Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2583 E. 2015/8172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ ispat yükü↗ protokol↗ fatura↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markanın ayran ve meyve suyu emtiasında kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2006/08887 tescil numaralı "M." markasının ayran ve meyve suyu emtiası dışında kalan tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 2013/147 E - 2014/75 K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun kullanımdan sözedilebilmesi için dava konusu markanın kapsadığı mallar üzerinde ciddi bir kullanım gerçekleştirildiğinin kanıtlanması gerekir. Bu hususta ispat yükü kendisinde olan davalı taraf 1 adet fatura, marka lisans sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve protokollere dayanmış ise de sunulan deliller dava konusu markanın ayran ve meyve suyu emtiası üstünde ciddi bir kullanımı bulunduğuna ilişkin yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği gibi, marka lisans sözleşmeleri bakımından da lisans alan tarafından markanın ciddi biçimde kullanıldığının kanıtlanması zorunlu olup bu hususlarda yeterli delil sunulmadığına göre, ayran ve meyve suyu emtiası bakımından da 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesi uyarınca iptal kararı verilmesi gerekirken bu ürünlere ilişkin talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13469 E. 2016/9436 K.
Ortak:Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının «uyuşmazlık konusu» markanın tescilli olduğu ürünler bakımından ciddi kullanıldığının kabul edilemeyecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12196 E. 2011/5235 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/953 E. 2023/3914 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaBu hususta «ispat yükü» kendisinde olan davalı taraf 1 adet «fatura», marka lisans sözleşmesi, «bayilik sözleşmesi» ve «protokollere» dayanmış ise de sunulan deliller dava konusu markanın ayran ve meyve suyu emtiası üstünde ciddi bir kullanımı bulunduğuna ilişkin yeterli delil olarak kabul edilem …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık · müktesep hak · münhasırlık · istinaf incelemesi · taşıyan · yetkisizlik kararı · dava sebebi · dahili dava
Benzer bu kararda… ı, 6769 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi uyarınca, davalı Kurumun, "Nice anlaşmasına uygun şekilde yapılmayan başvurular" için olan düzenleme «yetkisinin», somut olaydaki gibi "Nice anlaşmasına uygun şekilde yapılan başvurular" için bulunmadığı, dolayısıyla davalı Kurum açısından dava konusu başvurunun bu şekilde bölünmesi işleminin, usul yönünden de hukuka uygun olmadığı, yani “süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»)” mallarını kapsayan marka başvurusundan, “Susurluk menşeili olmayan ayranlar" emtiasının çıkarılmasına yönelik YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı, bu duru …
… dığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sadece “Susurluk menşeili olmayan ayranlar" malları bakımından olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen gerekçesinin «taleple bağlılık», aleyhe bozma ve «istinaf incelemesinin» sadece istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılaması ilkelerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… an cinsi için tescilli bir coğrafi işaret olduğu, potansiyel müşterilerin, “susurluk ayran” ibaresini bir ayranın üzerinde gördüklerinde Susurluk Ayranı özellikleri «taşıyan» bir ayran olduğu izlenimine kapılabileceği, davacının ürettiği ayranın bu özellikleri karşılıyorsa zaten gereken denetimlerden sonra “Susurluk Ayranı” coğrafi işar …
… dışında yayık ayranı da ürettiğini ve satışlarının büyük bir bölümünü bu ayranın oluşturduğunu, müvekkilinin önceki tarihli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun hiç bir şekilde irdelenmediğini, başvuru markası ile itirazın reddi kararında gerekçe olarak göst …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2583 E. , 2015/8172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2014
NUMARASI 2013/115-2014/118
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2013/115-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "M." markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalının markasını kullanmadığını, müvekkilinin "M." ve "M." markaları altında üretim yaptığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın süt ve süt ürünleri ile meyve suyu ve içecekler üzerinde kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markanın ayran ve meyve suyu emtiasında kullanıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıya ait 2006/08887 tescil numaralı "M." markasının ayran ve meyve suyu emtiası dışında kalan tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 2013/147 E - 2014/75 K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun kullanımdan sözedilebilmesi için dava konusu markanın kapsadığı mallar üzerinde ciddi bir kullanım gerçekleştirildiğinin kanıtlanması gerekir. Bu hususta ispat yükü kendisinde olan davalı taraf 1 adet fatura, marka lisans sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve protokollere dayanmış ise de sunulan deliller dava konusu markanın ayran ve meyve suyu emtiası üstünde ciddi bir kullanımı bulunduğuna ilişkin yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği gibi, marka lisans sözleşmeleri bakımından da lisans alan tarafından markanın ciddi biçimde kullanıldığının kanıtlanması zorunlu olup bu hususlarda yeterli delil sunulmadığına göre, ayran ve meyve suyu emtiası bakımından da 556 Sayılı KHK'nın 14.
maddesi uyarınca iptal kararı verilmesi gerekirken bu ürünlere ilişkin talebin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davaı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133984900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz