İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle itirazın iptali davasının usulden reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1314 E. 2021/1792 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takibin başlatılmış olması özel bir dava şartıdır; akdi ilişkinin borçlu tarafça tamamen inkar edildiği hallerde İİK 50 ve HMK 6. maddesi gereğince alacaklının ikametgahındaki icra dairesi değil, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir. Ayrıca 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesi gereğince, arabuluculuk ilk toplantısına geçerli mazeret göstermeksizin katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderinden sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez; bu kural, davanın usulden reddedildiği hallerde de uygulanır.
Ele alınan sorunlar
Akdi ilişkinin inkarı halinde yetkili icra dairesinin belirlenmesi → ret
İddia: Davacı vekili, kesin yetkinin değil genel yetkinin bulunduğunu, HMK m. 10 gereği seçimlik hakkını kullandığını, davalının mahkemenin yetkisine değil icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, yetkisizlik kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davası bakımından yetkili icra dairesinde takibin başlatılmış olması özel bir dava koşulu niteliğindedir. Para alacağına ilişkin takipte İİK 50, HMK 10 ve TBK 89. maddesi gereğince akdi ilişki inkar edilmekle alacaklı davacının ikametgahındaki icra dairesi yetkili bulunmamaktadır. Bu durumda İİK 50 ve HMK 6. maddesi hükmüne göre, davalı borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu icra dairesi yetkilidir; ilk derece mahkemesinin bu yöndeki tespitinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Arabuluculuk ilk toplantısına katılmamanın yargı gideri ve vekalet ücretine etkisi → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının usule uygun tebliğe rağmen arabuluculuk toplantısına katılmadığını, bu sebeple davalı lehine arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Toplantı hakkında kargo yoluyla gönderilen davet mektubunun davalıya usulüne uygun olarak iletildiği ve davalının toplantıya katılmadığı tutanakla sabittir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesi gereğince, geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilse de davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek, arabuluculuk ücreti davalıdan tahsil edilecektir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Akdi ilişkinin tamamen inkar edildiği itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinin tespitine ve arabuluculuk ilk toplantısına katılmamanın davanın usulden reddi halinde de yargılama gideri/vekalet ücreti sonuçlarına ilişkin genel kural niteliğinde tespitler içermesi nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para alacağına dayalı itirazın iptali davasında, akdi ilişkinin borçlu tarafça tamamen inkar edilmesi halinde İİK 50 ve HMK 6. maddesi gereğince alacaklının ikametgahındaki icra dairesi değil, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir.
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takibin başlatılmış olması özel bir dava şartıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ icra dairesinin yetkisi↗ akdi ilişkinin inkarı↗ arabuluculuk ilk toplantısına katılmama↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1314
KARAR NO 2021/1792
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/04/2021
NUMARASI 2021/52 Esas - 2021/403 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2021
İcra Dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya su satışı yaptığını, davalının aldığı siparişlerin parasını ödemediğini, bunun üzerine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini,davalının haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itiraza konu edilen alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin davacı firmayı tanımadığını ve su siparişi de vermediğini, müvekkilinin Kızılay'da 20 kişilik kapasitesi olan kıraathane işlettiğini, şahıs şirketine ait defterler incelendiğinde böyle bir siparişin verileceği bir işletme olmadığını, müvekkili ile davacı arasında geçerli bir sözleşme de olmadığını, açılan davanın haksız olduğunu, itirazının geçerli olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davalının yerleşim yerinin Altındağ/Ankara olması ve bu haliyle Bakırköy icra dairelerinin yetki alanı dışında olması sebebiyle HMK madde 6'ya göre yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı, somut olayda davalı sözleşmesel ilişkiyi tamamen inkar ettiğinden yetki konusunda TBKnun 89. maddesinin uygulanamayacağını, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının usule uygun tebliğlere rağmen arabuluculuk toplantısına katılmadığını ,bu sebeble davalı lehine arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ,ayrıca kesin yetkinin değil genel yetkinin bulunduğunu, HMK m. 10 gereği seçimlik hakkını kullandığını , davalının mahkemenin yetkisine itiraz etmediğini, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini,yetkisizlik kararının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptaline ilişkindir. Davalı, adresinin genel yetki kuralı kapsamında yerleşim yerinin bulunduğu (Altındağ/ Ankara) Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuştur. İtirazın iptali davası bakımından yetkili icra dairesinde takibin başlatılmış olması, özel bir dava koşulu niteliğindedir. Somut olayda para alacağı söz konusu olup, İİK 50, HMK'nun 10 ve TBK 89. maddesi gereğince akdi ilişki inkar edilmekle alacaklı davacı şirketin ikametgahı icra dairesi yetkili bulunmamaktadır. Bu durumda İİK'nun 50 maddesi ve HMK'nun 6.
maddesi hükmüne göre, davalı borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu Ankara İcra Daireleri'nin yetkili olduğu sonucuna varılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili 6325 sayılı yasanın 18/A-11. maddesi kapsamında, davacı aleyhine vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretine hükmolunamayacağını ileri sürmüştür. Somut olayda, toplantı hakkında kargo aracılığı ile gönderilen davet mektubunun 29.12.2020 tarihinde davalıya iletildiği, bu şekilde usule uygun olarak toplantıdan bilgilendirilen davalının toplantıya katılmadığı arabulucuk toplantı tutanağına yazılmıştır. 6325 sayılı kanunun 18/A-11. maddesi "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.
Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. " hükmü gereğince davalı lehine vekalet ücretine ve yargı giderine hükmedilmeyecektir. Davacı vekilinin yargı gideri bakımından ileri sürdüğü istinaf sebebi yerinde görüldüğünden yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilmesine davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine ,davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ,arabuluculuk ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/52 Esas-2021/403 Karar sayılı ve 05/04/2021 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, peşin yatırılan 263,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 204,08-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına ," Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına , Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.
02/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132633 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi