Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15813 E. 2015/8851 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sözleşme↗ emredici hüküm↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ sözleşmeye aykırılık↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin esas sözleşmesinin 8. maddesinin şirketin yönetim kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçileceği hükmünü içermekle 6762 sayılı eski TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı, ancak eski TTK 312/2. maddesinde yer alan yönetim kurulunun hisse sahibi olanlardan seçilmesi zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığından davalı şirketin esas sözleşmesindeki 8. maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçilir ifadesinin hükümsüz kaldığı, Genel Kurul tutanaklarında davacı B Grubu pay sahibi olarak her ne kadar toplantı divanı başkanına sunduğu yazı ile Yönetim Kuruluna üye seçimine aday gösterme imtiyazına sahip olduğunu belirtmiş ise de; YK üyeliğine herhangi bir aday önermediği, Yönetim Kuruluna aday gösterme imtiyaz hakkını kullanmadığı bu haliyle davalı şirketin 23.01.2013 tarihli olağanüstü genel kurul kararının kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurulunda, yönetim kurulu ve süresine ilişkin esas sözleşmenin 8. maddesinin kısmen değiştirildiği, bu değişiklik üzerine 23.11.2013 tarihinde yapılan genel kurulda, yönetime dışardan yönetim kurulu üyesi seçildiği 11.11.2011 tarihli Genel Kurul Kararının 6, 7, 8, maddelerinin iptali için Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/162 esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı dosya kapsamıyla anlaşılmıştır.
Davalı, şirketin esas sözleşmesinin önceki ve değişik 8. maddesi ancak hissedarların Yönetim Kuruluna seçileceğini öngörmektedir. Anonim Ortaklık'da esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmalarının zorunlu kılınmasının önünde bir engel yoktur. (Doç. Dr. Nejla Akdağ Güney, Anonim Şikret Yönetim Kurulu, Sayfa 25). Ayrıca 6102 sayılı TTK m.359 tahdidi hüküm niteliğinde değildir. Bir konu tahdidi bir şekilde düzenlenmediği sürece, konu hakkında tamamlayıcı nitelikte esas sözleşme hükümleri kararlaştırılabilir. Bu nedenle yönetim kuruluna seçilecek kişilerde esas sözleşme ile Kanun'un aradığı nitelikler dışında başka nitelikler de aranabilir. Örneğin pay sahibi veya asgari belli bir paya sahip olma gibi. Bu niteliklere ilişkin esas sözleşme hükümleri TTK'nın 359. maddesini tamamlayan sözleşme hükümleri olarak değerlendirilmelidir. Bu düzenlemeler TTK'nın 340. maddesine de aykırılık oluşturmaz (Doç. Dr. Raif Karasu, Anonim Şirketlerde emredici hükümler ilkesi, 2. bası, sayfa 150). Bu durum karşısında Yönetim Kuruluna seçileceklerin pay sahibi olmaları zorunluluğunu düzenleyen esas sözleşme hükümleri yeni TTK'nun uygulandığı dönemde de geçerlidir. Bu nedenle 6762 sayılı TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı ve bu maddedeki Yönetim Kurulu üyesinin pay sahibi olma zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığı gerekçesiyle bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı Şirketin esas sözleşmesinin eski 8. maddesi ile Yönetim Kuruluna seçilecek üyelerin, hisse guruplarının göstereceği namzetler arasından seçileceğine ilişkin kısmı, değişik 8. madde ile kaldırılarak, şirkete hissedar olan tüzel kişilerin temsilcileri olan gerçek kişilerin yönetim kuruluna üye seçilebileceği, ancak hissedar olan tüzel kişinin bir temsilci gösterme hakkının mevcut olduğu şekline dönüştürülmüştür. Bu değişik kısma ilişkin genel kurul kararlarının iptali için açılmış dava bulunmaktadır. Bu maddenin değişikliğine karşı açılan davada, değişikliğin imtiyazın kaldırılması sonucunu doğurup doğurmadığı değerlendirilerek, varılacak sonuca göre kararın butlunla malül olduğunun tespiti veya iptali yönünde karar verilmesi durumunda hükmün bu dosyadan verilecek karara etkili olacağı anlaşılmakla, Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/162 E. Sayılı dosyasının sonucunun beklenmemesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3024 E. 2019/4496 K.
Ortak:esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin «esas sözleşmesinin» 8. maddesinin şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçileceği hükmünü içermekle 6762 sayılı eski TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı, ancak eski TTK 312/2. maddesinde yer alan yönetim kurulunun hisse sahibi olanlardan seçilmesi zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığından davalı şirketin esas sözleşmesindeki 8. maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçilir ifadesinin hükümsüz kaldığı, Genel Kurul tutanaklarında davacı B Grubu pay sahibi olarak her ne kadar toplantı divanı başkanına sunduğu yazı ile Yönetim Kuruluna üye seçimine aday gösterme imtiyazına sahip olduğunu belirtmiş ise de; YK üyeliğine herhangi bir aday önermediği, Yönetim Kuruluna aday gösterme imtiyaz hakkını kullanmadığı bu haliyle davalı şirketin 23.01.2013 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararının kanuna ve esas «sözleşmeye aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurulunda, «yönetim kurulu» ve süresine ilişkin «esas sözleşmenin» 8. maddesinin kısmen değiştirildiği, bu değişiklik üzerine 23.11.2013 tarihinde yapılan genel kurulda, yönetime dışardan yönetim kurulu üyesi seçildiği 11.11.2011 tarihli Genel Kurul Kararının 6, 7, 8, maddelerinin iptali için Bakırköy 17.
Anonim Ortaklık'da «esas sözleşme» ile «yönetim kurulu» üyelerinin pay sahibi olmalarının zorunlu kılınmasının önünde bir engel yoktur. (Doç.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki «payı» 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet «yönetim kurulu» üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul «esas sözleşme» tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine «kefalet» ve «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, «esas sözleşme değişikliğine» dair bu genel kurul kararının «imtiyazlı pay sahipleri» kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile «temsil» edilme imtiyazına sahip bulunduğu, «olağanüstü genel kurul» toplantısında «esas sözleşmenin» 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin «üçüncü kişiler» lehine «garanti», «kefalet», «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların «borçlarını üstlenmesinin» oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı «pay sahipleri» kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. madd …
Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket «yönetim kurulu» üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, «teminat» göstermesine, «garanti» vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki «esas sözleşmenin» 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla «genel kurul kararın iptalini» talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki «nisabın» belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · esas sözleşme değişikliği · borç üstlenimi · ana sözleşme değişikliği · karar nisabı · pay sahipliği · istinaf incelemesi · kefalet
Benzer bu karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; İlk derece mahkemesi gerekçesinde de yer verildiği üzere davacının davalı şirkette 10.297.920 adet ve A grubu «imtiyazlı pay» sahibi olduğu, yönetime seçilecek 7 üyeden biri ile «temsil» edilme imtiyazına sahip bulunduğu, «olağanüstü genel kurul» toplantısında «esas sözleşmenin» 7. maddesinin tadili ile yönetim kurulunun oy çokluğu ile şirketin «üçüncü kişiler» lehine «garanti», «kefalet», «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve üçüncü şahısların «borçlarını üstlenmesinin» oy çokluğu ile mümkün hale getirildiği, yine, satılacak varlıkların taban fiyatını belirlemesinin oy çokluğu ile alınacak kararlara bırakıldığı, esas sözleşme tadiline ilişkin genel kurul kararına dair imtiyazlı «pay sahipleri» kurulu tarafından alınmış bir kararın varlığının da anlaşılmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşme 7. madd …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının şirketteki «payı» 24/09/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımı sonucunda 18.000 adet hisseden, 10.297.920 adet A grubu imtiyazlı hisseye çıkarıldığı, şirketin toplam hissesinin 68.652.800 adet olduğu, A grubu imtiazlı hisse sahibinin göstereceği adaylar arasından 1 adet «yönetim kurulu» üyesi seçileceğinin kabul edildiği, davaya konu genel kurul «esas sözleşme» tadil tasarısında daha önceden esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınması gereken şirketin 3. kişilerin lehine «kefalet» ve «teminat» vermesi faaliyet konusunun gerektirdiği ve iştirak ettirdiği yahut «dahil» olduğu projelere ilişkin olağan işlerin yürütülmesine ve 3. şahısların borçları üstlenmesine dair kararların oy çokluğu ile alınmasının mümkün hale getirilmiş olduğu, «esas sözleşme değişikliğine» dair bu genel kurul kararının «imtiyazlı pay sahipleri» kurulu tarafından onandığına ilişkin bir karar da bulunmadığı, davacının yönetim kurulunda tek bir adayının bulunacağı dikkate alındığında ana sözleşmenin 7. maddesinin tadilinin davalının haklarını ihlal edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 31/03/2015 tarihli genel kurul gündeminin 3.maddesi uyarınca esas sözleşmenin 7.maddesinin tadiline ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir.
Dava, «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davacı imtiyaz hakkına istinaden şirket «yönetim kurulu» üyelerinden birinin kendi gösterdiği adaylar arasından seçildiğini, yönetim kurulunun şirketin borçlanmasına, «teminat» göstermesine, «garanti» vermesine ilişkin bir takım kararları oybirliği ile alması konusundaki «esas sözleşmenin» 7. maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilerek, yönetim kurulunun 6 olumlu oy ile anılan işlemleri yapabileceğini, bu durumun imtiyaz haklarını ortadan kaldırdığı iddiasıyla «genel kurul kararın iptalini» talep etmiş, mahkemece de aynı gerekçelerle davanın kabulüne ve esas sözleşmenin 7. maddesini değiştiren genel kurul kararının iptaline karar verilmiş ise de, imtiyaz hakkının paya bağlı olacağı, davacının paya bağlı imtiyaz hakkının, yönetim kurulunun bir üyeliği için aday gösterme ve bu adaylar arasından yönetim kurulu üyesinin seçilmesi konusunda olduğu, bu hususun şirket yönetim kurulunun alacağı kararlardaki «nisabın» belirlenmesini, değiştirilmesini, kapsamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12248 E. 2014/6290 K.
Ortak:esas sözleşme · genel kurul kararının iptali · iptal davası · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin «esas sözleşmesinin» 8. maddesinin şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçileceği hükmünü içermekle 6762 sayılı eski TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı, ancak eski TTK 312/2. maddesinde yer alan yönetim kurulunun hisse sahibi olanlardan seçilmesi zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığından davalı şirketin esas sözleşmesindeki 8. maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçilir ifadesinin hükümsüz kaldığı, Genel Kurul tutanaklarında davacı B Grubu pay sahibi olarak her ne kadar toplantı divanı başkanına sunduğu yazı ile Yönetim Kuruluna üye seçimine aday gösterme imtiyazına sahip olduğunu belirtmiş ise de; YK üyeliğine herhangi bir aday önermediği, Yönetim Kuruluna aday gösterme imtiyaz hakkını kullanmadığı bu haliyle davalı şirketin 23.01.2013 tarihli «olağanüstü genel kurul» kararının kanuna ve esas «sözleşmeye aykırılık» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurulunda, «yönetim kurulu» ve süresine ilişkin «esas sözleşmenin» 8. maddesinin kısmen değiştirildiği, bu değişiklik üzerine 23.11.2013 tarihinde yapılan genel kurulda, yönetime dışardan yönetim kurulu üyesi seçildiği 11.11.2011 tarihli Genel Kurul Kararının 6, 7, 8, maddelerinin iptali için Bakırköy 17.
Anonim Ortaklık'da «esas sözleşme» ile «yönetim kurulu» üyelerinin pay sahibi olmalarının zorunlu kılınmasının önünde bir engel yoktur. (Doç.
Benzer bu karardaDavacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme değişikliği · objektif iyi niyet kuralı · ana sözleşme değişikliği · pay sahipliği · hakkın kötüye kullanılması · derdestlik · infaz · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
2. maddesinde düzenlenen «hakkın kötüye kullanımı» «yasağına» aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15813 E. , 2015/8851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/04/2014
NUMARASI 2013/227-2014/137
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2013/227-2014/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin esas sözleşmesi uyarınca müvekkilinin imtiyazlı paya sahip olup, imtiyaz nedeniyle pay sahibine yönetim kurulunda temsil hakkı tanındığını, buna rağmen müvekkilinin katılımı olmaksızın Yönetim Kurulu kararı ile de olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını bu toplantıda esas sözleşmeye aykırı, imtiyazlı pay sahiplerinin hakalarını ihlal eden esas sözleşme değişiklikleri yapıldığını ve akabinde yapılan 23.01.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısıyla da davacı müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini ileri sürerek, 23.01.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ile terkinine ve icrasının geri bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 23.01.2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu Üyelerinin tespitini teminen tek gündem maddesi ile usul-yasaya uygun surette toplandığı ve hissedarların gördüğü lüzum üzerine, mevcut yönetim kurulu üyelerinin yerine yeni üye seçimi yapıldığını, YK üyelerinin pay sahibi olma zorunluluğuna iilişkin kuralın 6102 sayılı yeni TTK ile kaldırıldığını, davacının hissedar sıfatıyla uğradığı hiçbir zararının ve ihlal edilen hiçbir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin esas sözleşmesinin 8. maddesinin şirketin yönetim kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçileceği hükmünü içermekle 6762 sayılı eski TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı, ancak eski TTK 312/2. maddesinde yer alan yönetim kurulunun hisse sahibi olanlardan seçilmesi zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığından davalı şirketin esas sözleşmesindeki 8. maddesinde yer alan Yönetim Kurulu üyelerinin TTK hükümleri dairesinde hissedarlar arasından seçilir ifadesinin hükümsüz kaldığı, Genel Kurul tutanaklarında davacı B Grubu pay sahibi olarak her ne kadar toplantı divanı başkanına sunduğu yazı ile Yönetim Kuruluna üye seçimine aday gösterme imtiyazına sahip olduğunu belirtmiş ise de;
YK üyeliğine herhangi bir aday önermediği, Yönetim Kuruluna aday gösterme imtiyaz hakkını kullanmadığı bu haliyle davalı şirketin 23.01.2013 tarihli olağanüstü genel kurul kararının kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan genel kurulunda, yönetim kurulu ve süresine ilişkin esas sözleşmenin 8. maddesinin kısmen değiştirildiği, bu değişiklik üzerine 23.11.2013 tarihinde yapılan genel kurulda, yönetime dışardan yönetim kurulu üyesi seçildiği 11.11.2011 tarihli Genel Kurul Kararının 6, 7, 8, maddelerinin iptali için Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/162 esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığı dosya kapsamıyla anlaşılmıştır.
Davalı, şirketin esas sözleşmesinin önceki ve değişik 8. maddesi ancak hissedarların Yönetim Kuruluna seçileceğini öngörmektedir. Anonim Ortaklık'da esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmalarının zorunlu kılınmasının önünde bir engel yoktur. (Doç. Dr. Nejla Akdağ Güney, Anonim Şikret Yönetim Kurulu, Sayfa 25). Ayrıca 6102 sayılı TTK m.359 tahdidi hüküm niteliğinde değildir. Bir konu tahdidi bir şekilde düzenlenmediği sürece, konu hakkında tamamlayıcı nitelikte esas sözleşme hükümleri kararlaştırılabilir. Bu nedenle yönetim kuruluna seçilecek kişilerde esas sözleşme ile Kanun'un aradığı nitelikler dışında başka nitelikler de aranabilir. Örneğin pay sahibi veya asgari belli bir paya sahip olma gibi.
Bu niteliklere ilişkin esas sözleşme hükümleri TTK'nın 359. maddesini tamamlayan sözleşme hükümleri olarak değerlendirilmelidir. Bu düzenlemeler TTK'nın 340. maddesine de aykırılık oluşturmaz (Doç. Dr. Raif Karasu, Anonim Şirketlerde emredici hükümler ilkesi, 2. bası, sayfa 150). Bu durum karşısında Yönetim Kuruluna seçileceklerin pay sahibi olmaları zorunluluğunu düzenleyen esas sözleşme hükümleri yeni TTK'nun uygulandığı dönemde de geçerlidir. Bu nedenle 6762 sayılı TTK'nun 312/2. maddesine atıf yapıldığı ve bu maddedeki Yönetim Kurulu üyesinin pay sahibi olma zorunluluğunun yeni TTK ile kaldırıldığı gerekçesiyle bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı Şirketin esas sözleşmesinin eski 8. maddesi ile Yönetim Kuruluna seçilecek üyelerin, hisse guruplarının göstereceği namzetler arasından seçileceğine ilişkin kısmı, değişik 8. madde ile kaldırılarak, şirkete hissedar olan tüzel kişilerin temsilcileri olan gerçek kişilerin yönetim kuruluna üye seçilebileceği, ancak hissedar olan tüzel kişinin bir temsilci gösterme hakkının mevcut olduğu şekline dönüştürülmüştür. Bu değişik kısma ilişkin genel kurul kararlarının iptali için açılmış dava bulunmaktadır. Bu maddenin değişikliğine karşı açılan davada, değişikliğin imtiyazın kaldırılması sonucunu doğurup doğurmadığı değerlendirilerek, varılacak sonuca göre kararın butlunla malül olduğunun tespiti veya iptali yönünde karar verilmesi durumunda hükmün bu dosyadan verilecek karara etkili olacağı anlaşılmakla, Bakırköy 17.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/162 E. Sayılı dosyasının sonucunun beklenmemesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131405200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz