Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/725 E. 2015/7399 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti↗ usulden reddi↗ ihtar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yer sağlayıcı konumunda bulunduğu, 5651 sayılı Yasa'nın 8. ve 9. maddesi uyarınca davalıya karşı dava ikame edilebilmesi için öncelikle içeriğin kaldırılması yönünde ihtarda bulunulması gerektiği, ihtara rağmen davalının görevini yerine getirmemesi halinde sorumluluğunun söz konusu olabileceği, davacı tarafından davalıya içeriğin kaldırılması yönünde bir ihtar yapılmadığı, bu durumda dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yapımcı sıfatıyla FSEK'nın 80. maddesi uyarınca hak sahibi olduğu eserlerin, davalı yer sağlayıcı tarafından izinsiz olarak internette yayınlanması nedeniyle eser sahipliğinden doğan mali haklara tecavüz iddiasıyla FSEK'nın 66 ve 69. maddeleri uyarınca tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve FSEK'nın 68. maddesi uyarınca telif tazminatına karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yer sağlayıcı konumunda bulunan davalı aleyhine, içeriğin kaldırılması yönünde ihtarda bulunulmadan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, dava açmadan önce, hangi eserlerin izinsiz olarak davalının yer sağlayıcısı olduğu internet sitesinde yayınlandığını bilirkişi marifetiyle mahkemeden tespit ettirmiş olup, delil tespiti raporu dava açılmadan önce davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Bu durumda, söz konusu delil tespiti raporunun, 5651 sayılı Yasa'nın 8 ve 9. maddesi anlamında davadan önce servis sağlayıcısına ihtar edilmesi gereken uyarı mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13384 E. 2014/19869 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · ihtarname · haksız rekabet · husumet
Benzer bu karardaDava dilekçesi ekinde davacı tarafından davalılara 08.10.2012 tarihinde «ihtarname» düzenlenerek gönderildiği ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporunda da davalıların teknik anlamda «erişimi engelleyebilmelerinin» mümkün olduğu mütalaa edilmiştir.
… araştırma sorumluluğu bulunmadığı, sorumluluğun içerik sağlayıcıda olduğu hükme bağlandığından davacı tarafça TTK'nın 54. maddesi gereğince açılan davada davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» durdurulması, maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 5651 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca yer sağlayıcı olan davalılar yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyeti araştırmakla yükümlü olmamakla birlikte, aynı maddenin 2. fıkrasına göre aynı kanunun 8 ve 9. maddeleri uyarınca «ihtarname» tebliğ edilmesi ve teknik olarak imkan bulunması ölçüsünde yer sağlayıcı hukuka aykırı içeriği kaldırmakla yükümlüdür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7306 E. 2014/9849 K.
Ortak:usulden reddi
İncelediğiniz kararda… er sağlayıcı konumunda bulunduğu, 5651 sayılı Yasa'nın 8. ve 9. maddesi uyarınca davalıya karşı dava ikame edilebilmesi için öncelikle içeriğin kaldırılması yönünde «ihtarda» bulunulması gerektiği, ihtara rağmen davalının görevini yerine getirmemesi halinde sorumluluğunun söz konusu olabileceği, davacı tarafından davalıya içeriğin kaldırılması yönünde bir ihtar yapılmadığı, bu durumda dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… . maddesi uyarınca telif tazminatına karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yer sağlayıcı konumunda bulunan davalı aleyhine, içeriğin kaldırılması yönünde «ihtarda» bulunulmadan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · görevsizlik kararı · sulh · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, 5651 sayılı Yasa'da, internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarının saldırıya» uğraması durumunda hangi usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin düzenlendiği, bu Yasa'nın 4721 sayılı MK'ya göre özel yasa durumunda olduğundan 5651 sayılı Yasa'nın uygulanması gerektiği, anılan Yasa'ya göre de «görevli» mahkemenin «sulh» ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar internet ortamındaki yayınlar nedeniyle «kişilik haklarına saldırıya» uğranması durumunda hangi ve usul ve esaslara göre mücadele edileceğinin 5651 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, 6102 sayılı TTK'nın 58. maddesinde «haksız rekabet» fiilinin basın yoluyla işlenmesi durumundaki sorumluluk hali düzenlemiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Davacı, davada davalının içerik sağlayıcı olduğu internet sitesinde kendisi hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren haber yapıldığını iddia ederek 6102 Sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet» hükümlerine dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/725 E. , 2015/7399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2014
NUMARASI 2014/300-2014/119
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2014 tarih ve 2014/300-2014/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yapımcı sıfatıyla 5846 sayılı FSEK'nın madde 80 uyarınca hak sahibi olduğu "P.", "A." ve "L." isimli çizgi fimlerinin muhtelif bölümlerinin davacıdan izin alınmadan davalının www.i..com alan adlı internet sitesinin ön belleğine kayıt edilerek/çoğaltılarak umuma iletildiğini ileri sürerek FSEK 66,68 ve 69 uyarınca varsayımsal bedel olarak 50.000 TL'nin 3 katı 150.000 TL'nin en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını, internet sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, dava konusu içeriklerin müvekkili tarafından değil içerik sağlayıcılar tarafından yüklendiğini, davacının müvekkiline karşı herhangi bir bildirimi olmadan dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yer sağlayıcı konumunda bulunduğu, 5651 sayılı Yasa'nın 8. ve 9. maddesi uyarınca davalıya karşı dava ikame edilebilmesi için öncelikle içeriğin kaldırılması yönünde ihtarda bulunulması gerektiği, ihtara rağmen davalının görevini yerine getirmemesi halinde sorumluluğunun söz konusu olabileceği, davacı tarafından davalıya içeriğin kaldırılması yönünde bir ihtar yapılmadığı, bu durumda dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yapımcı sıfatıyla FSEK'nın 80. maddesi uyarınca hak sahibi olduğu eserlerin, davalı yer sağlayıcı tarafından izinsiz olarak internette yayınlanması nedeniyle eser sahipliğinden doğan mali haklara tecavüz iddiasıyla FSEK'nın 66 ve 69. maddeleri uyarınca tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve FSEK'nın 68. maddesi uyarınca telif tazminatına karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yer sağlayıcı konumunda bulunan davalı aleyhine, içeriğin kaldırılması yönünde ihtarda bulunulmadan dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, dava açmadan önce, hangi eserlerin izinsiz olarak davalının yer sağlayıcısı olduğu internet sitesinde yayınlandığını bilirkişi marifetiyle mahkemeden tespit ettirmiş olup, delil tespiti raporu dava açılmadan önce davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Bu durumda, söz konusu delil tespiti raporunun, 5651 sayılı Yasa'nın 8 ve 9. maddesi anlamında davadan önce servis sağlayıcısına ihtar edilmesi gereken uyarı mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132991900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz