Ttk 391
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12248 E. 2014/6290 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 391↗ esas sözleşme değişikliği↗ objektif iyi niyet kuralı↗ ana sözleşme değişikliği↗ esas sözleşme↗ pay sahipliği↗ hakkın kötüye kullanılması↗ genel kurul kararının iptali↗ derdestlik↗ infaz↗ oy yasağı↗ iptal davası↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran ana sözleşme değişikliğine ve yeni yönetim kurulunun seçimine
onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu pay sahiplerinden sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli esas sözleşmede tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının infazı için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve ilan edilen esas sözleşme değişikliği sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına istinaden iptali veya geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K. 2. maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanımı yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar tarafından yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu genel kurul kararının iptal edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır. Davacılar tarafından yönetim kurulu seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptali davası açılıp bu dava derdest olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret Sicili Memurluğu işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17774 E. 2013/15903 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca «yönetim kurulu» üyelerinin 2'sinin A grubu, 3'ünün B grubu hisse sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceği belirlenmiştir.
Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları «yönetim kurulu üyeliği» seçimi ile sınırlı olup, «sermaye artırımına» yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · yönetim kurulu üyeliği · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «imtiyazlı pay» sahiplerinin şirketin «olağanüstü genel kurul» kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları «yönetim kurulu üyeliği» seçimi ile sınırlı olup, «sermaye artırımına» yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır.
Tescili istenen «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının %51 hisse sahibi B grubu yabancı ortakların kabul oyu ile alındığı, %49 hisse sahibi A grubu yerli ortakların ise red oyu kullandığı anlaşılmaktadır.
O halde uyuşmazlığın şirket ana sözleşme hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, her iki imtiyazlı grubun «sermaye artırım» kararının onaylanması konusunda ayrı ayrı karar almasının zorunlu olduğu, bunun sonucunda, A grubu pay sahiplerinin de yapacakları özel toplantıda bu kararı onaylaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/394 E. 2017/3442 K.
Ortak:ana sözleşme değişikliği · esas sözleşme · pay sahipliği · infaz · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran «ana sözleşme değişikliğine» ve yeni yönetim kurulunun seçimine onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu «pay sahiplerinden» sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli «esas sözleşmede» tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının «infazı» için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve «ilan» edilen «esas sözleşme değişikliği» sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya «objektif iyi niyet kurallarına» istinaden iptali veya «geçersizliğinin» ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
1- Davacılar tarafından «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu «genel kurul kararının iptal» edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır.
Davacılar tarafından «yönetim kurulu» seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli «genel kurul kararının iptali davası» açılıp bu dava «derdest» olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bu suretle, yeni «yönetim kurulu» üyelerinin seçiminde A ve B grubu hissedarlara tanınan imtiyazın bağlam kuralını teşkil eden 6. madde ile ilgili «ana sözleşme değişikliği» kesinleşmiş olmakla ana sözleşmenin 7. maddesinde A ve B grubu hissedarlara tanınan imtiyazın maddi temeli kalmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · nisap · karar nisabı · tasdik kararı · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · hisse senedi · temsil
Benzer bu kararda… edarların ik aday göstermesi yönünden imtiyaz tanındığı ancak, dava konusu genel kurul toplantısı ile bu imtiyazın kaldırıldığı, TTK'nın 390. m. gereği A ve B grubu «imtiyazlı pay sahipleri» genel kurulunun davalı şirketin 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7. maddenin tadiline ilişkin kararı ayrı ayrı oylayıp onanması gerekirken TTK'nın 389. madde hükmünün uygulanmadığını zira, ortada bir «sermaye artırımı» kararı bulunmadığını, davacıların katıldığı ve oy birliğiyle alınan 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısı sermaye artırımına ilişkin olduğundan, davacıların toplantıya ve artırım kararına katılmasında TTK'nın 391. m. uyarınca ayrıca imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun genel kurul kararını onamasına gerek olmadığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısının ise, sermaye artırımı ile ilgili olmayıp, imtiyazlı payların yönetim kurulunun «temsilinde» imtiyazlarını kaldırmaya, toplantı ve karar «nisaplarını» düşürmeye yönelik olduğundan imtiyazlı pay sahiplerinin menfaatlerini ihlal edici nitelikte bulunduğu, 02/12/2010 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin "sermaye" başlıklı 6. m. değiştirilmesine karar verilmiş ise de, bu durumun örtülü şekilde 7 ve 10. m. düzenlenen yönetime katılma imtiyazının da değiştirildiği anlamına gelmeyeceği, yorum yoluyla "imtiyaz" hakkının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «esas sözleşmenin» 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararların imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu tarafından onaylanmaması nedeniyle «infazının» olanaklı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, 06/10/2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7. ve 10. maddelerinin değiştiril …
Bu hususi toplantıda müzakere ve karar «nisabı», 388 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları hükümlerine tabidir.” Somut olayda uyuşmazlık, davalı şirketin ana sözleşmesinin imtiyaz hakkı tanıdığı iddia edilen 7. ve 10. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin 06/10/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların 6762 sayılı TTK'nın 389. maddesinde hükme bağlanan yasal düzenleme uyarınca «imtiyazlı pay sahipleri» kurulunun vereceği kararla onaylanmadıkça «infaz» edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Maddesi uyarınca “Umumi heyetçe esas mukavelenin değiştirilmesine dair verilen karar imtiyazlı «hisse senedi» sahiplerinin haklarını ihlal edecek mahiyette ise bu karar, adı geçen pay sahiplerinin yapacakları hususi bir toplantıda verecekleri diğer bir kararla «tasdik» olunmadıkça, «infaz» edilemez.
Yukarıda da açıklandığı üzere, davalı şirketin 02/12/2010 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yapılan «ana sözleşme değişikliği» ile ortada «imtiyazlı pay» sahibi olarak tanımlanabilecek bir hissedar grubu kalmadığından imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecek olmasına rağmen mahkem …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12248 E. , 2014/6290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/10/2012
NUMARASI 2012/85-2012/222
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/10/2012 tarih ve 2012/85-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin kurucu pay sahiplerinden olduğu ve davalı şirkette imtiyazlı pay sahibi sıfatını taşıdığını, kuruluş ana sözleşmenin 7. maddesinde şirket yönetim kurulunun 3 kişiden oluşacağı, bu üyelerden 2'sinin B gurubu, diğer üyenin ise A grubu pay sahiplerinin çoğunluğunun göstereceği adaylar arasından seçileceğinin hükme bağlandığı, davalı şirketin 06.10.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ana sözleşmenin 7 ve 10. maddelerinin müvekkillerinin olumsuz oylarına rağmen değiştirildiğini, TTK 389. maddeye göre söz konusu ana sözleşme değişikliği kararının imtiyazlı pay sahiplerinin onayı olmaksızın infaz edilemeyeceğini, ana sözleşme değişikliğinin geçersizliğinin tespiti talebiyle müvekkilleri tarafından dava açıldığını, davalı şirketin 30.12.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.maddesi olarak şirket yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararını aldığını, ana sözleşme değişikliği B grubu pay sahipleri tarafından hiçbir zaman onaylanmadığı için halihazırda ana sözleşmenin kuruluştaki 7.maddesinin yürürlükte olduğunu, müvekkillerin B grubu pay sahiplerine tanınmış olan yönetim kuruluna iki aday önerme hakkının kullanılmasının genel kurulca reddedilmesinin açıkça ana sözleşme hükmüne aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, gündemin 3.
maddesi uyarınca yapılan yönetim kurulu üye seçimine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkette imtiyazlı pay bulunmadığını, sözleşmenin tadili A ile B grubu hisselerin kaldırılarak sermayeyi imtiyazdan ari hale getiren değişikliğin tüm hissedarların oy birliği ile alındığı, ancak davacıların daha sonra sadece ana sözleşmenin diğer hükümlerinin sermaye maddesine uyumlu hale getirilmesi ve tadili amacı ile yapılan olağanüstü genel kurul toplantılarında imtiyazlı hisse sahibi olduklarını beyan ederek muhalefet şerhi koymaları ve bu sebeple genel kurulda alınan Yönetim Kurulu atamalarına itiraz etmelerinin kanuna aykırı olduğu, davacıların kötüniyetli olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların genel kurulda imtiyazlı payları kaldıran ana sözleşme değişikliğine ve yeni yönetim kurulunun seçimine
onay verdikleri, seçilen yeni yönetim kurulunda eski B grubu pay sahiplerinden sadece bir üye bulunduğu, davacıların yeni hisse dağılımından sonra aslında B grubuna tadil eden 2007 tarihli esas sözleşmede tanınan 2 aday önerme hakkını kullanmayarak değişikliği bu anlamda da kabul ettiği, bu durumda imtiyazları payları kaldıran 24.12.2010 tarihli genel kurul kararının infazı için TTK 391 maddesine rağmen ayrıca imtiyazlı paylar genel kurulunun onayının aranmasına gerek olmadığı, 24.12.2010 tarihinde gerçekleştirilen tescil ve ilan edilen esas sözleşme değişikliği sonrasında yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına istinaden iptali veya geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, davacıların bu davranışının M.K.
2. maddesinde düzenlenen hakkın kötüye kullanımı yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar tarafından yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 30.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptali talep edildiğine göre, bu genel kurul kararının iptal edilip edilmemesi şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulu seçimine ilişkin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptal edilip edilmemesine bağlıdır. Davacılar tarafından yönetim kurulu seçimine ilişkin ana sözleşmenin 7. maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 06.10.2011 tarihli genel kurul kararının iptali davası açılıp bu dava derdest olduğuna göre, bu davanın neticelenmesi ve kesinleşmesi beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101914100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz