Iflasın açılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7500 E. 2015/9706 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın açılması↗ tasarruf yetkisi↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ usulüne uygun tebligat↗ iflas idaresi↗ i̇i̇k 194↗ akdi faiz↗ kısıtlılık↗ ara karar↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ havale↗ tebligat↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fona devredilen Y.Bank A.Ş.'de hesap açılış tarihi itibariyle 2.974,00 TL parası bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2.974,00 TL'nin, 08.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ile müflis A.. B.. İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka görevlilerinin telkin ve yönlendirilmeleri sonucunda davalı Banka'nın bir hesap türü olduğu kanısıyla off shore hesaba yatırılan paranın davalı Banka'dan tahsiline ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içerisinde bulunan 11.08.1999 tarihli hesap açma talimatı uyarınca davacı tarafından Y. S. O. Bank Ltd.'ye 1.950,00 TL (1.950.000.000 eski TL)'nin %88 faizi ile, 47 gün vadeli olarak yatırıldığı, 08.11.1999 tarihli kasa tahsil fişi ve kasa ödeme fişleri uyarınca hesaptaki paranın 2.974,042 TL (2.974,042.976 eski TL) olduğu ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından ibraz edilen 24.5.2013 havale tarihli beyan ve delil dilekçesinde; davacı tarafından 08.11.1999 tarihinde 2.974,04 TL'nin Y.k A.Ş.'nin İ. Şubesi'nden Y.S. O. Bank Ltd.'nin Y.bank A.Ş. nezdindeki yurt dışı yerleşik banka hesabına havale edildiği ve bu tutarın aynı tarih itibariyle yurt dışındaki bankalar hesabına ve Y. S. O. Bank Ltd. hesabına alacak geçtiği ve ayrıca, davacı tarafından daha evvel 11.08.1999 ve 27.09.1999 tarihlerinde Y.S. O. Bank Ltd.'nin hesabına havale edilen toplam 2.493,80 TL'nin işleyen faizi ile birlikte 08.11.1999 tarihinde 2.974,04 TL olarak davacı adına Y. A.Ş. İ. Şubesi'ne geri havale edilerek kasadan kendisine nakit olarak ödendiği, aynı tarih itibariyle tekrar 2.974,04 TL'nin off shore hesaba havale edildiği ve söz konusu ödemelerin ana para ve faiz gelirinden oluşan tutar olduğu beyan edilerek ekinde davacıya ait banka hesap ekstreleri ve ekran görüntüleri ile kasa tahsil ve ödeme fişlerini de sunduğu anlaşılmakla ve davacı tarafın esasen haksız fiil hükümlerine dayanması karşısında, yatırdığı ana paraya yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerekirken davanın haksız fiile dayalı olduğu gözden kaçırılarak akdi faiz toplamı ana paraya eklenmek suretiyle yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak davacının, davalı Bankadan talep edebileceği miktar belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ING Bank A.Ş. ile fer'i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı Bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu mahkemece dikkate alınmadan hüküm fıkarının 2. ve 4. bentlerinde yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı ING Bank A.Ş. ile fer’i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
4- […]. B.. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle, İİK'nın 194'üncü maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Somut olaya gelince, yargılama sırasında 17.10.2007 tarihli mahkeme kararı ile davalılardan A.. B..’in iflasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir ara kararı ile davanın anılan davalı yönünden ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince iflasın açılması ile vekilin temsil ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin usulüne uygun tebligatla davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan […]. B.. İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3742 E. 2015/1751 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · ikinci alacaklılar toplantısı · usulüne uygun tebligat · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
B..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
Somut olaya gelince, yargılama sırasında 17.10.2007 tarihli mahkeme kararı ile davalılardan ...’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga B.K.nun 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de keza doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir …
İşte bu nedenle, İİK'nun «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş,bu kez davanın kısmen kabulüne, 27.528,82 TL'nin 24/01/2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılar ..., ..., ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ...hakkındaki davanın reddine, davalı .... ve davalı ... hakkında yenid …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12894 E. 2014/3115 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
B..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini iflas idaresinin aldığı müflisin, davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İşte bu nedenle İİK'nın «194». maddesi ile hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
İflasın açılması, «iflas» masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını, acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, haklı olan davanın kabulüne, 10.000 TL'nin dava tarihinden, 435.182,62 TL'nin «ıslah» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15793 E. 2011/2843 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
B..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İşte bu nedenle İ.İ.K.nun «194».maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
İflasın açılması, «iflas» masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar durdurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1682 E. 2013/18187 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
B..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespiti noktasında iflas idaresine imkan sağlamaktır.
2- Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesinde müflis davalı ... hakkında «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde yapıldığını belirtmiş olup, İİK'nın «194». maddesi uyarınca, «iflasın açılması» ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir.
Bu itibarla, mahkemece bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... yönünden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların «şirketi zarara» uğrattığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirketin «defterlerine» ulaşlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3158 E. 2016/3879 K.
Ortak:iflasın açılması · tasarruf yetkisi · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · kısıtlılık · ara karar · iflas
İncelediğiniz karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
B..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İİK'nın «194». maddesi uyarınca «iflasın açılması», iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını, acele olanlar istisna olmak üzere, «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonrasına kadar durdurur.
İşte bu nedenle İİK'nın «194». maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · mevduat hesabı · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının HMK'nın 399 maddesi gereğince, haksız «ihtiyati tedbir» kararıyla 30.03.2000-06.01.2005 tarihleri arasında 629.775 USD tutarındaki «teminat mektubunun» paraya çevrilmemesi nedeniyle uğramış olduğu zarara karşılık, 247.449,81 USD faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 189.000 USD'nin 05/01/2005 tarihinden itibaren Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10944 E. 2012/2247 K.
Ortak:iflasın açılması · ikinci alacaklılar toplantısı · iflas idaresi · i̇i̇k 194 · ara karar · iflas
İncelediğiniz karardaB..’in «iflasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın anılan davalı yönünden «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince «iflasın açılması» ile vekilin «temsil» ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin «usulüne uygun tebligatla» davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu hükmün amacı, «iflasın açılması» ile, «tasarruf yetkisi» «kısıtlanıp» yerini «iflas idaresi» alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır.
İşte bu nedenle, İİK'nın «194»'üncü maddesine göre hukuk davalarının «iflasın açılması» ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaİİK'nun «194». maddesine göre, «iflasın açılması», iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.
Kararı, «iflas idaresi» vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müvekkili şirket hakkında «iflas» kararı verilmesi nedeniyle vekillik görevinin sona erdiğini bildirdiği, davanın davacı tarafça takip edilmediği, bu nedenle dava dosyasının «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık süre içinde de «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… valı ile sözleşme imzalanmaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek işbu davayı açmış, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile müvekkili hakkında «iflas» kararı verildiğini bildirmiş, bunun üzerine mahkemece davanın takip edilmemesi nedeniyle dava dosyasının «işlemden kaldırılmasına» ve zabıt örneğinin iflas idaresine gönderilmesine karar verilmiş ancak ... tarafından verilen cevabi yazıda iflas idaresinin henüz oluşmadığı bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7500 E. , 2015/9706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2013
NUMARASI 2013/235-2013/524
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmya uyularak verilen 25/06/2013 tarih ve 2013/235-2013/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ING Bank A.Ş. vekili fer'i müdahil TMSF vekili ile müflis A.. B.. İflas İdaresi Memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. K.Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, Y. A.Ş.'nin uhdesinde kaldığını, kendi bünyelerindeki şirketlere aktarıldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 2.974.042.976 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Fer'i müdahil vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fona devredilen Y.Bank A.Ş.'de hesap açılış tarihi itibariyle 2.974,00 TL parası bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 2.974,00 TL'nin, 08.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ile müflis A.. B.. İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka görevlilerinin telkin ve yönlendirilmeleri sonucunda davalı Banka'nın bir hesap türü olduğu kanısıyla off shore hesaba yatırılan paranın davalı Banka'dan tahsiline ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içerisinde bulunan 11.08.1999 tarihli hesap açma talimatı uyarınca davacı tarafından Y. S. O. Bank Ltd.'ye 1.950,00 TL (1.950.000.000 eski TL)'nin %88 faizi ile, 47 gün vadeli olarak yatırıldığı, 08.11.1999 tarihli kasa tahsil fişi ve kasa ödeme fişleri uyarınca hesaptaki paranın 2.974,042 TL (2.974,042.976 eski TL) olduğu ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından ibraz edilen 24.5.2013 havale tarihli beyan ve delil dilekçesinde;
davacı tarafından 08.11.1999 tarihinde 2.974,04 TL'nin Y.k A.Ş.'nin İ. Şubesi'nden Y.S. O. Bank Ltd.'nin Y.bank A.Ş. nezdindeki yurt dışı yerleşik banka hesabına havale edildiği ve bu tutarın aynı tarih itibariyle yurt dışındaki bankalar hesabına ve Y. S. O. Bank Ltd. hesabına alacak geçtiği ve ayrıca, davacı tarafından daha evvel 11.08.1999 ve 27.09.1999 tarihlerinde Y.S. O. Bank Ltd.'nin hesabına havale edilen toplam 2.493,80 TL'nin işleyen faizi ile birlikte 08.11.1999 tarihinde 2.974,04 TL olarak davacı adına Y. A.Ş. İ. Şubesi'ne geri havale edilerek kasadan kendisine nakit olarak ödendiği, aynı tarih itibariyle tekrar 2.974,04 TL'nin off shore hesaba havale edildiği ve söz konusu ödemelerin ana para ve faiz gelirinden oluşan tutar olduğu beyan edilerek ekinde davacıya ait banka hesap ekstreleri ve ekran görüntüleri ile kasa tahsil ve ödeme fişlerini de sunduğu anlaşılmakla ve davacı tarafın esasen haksız fiil hükümlerine dayanması karşısında, yatırdığı ana paraya yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerekirken davanın haksız fiile dayalı olduğu gözden kaçırılarak akdi faiz toplamı ana paraya eklenmek suretiyle yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak davacının, davalı Bankadan talep edebileceği miktar belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ING Bank A.Ş. ile fer'i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı Bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu mahkemece dikkate alınmadan hüküm fıkarının 2. ve 4. bentlerinde yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı ING Bank A.Ş. ile fer’i müdahil TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
4- […]. B.. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilûmum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan alacaklının açtığı davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle, İİK'nın 194'üncü maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Somut olaya gelince, yargılama sırasında 17.10.2007 tarihli mahkeme kararı ile davalılardan A.. B..’in iflasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemece, bir ara kararı ile davanın anılan davalı yönünden ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmeden ayrıca mülga BK'nın 35. ve 397'inci maddeleri hükümleri gereğince iflasın açılması ile vekilin temsil ve vekalet görevi sona ermiş olması karşısında mahkemece iflas idaresinin usulüne uygun tebligatla davadan haberdar edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın temyiz eden bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalılardan […]. B.. İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ING Bank A.Ş. ile fer'i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, […]. B.. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan bu davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müflis A.. B.. İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank'a iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden İflas İdaresi Memurlarına iadesine, temyiz eden fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130982200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz