6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Basit yargılama usulü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3331 E. 2015/7896 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü limited şirketin feshi güven ilişkisi takipsizlik kararı şirketin feshi işlemden kaldırma pay sahipliği tasfiye memuru atanması açılmamış sayılma tasfiye memuru yenileme limited şirket ek tasfiye yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 320 · TTK — TTK 1521

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu şirketin ortakları olan davacı ile davalı arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şirketin devamının mali olarak ve ortakların davranışları sebebiyle mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile “E. D. Emlak İnş. Tur. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti” nin feshine, şirket kayyumu SMMM C.. A..'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava limited şirketin feshine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 1521. maddesi uyarınca, ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320/4. maddesi uyarınca da, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.

Dava dosyasının incelenmesinde, davanın 17/03/2011 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve ardından 22/03/2011 tarihinde yenilendiği, daha sonra da 08/03/2012 tarihinde dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı ve 08/03/2012 tarihinde yenilendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, talebin şirket feshine ilişkin olması nedeniyle basit yargılama usulüne tabi davalardan olduğu, basit yargılama usulüne tabi davalarda da dosyanın en fazla bir kere takipsiz bırakılabileceği hususu kuşkusuzdur. Bu itibarla mahkemece, iki kere takipsiz bırakılan dava yönünden HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Basit yargılama usulü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10305 E. 2014/273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/3331 E.  ,  2015/7896 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ALANYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 22/05/2014

NUMARASI 2009/195-2014/354

Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2009/195-2014/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte “E. D. Emlak İnş. Tur. İth. Tic. Ltd. Şti.” yi kurduğunu, şirketin amacının A. ili M.ilçesi A. Köyünde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak olduğunu, ancak ortaklar arasında sorunlar çıktığını ve ceza dosyası bulunduğunu, davalının şirkete olan sermaye borcunu yerine getirmediğini, müvekkilinin davalıya güveninin kalmadığını, davalının şirketin tek yetkilisi ve sahibi gibi hareket ettiğini, şirketin devamının artık mümkün bulunmadığını ileri sürerek “E. D.Emlak İnş. Tur. İth. Tic. Ltd. Şti.” nin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında güven ilişkisinin kaybolduğunun doğru olduğunu, ancak iddia edildiği gibi bu durumun müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu şirketin ortakları olan davacı ile davalı arasında güven ilişkisinin kalmadığı, şirketin devamının mali olarak ve ortakların davranışları sebebiyle mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile “E. D. Emlak İnş. Tur. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti” nin feshine, şirket kayyumu SMMM C.. A..'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava limited şirketin feshine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 1521. maddesi uyarınca, ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya pay sahipliğinden kaynaklanan davalarda veya şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, müdürleri, tasfiye memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320/4. maddesi uyarınca da, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.

Dava dosyasının incelenmesinde, davanın 17/03/2011 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve ardından 22/03/2011 tarihinde yenilendiği, daha sonra da 08/03/2012 tarihinde dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı ve 08/03/2012 tarihinde yenilendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, talebin şirket feshine ilişkin olması nedeniyle basit yargılama usulüne tabi davalardan olduğu, basit yargılama usulüne tabi davalarda da dosyanın en fazla bir kere takipsiz bırakılabileceği hususu kuşkusuzdur. Bu itibarla mahkemece, iki kere takipsiz bırakılan dava yönünden HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133097800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.