6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Esnaf sıfatı taşıyan davalıya karşı açılan davanın ticari dava sayılmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1919 E. 2021/1659 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için TTK 4/1 uyarınca tarafların ticari işletmesiyle ilgili bir hukuki ilişkiden doğması gerekir; taraflardan birinin tacir olmayıp esnaf sıfatını taşıdığı ve alışveriş boyutunun VUK 177. madde kapsamında tacir sayılmayı gerektirecek düzeye ulaştığına ilişkin delil bulunmadığı hallerde dava mutlak ticari dava niteliğinde kabul edilemez; bu durumda asliye ticaret mahkemesi görevli değildir, görev asliye hukuk mahkemesine aittir.

Ele alınan sorunlar

Davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, tacir olan müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin ticari iş niteliğinde olduğunu, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olmanın veya VUK uyarınca esnaf sayılmanın tacir olunmadığına kesin delil oluşturmayacağını, davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşıp aşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 4(1). maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır; TTK 5(1) maddesinde asliye ticaret mahkemesinin ticari davalara bakmakla görevli olduğu, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında satım akdi bulunmakta olup davalının tacir olmayıp esnaf olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odasında esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki alışverişin boyutunun, davalının tacir sayılmasını gerektirecek şekilde VUK 177. maddesine göre belirlenen miktarları aştığına ilişkin dosyada belge bulunmamaktadır. Bu nedenle esnaf sınırları içinde faaliyet gösteren davalının taraf olduğu dava ticari dava niteliğinde değildir. TTK 4(1) maddesi gereği davanın her iki tarafının da tacir olmadığı anlaşıldığından, asliye ticaret mahkemesi bu davaya bakmakla görevli değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taraflardan birinin esnaf sıfatı taşıdığı ve alışveriş hacminin VUK 177. maddeye göre tacir sayılma sınırını aştığına dair delil bulunmadığı hallerde davanın ticari dava sayılmayacağı ve asliye ticaret mahkemesinin görevsiz olacağı yönündeki değerlendirme, benzer görev uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Taraflardan birinin tacir olmayıp esnaf sıfatı taşıdığı ve alışveriş hacminin VUK 177. maddeye göre tacir sayılma sınırını aştığına dair delil bulunmadığı davalarda, dava mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Dava şartı
göreve ilişkin dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tacir esnaf ticari dava görev TTK 4/1 TTK 5/1 itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4(1)TTK 5(1) · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) — VUK 177

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1919

KARAR NO 2021/1659

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/07/2021

NUMARASI 2021/187 Esas 2021/595 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/11/2021

Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekilli tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı taraf ile 07/07/2012 imza tarihli (gazlı ve Gazsız Ürün-miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi ve iş bu sözleşmeye ek olarak 28/03/2016 imza tarihli protokol akdetdildiğini, iş bu sözleşme gereği davalı tarafın, işyerinde ve "..." adı altında işletmekte olduğunu, satış noktası kapsamında faaliyet gösterdiği ,sözleşmenin 7 maddesinde, davalı taraf işyerini ve işletmesini müvekkil şirketin yazılı onayını almadan kısmen de olsa ticari faaliyet ve işyerindeki iştigal türünü değiştirmemeyi taahhüt ettiğini, buna rağmen davalı tarafın sözleşme adresinde aynı işletme adını kullanmasına rağmen faaliyet türünü müvekkil şirketin yazılı onayını almaksızın değiştirdiğini, 2012 yılında sözleşmenin imzalanmasından bu yana düzenli ve sürekli ürün satın alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini,davalı tarafın sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle ödemesi gerektiğini bildiği ve tüm ihtarlara rağmen ödemediği alacakların tahsili ve ilgili sözleşmeler gereği davalı tarafa ödenen pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli'nin kıstelyevm hesabı çerçevesinde müvekkil şirkete ödenmesi gereken kısımları açısından İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı; davacı şirket tarafından kendisine gönderilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan "ihtarname" başlıklı belgede davacı şirket 28 Mart 2016 tarihli sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ve feshe istinaden kendisinden talepte bulunulduğunu, davacı şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin 28 Mart 2016 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, davacı tarafça uyuşmazlığın 07/07/2012 tarihli (Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar) Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi kapsamında yapılan ödemeden kaynaklandığını, icra takibine konu edilmemiş bir alacağın itirazın iptali davasına konu edilmesinin mümkün olamayacağını, 07/07/2012 tarihli sözleşmenin 13.

Maddesinde "Taraflar, bu sözleşme ve onun ekleri sayılan belgelerden doğabilecek her türlü uyuşmazlığın halinde İstanbul Kadıköy Mahkemeleri ile Kadıköy İcra-İflas Müdürlüklerinin yetkili olacaklarını (...) kabul ederler" şeklinde yer aldığını, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkiye itiraz ettiğini, 07/07/2012 tarihli sözleşmenin bir satın alma taahhüdünü içermediğini, davacı şirketin sözleşmeyi feshederken hem icra takibi yaparken hem de iş bu dava açmakta kötü niyetli olduğunu belirterek, yetki itirazının kabulüne, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu uyuşmazlıkta, davacının tacir olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nin 07.07.2021 tarihli yazısına göre davalının esnaf olduğu, davada davalı tarafın tacir olmaması, esnaf faaliyetini aştığına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle dava ticari dava olmadığı, bu nedenle davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; tacir olan müvekkili şirket ile davalı taraf arasında imza altına alınan sözleşmenin ticari bir iş niteliğinde olup taraflar arasındaki ilişkinin de ticari bir ilişki olduğunu, bir kimsenin Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olması ya da Vergi Usul Kanunu uyarınca esnaf sayılmasının tacir olmadığı hususunda kesin bir delil niteliği taşımadığını, davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığı, müvekkili şirket ile arasındaki ilişki gereği faaliyetlerinin ticari faaliyet boyutuna ulaşıp ulaşmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiğini, görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satış sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davalı yanın tacir olmadığı, dava konusunun da mutlak ticari davalardan olmadığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliği ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. TTK nun 4(1).madde de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu; 5(1) maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça ,dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu (3.)bentte ise asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemesi arasında ki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve göreve ilişkin kuralların uygulanacağı düzenlenmiştir.

Davacı vekili;davalının yetki itirazına karşı davalının tacir olmadığından yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını beyan etmiştir.Taraflar arasında satım akdi söz konusu olup davalının tacir olmayıp esnaf olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar odasında da esnaf kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ki alışverişin boyutlarının da davalının tacir olarak kabulünü gerektiren VUK 177.maddesine göre belirlenen miktarları aşan tutarda bulunduğuna ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmakla esnaf sınırları içinde faaliyet gösteren davalının taraf bulunduğu davanın ticari dava olmadığı sonucuna varılmaktadır. TTK nun (4) 1 maddesinde yazılı olduğu üzere , davanın her iki yanının tacir bulunmadığı anlaşılmakla, asliye ticaret mahkemesi anılan davaya bakmakla görevli bulunmamaktadır.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133702 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.