Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11182 E. 2015/7983 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başvurma harcı↗ harç↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kasaların bina dışına taşınması durumunda müşterilerin bilgilendirileceği, dava konusu olayda ise aynı kat içinde başka odaya nakil yapıldığı, noter huzurunda ve kasalar açılmadan işlemin gerçekleştirildiği, davacıların kasaya ne koyduğuna dair yeterli delil olmadığı, kaybolan ziynet eşyalarının kasada olduğunun ispatı gerektiği, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davanın reddine, 25,20 TL başvuru harcının davacıdan tahsiline karar verilmiş, ancak davacı tarafından 20.09.2013 tarihinde yatırılan 1.277,40 TL harç nazara alınmamış olup, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3782 E. 2013/22046 K.
Ortak:Sigorta
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · teminat kapsamı · maddi tazminat · sigorta poliçesi · teminat · temsil
Benzer bu karardaAncak mahkemece, davacı tarafın nakit 9.000.00 TL para dışındaki taleplerinin değeri, sigorta genel şartlarına göre belirlenmediği gibi, iddia edilen dava konusu zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olup olmadığı ile davalı şirketin bunlardan sorumlu bulunup bulunmadığı da tartışılmamış, bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta poliçesine» dayalı «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kasa içerisinde 9.000.00 TL nakit para olduğu iddia edilmiş, davalı «temsilcisince» de bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ancak, bilirkişi raporunda belirlenen kasa mevcudundan hareketle mahkemece, bakiye 11.000.00 TL için de kabul kararı verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2781 E. 2019/8 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ihtarname · maddi tazminat · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın «ihtarnameyi» tebellüğ tarihinde «temerrüde» düştüğünün kabulü ile, davaya konu eşyaların değerinin bu tarih itibariyle hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan değere hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben göndermiş olduğu 16.03.2004 tarihli «ihtarname» ile kiralık kasaya konulmuş olan eşyayı talep etmiş ve anılan ihtarname muhatap bankaya 22.03.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4860 E. 2017/2909 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · takipsizlik kararı · kusur · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ilingirin yanlışlıkla müştekinin de kasasını delerek açması üzerine tutanakla içerisinde birşey olmadığının tespit edildiği, kasanın bankaca yanlışlıkla açıldığı ve «hizmet kusuru» bulunduğu için «takipsizlik» kararı verildiği, davacının şahsi ziynet eşyalarının kasaya daha önce konulmuş olduğu izleniminin edinildiği, ancak kiralık kasaya daha önce konulmuş eşyaların, davacı tarafından alınarak kasanın boşaltılmasının mümkün olduğu, kiralık kasanın noter ve banka yetkilileri huzurunda açılmadan önce davacı dışındaki kötü niyetli kişilerce de bir şekilde boşaltılmış olabileceği, 07.05.2007 tarihinde kasanın sehven değil, boş olduğunun tespiti için bilinçli olarak da açılmış olabileceği gibi kiralık kasanın, 07.05.2007 tarihli tespit sırasında «görevlilerin» bir anlık ihmali ve bir boşluk sırasında boşaltılmasının da ihtimal dahilinde olduğu, bunun kanıtlanmasının mümkün olmadığı, davalıya atfedilecek bir kusur bulunma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11182 E. , 2015/7983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/03/2014
NUMARASI 2013/104-2014/90
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/104-2014/90 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/06/2015 günü hazır bulunan davacılardan asil B.. E.., davacılar vekili Av. Ş. Ö. ile davalı vekili Av. K.G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı banka ile kiralık kasa sözleşmesi imzaladıklarını, kasa içinde ziynet eşyalarının bulunduğunu, 19.01.2012 tarihinde kasayı açtıklarında bir kısım ziynet eşyalarının eksik olduğunu tespit ettiklerini, bankanın kasa yerlerinde değişiklik yaptığını, müvekkillerine sözleşme uyarınca bildirimde bulunmadığını, olay nedeniyle müvekkili Bekir'in psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, ziynet eşyalarını iadesini, mümkün olmazsa 69.800 TL'nin bedelinin tahsilini, 5.000 TL manevi tazminatın davacı Bekir'e ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kasaların açılmadan şube içindeki yan odaya taşındığını, taşıma sırasında Noter'in hazır bulunduğunu, bankanın sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kasaların bina dışına taşınması durumunda müşterilerin bilgilendirileceği, dava konusu olayda ise aynı kat içinde başka odaya nakil yapıldığı, noter huzurunda ve kasalar açılmadan işlemin gerçekleştirildiği, davacıların kasaya ne koyduğuna dair yeterli delil olmadığı, kaybolan ziynet eşyalarının kasada olduğunun ispatı gerektiği, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davanın reddine, 25,20 TL başvuru harcının davacıdan tahsiline karar verilmiş, ancak davacı tarafından 20.09.2013 tarihinde yatırılan 1.277,40 TL harç nazara alınmamış olup, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasının çıkartılarak yerine “ Davacı tarafından yatırılan 1.277,40 TL harçtan 25,20 TL başvuru harcının mahsup edilerek bakiye 1.252,20 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine ” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli davacılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133351800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz