Iskat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1412 E. 2015/7374 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıskat↗ ticari defter ibrazı↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ sermaye taahhüdü↗ ek mehil↗ el koyma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ ortaklar kurulu kararı↗ ispat yükü↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ taahhütname↗ çek↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda değinilmesi üzere davalı vekiline 2007 yılı ve sonraki yıllara ilişkin şirket defterlerini sunması konusunda mehil verildiği, ancak davalı vekilinin 2010 yılı ve öncesine ait şirket defterlerinin şirketin eski müdürleri olan davacı ve dava dışı H. N. Ö. tarafından şirkete teslim edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait ticari defterler sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar sermaye taahhüt borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait ticari defterler ibraz edilmediğinden bu hususun bilirkişiye incelettirilemediği, dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ortaklar genel kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ortağın şirketten ıskatına dair ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, şirkette kurucu ortak olmadığını, hissesini dava dışı A. U. B.den devraldığını, sermaye artırımının hisse devralmasından önce gerçekleştirildiğini, sermaye artırımından doğan borcun sorumluluğunun kendisine değil hisse devredene ait olduğunu, aksi durumda dahi şirket lehine keşide ettiği çekler ve yaptığı ödemeler nedeniyle sermaye artırımına dayalı bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir. Çıkarılan ortağın ödemediği borçtan dolayı mesuliyeti eskisi gibi devam eder." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre çıkan ortağın yerine alınacak ortak ve şirketten çıkarılmasına karşılık eski ortak ödenmeyen sermaye borcundan sorumludur. Bu durumda, davacı ortağın şirket hisselerini dava dışı ortaktan satın alma yoluyla devraldığı, bu nedenle sermaye artırımından doğan borç nedeniyle sorumlu olmadığına yönelik iddiası yerinde değildir.
Davacı, sahip olduğu hisselerin sermaye artırımdan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını savunmamış, sermaye artırımı nedeniyle doğan borçtan çok daha fazla tutarda şirkete ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait ticari defterleri ibraz etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda sermaye taahhüt borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, ispat yükü kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine çek keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye koyma borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispatlamayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10344 E. 2012/5653 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · ihtar · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait «ticari defterleri ibraz» etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine «çek» keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye «koyma» borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispa …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Şti. «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · re'sen gözetilme · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · kâr payı
Benzer bu karardaDolayısıyla «ortaklıktan çıkarma» davası şirket tarafından, sermaye «koyma» borcunu yerine getirmeyen ortağa karşı açılabileceği ve «husumet ehliyeti» re'«sen gözetilmesi» gereken bir husus olduğu için mahkemece, anılan iddia ve talep yönünden davacının «aktif husumet ehliyeti» olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile anılan istemin kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Mahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18168 E. 2014/7056 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararının iptali · el koyma · ortaklıktan çıkarılma · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · ihtar
İncelediğiniz karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Dava, davacı ortağın şirketten «ıskatına» dair «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Benzer bu kararda2- Dava, davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ortağı olan davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle 10.11.2006 tarihli davacının katılmadığı «ortaklar kurulu» toplantısında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · limited şirket · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Davacı hakkında bu madde hükmüne dayalı olarak «ortaklıktan çıkarma» kararı alınmıştır.
Bu durumda davacının şahsına ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» konusunda açılan işbu davada «hak düşürücü sürenin» geçmediği anlaşıldığından mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olayın açıklanan özelliği nazara alınmadan 3 aylık hak düşü …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait «ticari defterleri ibraz» etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine «çek» keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye «koyma» borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispa …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait «ticari defterleri ibraz» etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine «çek» keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye «koyma» borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispa …
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1412 E. , 2015/7374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA (KAPATILAN) 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2014
NUMARASI 2012/343-2014/254
Taraflar arasında görülen davada Antalya (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2014 tarih ve 2012/343-2014/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin 15.05.2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sermaye borcunu ödemediği gerekçesiyle şirketten çıkarıldığını, ancak bu toplantı için çağrı kağıdının müvekkiline tebliğ edilmediğini, kanunda öngörülen sürelere riayet edilmeksizin toplantının düzenlendiğini, toplantı gündeminin de çağrı kağıdında belirtilmediğini, bu nedenlerle ortaklar kurulu kararının hükümsüz olduğunu, toplantıya katılan diğer ortakların da sermaye borçları devam ettiğinden kararın alınması için gerekli pay ve paydaş çoğunluğunun oluşmadığını, kararda sermaye koymanın gerekip gerekmediği hususunun ve müvekkilinin ne miktar borcu bulunduğunun belli olmadığını, kurucu ortak olmayan müvekkilinin sermaye koyma borcunun bulunmadığını, hisse bedelini satın aldığı kişiye ödediğini, davalı şirkete fazladan ödeme dahi yaptığını ileri sürerek 15.05.2011 tarih ve 2011/4 sayılı sermaye borcunu ödemeyen ortakların ihracına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, defalarca ihtara rağmen sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortakların çıkarılmasının hem yasa, hem de şirket menfaatleri gereği olduğunu, toplantıya davet ihtarnamesinde gündemin belirlendiğini ve tüm ortaklara tebliğ edildiğini, ortaklıktan çıkarma kararı veren ortakların sermaye borçlarının bulunmadığını, hisse devralanların aldığı hissenin hak ve mükellefiyetlerini de aldığından devredilen hisselerin sermaye borçlarının da intikal ettiğini, davacının kendi müdürlük yaptığı dönemde tutulan kayıt ve belgelerin esas alınarak sermaye borcunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda değinilmesi üzere davalı vekiline 2007 yılı ve sonraki yıllara ilişkin şirket defterlerini sunması konusunda mehil verildiği, ancak davalı vekilinin 2010 yılı ve öncesine ait şirket defterlerinin şirketin eski müdürleri olan davacı ve dava dışı H. N. Ö. tarafından şirkete teslim edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait ticari defterler sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar sermaye taahhüt borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait ticari defterler ibraz edilmediğinden bu hususun bilirkişiye incelettirilemediği, dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ortaklar genel kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ortağın şirketten ıskatına dair ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, şirkette kurucu ortak olmadığını, hissesini dava dışı A. U. B.den devraldığını, sermaye artırımının hisse devralmasından önce gerçekleştirildiğini, sermaye artırımından doğan borcun sorumluluğunun kendisine değil hisse devredene ait olduğunu, aksi durumda dahi şirket lehine keşide ettiği çekler ve yaptığı ödemeler nedeniyle sermaye artırımına dayalı bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Çıkarılan ortağın ödemediği borçtan dolayı mesuliyeti eskisi gibi devam eder." şeklinde düzenlenmiş olup buna göre çıkan ortağın yerine alınacak ortak ve şirketten çıkarılmasına karşılık eski ortak ödenmeyen sermaye borcundan sorumludur. Bu durumda, davacı ortağın şirket hisselerini dava dışı ortaktan satın alma yoluyla devraldığı, bu nedenle sermaye artırımından doğan borç nedeniyle sorumlu olmadığına yönelik iddiası yerinde değildir.
Davacı, sahip olduğu hisselerin sermaye artırımdan kaynaklanan bir borcunun bulunmadığını savunmamış, sermaye artırımı nedeniyle doğan borçtan çok daha fazla tutarda şirkete ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait ticari defterleri ibraz etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda sermaye taahhüt borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, ispat yükü kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine çek keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye koyma borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispatlamayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132834600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz