Basit yargılama usulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10305 E. 2014/273 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ ttk 595↗ limited şirket hisse devri↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ pay defteri kaydı↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ ortaklar kurulu kararı↗ davanın açılmamış sayılması↗ hisse devri↗ pay defteri↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ limited şirket↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davacıların şirket payları TTK'nın 520. maddesi (6102 Sayılı TTK'nun 595. maddesi) uyarınca noter sözleşmesi ile devredilmişse de, ortaklar kurulu kararının alınmadığı ve pay defterinde kaydın bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı T.. Ç.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devrinin tespiti, sicile kayıt ve tescili istemine ilişkin olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1521. maddesi gereğince davada basit yargılama usulü uygulanacaktır. Asıl davada dosyanın 12/03/2012 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, dosyanın yenilenmesinin ardından 02/07/2012 tarihli celsede de dosya takip edilmemiş, mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 320/4. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağı hükme bağlandığına göre, asıl davada işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra 02/07/2012 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden asıl davada davacı T.. Ç.. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, asıl davada davacı T.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda6100 Sayılı HMK'nın 320/4. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağı hükme bağlandığına göre, asıl davada işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra 02/07/2012 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından asıl «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden asıl davada davacı T..
Asıl davada dosyanın 12/03/2012 tarihli celsede «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, dosyanın «yenilenmesinin» ardından 02/07/2012 tarihli celsede de dosya takip edilmemiş, mahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · mazeret · internet bankacılığı
Benzer bu karardaSomut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3331 E. 2015/7896 K.
Ortak:basit yargılama usulü · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · açılmamış sayılma · yenileme · limited şirket
İncelediğiniz kararda6100 Sayılı HMK'nın 320/4. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağı hükme bağlandığına göre, asıl davada işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra 02/07/2012 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından asıl «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden asıl davada davacı T..
1- Dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti, sicile kayıt ve tescili istemine ilişkin olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1521. maddesi gereğince davada «basit yargılama usulü» uygulanacaktır.
Asıl davada dosyanın 12/03/2012 tarihli celsede «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, dosyanın «yenilenmesinin» ardından 02/07/2012 tarihli celsede de dosya takip edilmemiş, mahkemece «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin 320/4. maddesi uyarınca da, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
Dava dosyasının incelenmesinde, davanın 17/03/2011 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» ve ardından 22/03/2011 tarihinde «yenilendiği», daha sonra da 08/03/2012 tarihinde dosyanın yeniden işlemden kaldırıldığı ve 08/03/2012 tarihinde yenilendiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, iki kere «takipsiz» bırakılan dava yönünden HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca «açılmamış sayılma» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · güven ilişkisi · şirketin feshi · pay sahipliği · tasfiye memuru · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 1521. maddesi uyarınca, ticaret şirketlerinde, ortakların veya pay sahiplerinin şirketle veya birbirleriyle şirket ortaklığından veya «pay sahipliğinden» kaynaklanan davalarda veya şirketin «yönetim kurulu» üyeleri, yöneticileri, müdürleri, «tasfiye» memurları ya da denetçilerine karşı açılacak davalarda «basit yargılama usulü» uygulanır.
A..'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava «limited şirketin feshine» karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, haklı sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu şirketin ortakları olan davacı ile davalı arasında «güven ilişkisinin» kalmadığı, şirketin devamının mali olarak ve ortakların davranışları sebebiyle mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile “E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10305 E. , 2014/273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2013
NUMARASI 2011/376-2013/35
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2013 tarih ve 2011/376-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı T.. Ç.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri, hisse devir sözleşmeleri ile müvekkillerinin hisselerini devrettiğini, ancak davalı şirketin pay devrini tanımadığını, bu kapsamda ticaret sicilinde devir işlemlerinin tamamlanamadığını ileri sürerek; davalılara yapılan hisse devrinin tespitine, yapılan devir işlemine bağlı pay devrinin 15/02/2011 tarihinden geçerli olarak ticaret siciline kayıt ve tesciliyle ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar ve vekilleri, yapılan hisse devirlerinin gerekli koşulları içermediğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davacıların şirket payları TTK'nın 520. maddesi (6102 Sayılı TTK'nun 595. maddesi) uyarınca noter sözleşmesi ile devredilmişse de, ortaklar kurulu kararının alınmadığı ve pay defterinde kaydın bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı T.. Ç.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devrinin tespiti, sicile kayıt ve tescili istemine ilişkin olup, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1521. maddesi gereğince davada basit yargılama usulü uygulanacaktır. Asıl davada dosyanın 12/03/2012 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, dosyanın yenilenmesinin ardından 02/07/2012 tarihli celsede de dosya takip edilmemiş, mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 320/4. maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağı hükme bağlandığına göre, asıl davada işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra 02/07/2012 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden asıl davada davacı T..
Ç.. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, asıl davada davacı T.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı T.. Ç.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davacı T.. Ç.. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı T.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101880700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz