Şti'nin borcunun ödenmesi niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde tartışılmaması suretiyle «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin borcuna karşılık olarak davalıya 110.000,00 TL bedelli senet verildiğini, 107.000,00 TL'lik borç «bölümü» için kabul edilen «ödeme planı» çerçevesinde her iki kitap serisinden yapılan basım ve çoğaltma ile borcun 75.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, sözleşmede beyan edilen bakiye 32.000,00 TL'lik bölümün ödenmesinin ise müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul 4.
… a uygun düşmeyeceği kanaati ile yapılan bilirkişi hesaplamalarına rağmen davalının dava tarihi itibariyle 15/09/2009 tarihli sözleşmede belirlenen 107.000,00 TL'lik «mahsup» rakamı aşan bir alacağının tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafından yapılan ba …
Şti.'nin borcunun ödenmesi niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit ve değerlendirmesi yönünden bozulmuş olduğundan ve bu itibarla baskı adedine dayalı hesaplama yöntemi davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan anılan husus nazara alınmaksızın uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından alınan bandrol adedine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç ikmali · kesin mehil · harcın ikmali · harcın tamamlanması · belirsiz alacak davası · ek mehil · bozma sonrası karar · tahkikat
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafça fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00 TL «maddi tazminat» istemi ile açılan işbu davada, 15.03.2012 «havale» tarihli dilekçe ile, 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesi uyarınca maddi tazminat talebinin 59.352,00 TL'ne arttırdıklarının ve «harcın tamamlanması» için süre verilmesini talep ettiklerinin beyan edildiği, mahkemece bu hususta süre de verilmesine rağmen «harç ikmalinin» yapılmadığı ve bilirkişi raporları alındıktan sonra «harcın ikmal» edileceğinin bildirildiği, daha sonra 01.10.2014 havale tarihli dilekçe ile HMK'nın 107/2 maddesi uyarınca maddi tazminat miktarının 80.000,00 TL'ne yükseltildiği ve mahkemece de işbu 01.10.2014 havale tarihli dilekçenin «ıslah» dilekçesi olarak kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidildiği anlaşılmış ise de, dava tarihinde 1086 sayılı HUMK uyarınca «belirsiz alacak davası» açılamayacağından 1086 sayılı Yasa'ya tabi davanın belirsiz alacak davasına dönüşmesi ve bu şekilde görülmesi mümkün değildir.
Davacı ilk «ıslaha» yönelik harcı da bilahare 01.10.2014 tarihinde yatırmış olup, «tahkikat» süresince yalnızca 1 kez ıslah yapılabileceğinden, 2. kez ıslah mümkün olmadığından, mahkemece harcın yatırılması hususunda «kesin mehil» verilmediğinden verilen süreden sonra harcın yatırılması sonuca etkili de olmayacağından 15.03.2012 «havale» tarihli dilekçe ile dava değerinin ıslah edildiği ve harcının da bilahare yatırıldığı ve 2. kez ıslahın yapılamayacağı da nazara alınarak ıslahın 59.352,00 TL üzer …
Şti.'nin borcunun ödenmesi niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmek sureti ile bozulduğu ve «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda da icra dosyalarında yapılan ödemelerin 15.09.2009 tarihli borç ödeme amaçlı sözleşmeye konu dava dışı şirketin borcunun ödenmesi nitel …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7198 E. 2010/3303 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · protokol · feragat
Benzer bu kararda… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15759 E. 2014/5575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · bilirkişi incelemesi · ilan · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «defter» ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin kullanıldığı, yapılan bandrol başvurusundan daha fazla kitabın ele geçirildiği, davalının stoklar dışında baskı yaptığı, tazminatın 818 sayılı BK'nın 42 ve 43. maddeleri gözetilerek yapılacağı, «son» raporda belirtildiği üzere davacının zararının 24.12.2001 tarihinde doğduğu, davalı tarafından izinsiz basılan kitaplar, kayıtlarda hiç yer almayan kitaplar ve aramada ele geçen kitaplarla ilgili olarak 32.729 TL davacı zararı oluştuğu, FSEK'nin 68. maddesine göre üç katının talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 98.187 TL'nin davalıdan tahsiline, FSEK'nin 68. maddesinin uygulanması sonucunda taraflar arasında davadan önce basılmış ve davaya konu kitaplar yönünden farazi sözleşme ilişkisi meydana geleceğinden dava tarihinden önce basılan kitaplar yönünden satışın durdurulması, toplatılması taleplerinin reddine, ancak davalının bu kitaplar dışında yeni baskı ve satış ihtimali bulunduğundan davalının muhtemel tecavüzünün menine, ek baskı yapılmasının engellenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle istatistiki verilerden hareketle varsayımlarda bulunarak muhtemel zararın belirleneceğine işaret olunarak, davalının «defter» ve kayıtları, basım faturaları dikkate alınarak 8.600 adet kitap üzerinden 3.440 TL; yine Osmanlıca-Türkçe sözlük ve eğitim setine ilişkin olarak 40.000 adet bandrol alındığı, bu kitapların ortalama 3.000 adet basım faturasının bulunduğu, varsayımdan hareketle 36.000 adet bandrolün dava konusu kitaplar için kullanıldığı belirtilerek 20.400 TL; ayrıca arama sırasında ele geçen 15.651 adet kitaptan, ceza dosyasında el konulan 42 adet kitap üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde», bunlardan % 71'lik kısmının yeni baskı olduğundan hareketle 11.112 adet kitap üzerinden 8.889 TL tazminattan, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca üç kat tutarı 98.187 T …
İ. kitaplarının basımı konusunda 17.10.2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davalının ise önceki telif hakkı sahibi olduğunu, sözleşme sonrası davalının elinde kalan stok kitapları satması için «muvafakat» verdiklerini, buna ragmen yeni kitaplar basarak eski tarihli gibi satışa sunduğunu, yapılan aramada 15.651 adet A.
Mahkemece, davalı kayıt ve «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, başka kitaplara ait bandrollerin A.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11683 E. 2011/5486 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu kararda… lama sırasında alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, davacının davalıdan 8.929,32 TL alacaklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/527 E. , 2015/8662 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/10/2014
NUMARASI 2010/71-2014/209
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2010/71-2014/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ö. Yayınları-Problem Etkinlikleri ve Ö. Yayınları-Problemler isimli kitaplarının yazarı olduğunu, bu kitapların davalı tarafından fotokopide çoğaltılıp sahte bandroller ile piyasaya sürüldüğünü, ticari müşteri potansiyelini kaybettiğini, kar kaybının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş; maddi tazminat talebini 58.352,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından gerçekleştirilen basım işinin davacı ile aralarında akdedilen protokol gereğince, davacının izni ile gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının baskı ve satışlarının taraflar arasındaki 15/09/2009 tarihli sözleşme kapsamında olduğu, kitapların baskı ve satışı konusunda davacının davalıya verdiği açık yazılı izin karşısında dava konusu kitapların, 107.000 TL lik alacağı mahsup için bu rakam aşılmadığı sürece, davalı tarafça basılıp dağıtımının sözleşme kapsamında ve verilen basit ruhsata dayalı olduğu, herhangi bir telif hakkı meydana getirmediği, davalının yatırdığı bandrol ücretinden hareketle ve bu ücretin bandrol fiyatlarına bölünmesi suretiyle davalının belli bir miktar baskı yaptığı ve sattığı biçimindeki varsayımın hukuka, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyeceği, davacının 15/09/2009 tarihli sözleşmede belirlenen 107.000 TL'lik mahsup rakamı aşan bir alacağının tespit edilemediği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davacı borç ödeme amacıyla hazırlanan 15/09/2009 tarihli sözleşme gereğince asıl borçlu Öz Yayınları Ltd Şti'nin borcuna karşılık olarak davalıya 110.000 TL bedelli senet verildiğini, 107.000 TL'lik borç bölümü için kabul edilen ödeme planı çerçevesinde her iki kitap serisinden yapılan basım ve çoğaltma ile borcun 75.000 TL'lik kısmının ödendiğini, sözleşmede beyan edilen bakiye 32.000TL'lik bölümün ödenmesinin ise müvekkili aleyhine başlatılan İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9584 E ve 2009/7515E sayılı dosyalarına toplamda 43.929 TL olarak yani 11.929 TL fazla ödeme yapılmak suretiyle tahsil edildiğini dolayısıyla kendisinin sözleşmede yazılı olduğu şekilde dava konusu
kitapların basım ve yayınına izin verme mükellefiyetinin bulunmadığını ileri sürerek icra takip dosya suretlerini dosyaya sunmuştur. Bu durumda, yapılan ödemelerin 15.09.2009 tarihli borç ödeme amaçlı sözleşmeye konu dava dışı Ö.Yayıncılık Ltd. Şti'nin borcunun ödenmesi niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde tartışılmaması suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz