Tbk 444
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9585 E. 2015/9570 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 444↗ mutlak ticari dava↗ rekabet yasağı↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ görevsizlik kararı↗ taahhütname↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve tacir olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağını içeren hükme aykırılıktan kaynaklı cezai şarta ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir. Zira, bu taahhüt iş sözleşmesinin sona ermesi halinde yapılmaması gereken bir hususa ilişkin olmakla, iş hukukunun düzenleme alanı dışında kalmaktadır.
Somut olayda, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m. 348) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığında duraksama bulunmamaktadır. Mutlak ticari davaların görülme yeri ise, açık biçimde Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Hal böyle olmakla, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10194 E. 2016/7663 K.
Ortak:mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaDavacı, davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra rakip firmada çalışmaya başladığını ve «rekabet yasağını» ihlal ettiğini ileri sürerek «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya dayanak alınan «taahhüdün» işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «rekabet yasağının» dayanağı işçinin hizmet akdinden kaynaklanan «sadakat borcu», hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «görevli» mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın talep halinde görevli ...
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat borcu
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «rekabet yasağının» dayanağı işçinin hizmet akdinden kaynaklanan «sadakat borcu», hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda «görevli» mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın talep halinde görevli ...
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14862 E. 2016/553 K.
Ortak:mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaDavacı, davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra rakip firmada çalışmaya başladığını ve «rekabet yasağını» ihlal ettiğini ileri sürerek «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, talebin iş sözleşmesine dayalı olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de; davaya dayanak alınan «taahhüdün» işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince «mutlak ticari» dava niteliği taşıdığı ve açık biçimde asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmasına rağmen, mahkemece, iş mahkemesinin davaya bakmakla «görevli» olduğundan bahisle verilen «görevsizlik» kararı doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının talebinin Kanundan doğan «haksız rekabet» hükümlerine ilişkin olmayıp iş sözleşmesine dayandığı, bu nedenle davanın «mutlak ticari» dava olarak değerlendirilemeyeceği, iş sözleşmesinin ihtilafın temelini oluşturduğu, bu nedenle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince iş akdinden doğan uyuşmazlığın iş mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19137 E. 2015/1379 K.
Ortak:mutlak ticari dava · rekabet yasağı · oy yasağı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olması ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesinde rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan davaların «mutlak ticari» dava olduğunun düzenlenmesi nedeniyle asliye ticaret mahkemesinin somut uyuşmazlıkta «görevli» olduğu düşünülmeden, yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak 01.10.2012 tarihli sözleşmede, davacının işçisi olarak çalışan davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra «rekabet yasağını» düzenleyen hükümler bulunduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesinde işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde işverenle rekabet etmekten kaçınmayı öngören sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olduğu tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın 444. maddesinde işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde işverenle rekabet etmekten kaçınmayı öngören sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olduğu tanımlanmıştır.
Ayrıca, bu sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olup olmadığı hususunun bu konuda özel mahkeme niteliğindeki asliye ticaret mahkemesince takdir edilmesi gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olması ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesinde rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan davaların «mutlak ticari» dava olduğunun düzenlenmesi nedeniyle asliye ticaret mahkemesinin somut uyuşmazlıkta «görevli» olduğu düşünülmeden, yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18403 E. 2014/660 K.
Ortak:mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olması ve 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesinde rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan davaların «mutlak ticari» dava olduğunun düzenlenmesi nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin somut uyuşmazlıkta «görevli» olduğu düşünülmeden, yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin işçilik sıfatı sona erdikten sonra eski işçi ile davacı arasında atipik bir sözleşme olarak imzalandığı, «sözleşme ihlali» olarak gösterilen konunun TBK'nın 444. maddesine göre «rekabet yasağı» kapsamında bir eylem olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin «görevli» ve yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yazılı gerekçe ile, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» niteliğinde olmaması nedeniyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin işçilik sıfatı sona erdikten sonra eski işçi ile davacı arasında atipik bir sözleşme olarak imzalandığı, «sözleşme ihlali» olarak gösterilen konunun TBK'nın 444. maddesine göre «rekabet yasağı» kapsamında bir eylem olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin «görevli» ve yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yazılı gerekçe ile, taraflar arasındaki sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» niteliğinde olmaması nedeniyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
444. maddesinin işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde iş verenle rekabet etmekten kaçınmayı öngören sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olduğu tanımlanmıştır.
Ayrıca bu sözleşmenin «rekabet yasağı sözleşmesi» olup olmadığı hususunun bu konuda özel mahkeme niteliğindeki Asliye Ticaret Mahkemesince takdir edilmesi gerekmektedir.
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3664 E. 2017/5937 K.
Ortak:mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaDavacı, davalının davacı şirketteki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra rakip firmada çalışmaya başladığını ve «rekabet yasağını» ihlal ettiğini ileri sürerek «cezai şart» isteminde bulunmuş, mahkemece, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davaya dayanak alınan «taahhüdün» işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince «mutlak ticari» dava niteliği taşıdığı ve açık biçimde asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunmasına rağmen, mahkemece, iş mahkemesinin davaya bakmakla «görevli» olduğundan bahisle verilen «görevsizlik» kararı doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat borcu · hizmet sözleşmesi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalılar ... ve ... ile davacı şirketler arasındaki ilişkinin «hizmet sözleşmesine» dayandığı, davalı işçilerin hizmet akdinden kaynaklanan «sadakat borcu» sorumluluğuna aykırı olarak elde ettiği bilgi ve belgelere dayalı olarak davacılar aleyhine «haksız rekabet» faaliyetine giriştikleri iddia edildiği, bu hususta taraflar arasındaki davaya bakmaya 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1. maddesi hükmü gereğince iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2808 E. 2015/7592 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki iş sözleşmesi incelendiğinde iş akdinin sona ermesinden sonraki «rekabet yasağı» ile ilgili olarak karşılıklılık durumunun söz konusu olmadığı, sadece davalı çalışan yönünden «cezai şart» öngörüldüğü, sözleşmelerin tek yanlı hükümlülük içermesinin «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle iş bu taraflar arasındaki sözleşmenin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davnın reddine karar verilmiştir.
Dava, 818 Sayılı B.K.'nın 348. maddesinde (6098 Sayılı T.B.K'nın 444'üncü maddesi) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iş sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine öngörülen «cezai şartın» «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi 2010 yılında tanzim edilmiş olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi ise 01.07.2012' dir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · sözleşmeye aykırılık · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki iş sözleşmesi incelendiğinde iş akdinin sona ermesinden sonraki «rekabet yasağı» ile ilgili olarak karşılıklılık durumunun söz konusu olmadığı, sadece davalı çalışan yönünden «cezai şart» öngörüldüğü, sözleşmelerin tek yanlı hükümlülük içermesinin «genel işlem şartlarına» aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle iş bu taraflar arasındaki sözleşmenin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davnın reddine karar verilmiştir.
Dava, 818 Sayılı B.K.'nın 348. maddesinde (6098 Sayılı T.B.K'nın 444'üncü maddesi) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iş sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine öngörülen «cezai şartın» «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki iş sözleşmesi 2010 yılında tanzim edilmiş olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi ise 01.07.2012' dir.
… ılı Türk Borçlar Kanunu ile düzenlenmiş ve uygulamaya geçmiş olması karşısında, işbu kanunun yürürlük tarihinden daha önce düzenlenmiş iş sözleşmesindeki hükümlerin «genel işlem şartlarına» aykırılığından söz edilemeyeceği izahtan vareste olup, tüm bu nedenle davanın 818 sayılı BK'nın 348. vd. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi ve tarafların tüm d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve «tacir» olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan «rekabet yasağını» içeren hükme aykırılıktan kaynaklı «cezai şarta» ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın «görevli» İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · müşteri çevresi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9585 E. , 2015/9570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2015
NUMARASI 2014/1324-2015/107
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2015 tarih ve 2014/1324-2015/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin www.h..com alan adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi olduğunu, davalı işçinin müvekkili şirkette Stratejik Planlama ve Yönetim Müdürü göreviyle çalışırken istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettikten sonra iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmüne rağmen müvekkili şirketle aynı alanda iştigal eden www.m..com alan adlı rakip firmada çalışmaya başladığını ileri sürerek iş sözleşmesinde öngörülen cezai şartın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
[…]. K.. vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, iş mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağına aykırılık sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacı iş yerinde iş sözleşmesi ile çalışan işçi olduğu ve tacir olmadığı, davanın 6102 sayılı yasanın 4/1 maddesindeki her iki tarafın tacir ve işin de her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili işlerden kaynaklanan nispi nitelikteki ticari dava olmadığı, davaya konu alacağın davacı işveren ile iş sözleşmesine göre daha önce davacı işyerinde çalışmış, davalı gerçek kişi arasındaki iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağını içeren hükme aykırılıktan kaynaklı cezai şarta ilişin alacak talebi olduğu, davacının alacak talebinin 6102 sayılı yasının 4/1 -a,b,c,d,e veya f bentlerinden sayılan hususlardan doğmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmakta olup; sözleşmedeki cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olması, bu taahhüt nedeniyle çıkan uyuşmazlığın iş hukuku kapsamında kaldığını kabule yeterli değildir. Zira, bu taahhüt iş sözleşmesinin sona ermesi halinde yapılmaması gereken bir hususa ilişkin olmakla, iş hukukunun düzenleme alanı dışında kalmaktadır.
Somut olayda, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği iddia edilen davranışı açık biçimde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğundan, bu davranışın, iş sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı TBK'nın 444 ve 447. maddeleri (mülga 818 sayılı BK'nın m. 348) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu kapsamda yer alan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1-c maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığında duraksama bulunmamaktadır. Mutlak ticari davaların görülme yeri ise, açık biçimde Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
Hal böyle olmakla, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130955000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz