Arabuluculuk tutanağı dosyada mevcutken dava şartı yokluğundan usulden ret hatalıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1879 E. 2021/1606 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Ticari nitelikteki bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olmakla birlikte, davacı tarafından anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dosyaya (delil listesinde belirtilerek) fiilen sunulmuş olması halinde, mahkemenin bu tutanağı gözden kaçırarak dava şartı yokluğundan usulden ret kararı vermesi hatalıdır; bu durumda işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği → kabul
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinin delil listesinde arabuluculuk evrakının belirtildiğini ve dilekçe ekinde sunulduğunu, UYAP üzerinden yapılacak kısa bir incelemeyle tutanağa ulaşılabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuya tabi davalarda, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilir. Somut olayda dava dilekçesinde delil listesinde arabuluculuk tutanağının sunulduğu belirtilmiş olup, arabuluculuk son tutanak aslı da dosyaya sunulmuş olduğundan, işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Arabuluculuk son tutanağının dosyada fiilen mevcut olmasına rağmen mahkemece gözden kaçırılarak dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, bu durumda esasa girilmesi gerektiği yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı↗ arabuluculuk↗ son tutanak↗ usulden ret↗ ticari dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1879
KARAR NO 2021/1606
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/03/2021
NUMARASI 2021/200 Esas 2021/261 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2021
Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında şirketin ödeme sistemlerinden faydalanmak üzere anlaşma sağlandığını,ticari ilişkinin müvekkili şirketin talebi üzerine 30.04.2017 tarihi itibariyle sona erdiğini, davacı şirketin alacaklarının tamamını ödediğini ve borcu kalmadığını, her iki şirket tarafından gönderilen teyit-e postalarında işlemlerin müvekkili şirketin talebi doğrultusunda gerçekleştirileceği konusunda mutabık kalındığını, bir yıl sonra dava dışı ... tarafından 17.778,39-euro tutarındaki borcun kendilerine ödenmesi hususunda müvekkili şirketten talepte bulunulduğunu,söz konusu borcun müvekkili şirketin 01.07.2017 tarihinden önce tahakkuk eden vergi iadesi taleplerinin ... tarafından usulüne uygun bir biçimde yapılmamasından kaynaklandığının anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan bildirime rağmen davalı tarafından 01.07.2017 tarihi sonrasında vergi dairesi nezdinde başvuruda bulunulduğunu, müvekkili şirket için hem davalı ...
hem de ... tarafından başvuruda bulunulması nedeniyle vergi iadesi talebinin reddedildiğini, bu süreçte müvekkili şirket tarafından Avusturya'daki makamlar nezdinde girişimlerde bulunmuş ise de, müvekkili şirketin tahakkuk eden vergi iadesi alacaklarının ödenmediğini, davalı ...'ün kendisine yapılan ihtara rağmen süresinden sonra vergi iadesi başvurusunda bulunması nedeniyle kusurlu olduğunu ve müvekkili şirketin dava dışı ...'a 17.778,39-euro tutarındaki borcu ödemek zorunda kaldığını,davanın kabulü ile 17.778,39-euro alacağın fiili ödeme tarihindeki karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; müvekkili şirketin merkezinin Avusturya olup ... Bulvarı No: ... Esenyurt/İstanbul adresinde de irtibat bürosu bulunduğunu, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın Türk Mahkemelerinin Milletlerarası yetkisi kapsamına girmeyip Avusturya Hukuku Kuralları çerçevesinde görülmesi gerektiğinden davanın bu yönüyle usulden reddine,davayı görmeye yetkili mahkemenin irtibat bürosu adresi alan Esenyurt/İstanbul adresine bakmakla yetkili Bakırköy Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olarak kabul edildiği, iş bu davanın 02/09/2020 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın dava açıldığının sabit olduğu gerekçesiyle arabulucuya başvurulmaksızın açıldığı sabit olan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dava dilekçesinin deliller bölümünde arabuluculuk evrakının belirtildiğini ve dilekçe ekinde sunulduğunu, UYAP sistemi üzerinden yapılacak kısa bir inceleme ile dava dilekçesi ile birlikte tutanağa ulaşabilmenin mümkün olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.
6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuya tabi davalarda dava açılırken, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Somut olayda dava dilekçesinde delil listesinde arabuluculuk tutanağının sunulduğu belirtilerek ekinde sunulduğu halde; arabuluculuk son tutanak aslınında dosyaya sunulduğu dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2021 Tarih 2021/200 Esas 2021/261 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/11/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133408 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi